Kronik ürtiker, psoriasis ve sağlıklı kontrol grupları arasında hastalıkların cinsel işlevler üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET YUNUS MEYDAN

Danışman: Zafer TÜRKOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Dermatolojik hastalıklarının cinsel sağlık üzerine etkileri son zamanlarda araştırmalara sıkça konu olmaktadır. Kutanöz hastalıklar hem direkt hem de indirekt olarak cinsel fonksiyonları etkileyebilmektedir. Ürtiker deri döküntüsü ve kaşıntı gibi semptomları nedeni ile yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Psoriasis ise gerek deri döküntüleri, skuamlanma, evin kirlenmesi gibi nedenler gerekse de lezyonların varlığı ve hastalığın kronikliği nedeni ile hastaların yaşam kalitelerini etkiler. Cinsel hayat, yaşamın ve buna bağlı olarak da yaşam kalitesinin önemli bir bileşeni olduğundan deri hastalıklarında cinsel bozukluk araştırılmalı ve gerekirse tedavi edilmelidir. Literatürde psoriasiste seksüel disfonksiyon güçlü şekilde tartışılmış, hastalığın etkileri önemli boyutta bulunmuştur. Ürtikerde bu konudaki çalışmalar az sayıdadır. Ulaşılabilen literatürde ürtiker ve psoriasisi hastalarında cinsel disfonksiyonu birbiri ile ve sağlıklı kontroller ile karşılaştıran bir çalışmaya rastlanmamıştır. Amacımız kronik spontan ürtiker ve psoriasis hastalıkların cinsel işlevler üzerine etkisini sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız gözlemsel vaka-kontrollü olarak planlanmıştır. Başakşehir Şehir Hastanesi psoriasis ve ürtiker takip polikliniklerinde, takibe alınan hastalar arasından 15 Mart 2021- 31 Mayıs 2021 tarihleri arasında gerekli kriterleri sağlayan hastalar, onamı alındıktan sonra çalışmaya hasta grupları içerisinde dahil edilmiştir. Kontrol grubundaki hastalar herhangi bir dermatolojik yakınma veya hastalığı olmayan, dahil edilme kriterlerini karşılayan ve çalışmaya gönüllü katılmaya onam veren hastane personelinden alınmıştır. Buna göre her gruba 30 erkek ve 30 kadın katılımcı dahil edilmişti ve toplam katılımcı sayısı 180'dir. Tüm katılımcılara Beck Depresyon ile Anksiyete ölçekleri uygulanmıştır ve tüm kadın katılımcılara Kadın Cinsel İşlev İndeksi (FSFI), erkek katılımcılara ise Uluslararası Erektil İşlev Formu (IIEF) ölçekleri uygulanmıştır. Ürtiker grubundaki hastalara Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ), Ürtiker Aktivite Skoru 7 (UAS7) ve Ürtiker Kontrol Testi (ÜKT) uygulanırken psoriasis grubundaki hastalara DYKİ uygulanmıştır ve Psoriasis Alan Şiddet İndeksi (PAŞİ) skoru hesaplanmıştır. Bulgular: Psoriasis, ürtiker ve sağlıklı kontrol grupları arasında yaş, cinsiyet, eğitim durumu, çocuk sayısı, sigara kullanımı, kilo ve boy açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Beck Anksiyete skorları üç grup arasında anlamlı farklılık göstermemiştir (p>0.005). Tüm FSFI alt parametreleri (istek ile ilişkili (p=0.000), uyarılma ile ilişkili (p=0.000), lubrikasyon ile ilişkili (p=0.000), orgazm ile ilişkili (p=0.000), genel memnuniyet (p=0.000), ağrı ile ilişkili (p=0.000) ve genel toplamı (p=0.000)) açısından psoriasis, ürtiker ve sağlıklı kontrol grupları arasında anlamlı farklılık saptandı. FSFI psoriasis ve ürtiker grupları arasında anlamlı farklılık göstermezken (p>0.005); sağlıklı kontrol grubunda, psoriasis ve ürtiker gruplarına göre anlamlı yüksek bulundu. IIEF skorları açısından bakıldığında ise; erektil fonksiyon, orgazmik işlev, cinsel istek, cinsel memnuniyet, genel memnuniyet ve genel toplam skoru psoriasis ve ürtiker grupları arasında anlamlı farklılık göstermezken (p>0.005); sağlıklı kontrol grubunda, psoriasis ve ürtiker gruplarına göre anlamlı yüksek bulundu. DYKİ, PAŞİ ve genital tutulum, IIEF alt parametreleri (erektil fonksiyon, orgazmik işlev, cinsel istek, cinsel memnuniyet, genel memnuniyet ve genel toplam) ile negatif yönde korele olarak bulundu. DYKİ ve PAŞİ, FSFI alt parametreleri (istek ile ilişkili, uyarılma ile ilişkili, lubrikasyon ile ilişkili, orgazm ile ilişkili, genel memnuniyet, ağrı ile ilişkili ve genel toplam) ile negatif yönde köreleydi. DYKİ ve UAS7, IIEF alt parametreleri (erektil fonksiyon, orgazmik işlev, cinsel istek, cinsel memnuniyet, genel memnuniyet ve genel toplam) ile negatif yönde köreleydi (p<0,01). UKT, IIEF alt parametreleri (erektil fonksiyon, orgazmik işlev, cinsel istek, cinsel memnuniyet, genel memnuniyet ve genel toplam) ile pozitif yönde koreleydi. Sonuç: Çalışmamız Kronik spontan ürtiker (KSÜ), psoriasis ve sağlıklı kontrol gruplarında cinsel fonksiyonu değerlendiren ilk çalışma olması nedeni ile değerlidir. KSÜ ve psoriasis hastalarının kontrol grubu ile karşılaştırılmasında cinsel işlevsel bozukluk saptanmıştır. Ayrıca KSÜ hastalarında cinsel işlevler en az psoriasis hastaları kadar etkilendiği istatiksel olarak gösterilmiştir. Cinsel hayat, yaşamın ve yaşam kalitesinin önemli bir parçası olduğundan aynen psoriasiste olduğu gibi KSÜ'de de seksüel disfonksiyon araştırılmalı ve tedavi edilmelidir. Kadın KSÜ'lü ve psoriasisli kadın hastalar arasında FSFI ile değerlendirilen cinsel işlevlerde fark saptanmazken her iki hastalık kontrol grubuyla kıyaslandığında FSFI anlamlı olarak düşük saptanmıştır. KSÜ ve psoriasisli kadın hastalarda cinsel işlevlerde bozukluk mevcuttur. Erkek KSÜ'lü ve psoriasisli erkek hastalar arasında IIEF ile değerlendirilen cinsel işlevlerde fark saptanmazken her iki hastalık kontrol grubuyla kıyaslandığında IIEF anlamlı olarak düşük saptanmıştır. KSÜ ve psoriasisli erkek hastalarda cinsel işlevlerde bozukluk mevcuttur. Erkeklerde cinsel fonksiyonları gösteren IIEF parametrelerinin tamamı KSÜ'lü hastalarda hastalık şiddeti ile ilişkilidir. Kadınlarda cinsel fonksiyonları gösteren FSFI ile hastalık şiddeti arasında ilişki vardır. Anahtar kelimeler: Psoriasis, Kronik Ürtiker, Kronik Spontan Ürtiker, Cinsel Disfonksiyon