Down sendromu olan ve olmayan çocuklarda hipotiroidi ile kardiyolojik bulguların arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA SÜZEN CELBEK

Danışman: Hazım Alper GÜRSU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda çocuklarda, down sendromu (DS) ve hipotiroidi ile kardiyolojik bulgular arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler:Hastaların yaş, cinsiyet, boy ve kilo persentilleri, tiroid hormon profilleri [serbest T4 (sT), tiroid stimülan hormon (TSH)], tiroid antikorları[Anti-TG, Anti-TPO], hemogram parametreleri, elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) bulguları incelendi. Down Sendromu tanılı hipotiroidili hastalar Grup 1; Down Sendromu olmayan hipotiroidili hastalar Grup 2 ve kontrol grubu Grup 3 olarak isimlendirildi. Ekokardiyografideölçüm yapılan parametreler(İnterventriküler septum (İVS) diastol ve sistol sonu kalnlıkları, sol ventrikül sistol ve diyastol sonu arka duvar kalınlıkları, sol ventrikül diyastol sonu kalınlığıve ejeksiyon fraksiyonu), vücut yüzey alanına bölünerek pediatrik popülasyona göredüzenlenerek istatistiksel olarak tekrar değerlendirildi. Hipertrofiyi değerlendirebilmek amacıyla sol ventrikül kitle indeksi ve rölatif duvar kalınlığı (RWT) hesaplandı. Rölatif duvar kalınlığı 0,42 ve altında olan olguları eksantrik hipertrofi veya normal geometri olarak, 0,42 üzerinde olan olgular ise konsantrik "remodelling" veya konsantrik hipertrofi olarak sınıflandırıldı. Çalışmamızda verilerin analizi SPSS version 22 ile yapıldı. Parametrik verilerin değerlendirilmesinde Kolmogorov-Smirnov; non-parametrik verilerin kategorik değişkenler ile analizinde Kruskall Wallis ve Mann Whitney U; kategorik değişkenlerin birbiri ile analizinde Kikare testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda Grup 1'deki hastaların ortalama yaşı 4,6 yıl olup, Grup 2 ve Grup 3'e göre anlamlı olarak düşük saptandı (p 0,05). Grup 1'deki hastaların boy ve kilo persentillerinin Grup 2 ve Grup 3'e göre anlamlı olarak düşük olduğu saptandı (p 0,05). Çalışmadaki üç grup arasında hemoglobin, hematokrit, eritrosit dağılım hacimleri ve eritrosit sayıları bakımından anlamlıfarklılık saptanmadı (p>0,05). Grup 1'deki hastalarda ortalama eritrosit hacim düzeyleri, Grup 2 ve Grup 3'e göre anlamlı olarak yüksek saptandı (p 0,05). Grup 1'deki hastalarda sol ventrikül diyastol sonu kalınlıkları, interventriküler septum diyastol ve sistol sonu kalınlıklarının indeksleri, sol ventrikül diyastol ve sistol sonu arka duvar kalınlıklarının indeksleri Grup 2 ve Grup 3'teki olgulardan istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (p 0,05). Çalışmamızda hipertrofiyi değerlendirmek amacıyla grup 1 ve grup 2 arasında bakılan sol ventrikül kitle indeksi bakımından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Rölatif duvar kalınlığı bakılan hastalardan Grup 1'de 29 hastadan 16'sında konsantrik remodelling, 12'sinde normal geometri, 1'inde eksantrik hipertrofi saptandı. Grup 2'deki hastaların 6'sında konsantrik remodelling, 14'ünde normal geometri bulundu. Çalışmadaki üç grup arasında sol ventrikül diyastol sonu kalınlığı indeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Grup 1'deki hastaların kısalma fraksiyonları, Grup 3'ten istatistiksel olarak anlamlı düşük saptandı (p 0,05). Grupların kalp tepe atımı, PR, QT, QTc,ve QRS süreleriarasında anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Down sendromlu hipotiroidili olgularda kardiyak morfoloji ve fonksiyonların, DS olmayan hipotiroidili hastalara göre anlamlı düzeyde olumsuz etkilendiği saptandı. Bu duruma, Down sendromlu olgularda kalp kasında hipertrofi bulunmasının neden olabileceği düşünülmekle beraber miyokardda hücresel düzeyde etkilenme olabileceğini de düşündürmektedir. Bu yüzden daha ileri EKOteknikleri ve genişletilmiş tetkikler ile çalışmalar yapılması önerilir. Anahtar kelimeler: Down sendromu, hipotiroidi, kardiyak fonksiyon