Tüberküloz hastalığı için tedavi gören hastaların ürik asit değerlerinin tedavi sırasında seyrinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİLÜFER UYAR

Danışman: Nevin HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Tüberküloz dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri olmaya devam etmektedir. Küresel Tüberküloz 2016 raporunda Türkiye'nin 2015 yılı tahmini insidans hızı yüz binde 18 ve tahmini mortalite hızı yüzbinde 0.96 olarak verilmiştir. Biz de çalışmamızda tüberküloz hastalığı nedeniyle takip edilmekte olan hastaların tedavi öncesi ve tedavi sırasındaki ürik asit düzeyleri incelenerek hiperüriseminin sık görülen bir ilaç yan etkisi olduğunu ve tedavi sırasında ürik asit seviyelerinin kontrol edilmesi gerektiğini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Araştırmamıza, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Biriminde, Eylül 2013 ile Şubat 2019 tarihleri arasında klinik özellikler ve radyoloji bulguları ile tüberküloz hastalığı olarak değerlendirilen, ayrıca –yapılabildiyse– özgün mikrobiyolojik incelemeyle tüberküloz tanısı desteklenen 0-18 yaş hastalar dahil edildi. Hasta bilgileri ve tetkik sonuçları retrospektif olarak hasta dosyalarından incelendi. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların yaş ve cinsiyetleri, tanı tarihi, tüberkülin deri testi sonucu, tutulum yeri, ko-morbidite durumu, tüberküloz kültür pozitifliği, lökosit, trombosit, üre, ürik asit, kreatinin, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT),c reaktif protein (CRP) ve sedimantasyon değeri hasta dosyalarından elde edildi. %43,9'u (n=61) kız , %56,1'i (n=78) erkek toplam 139 olguyla yapıldı. Olguların %34,8'inde (n=47) komorbidite mevcuttu. Olgularda yaşlara göre komorbidite görülme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). En sık eşlik eden komorbiditenin astım olduğu görüldü. Pirazinamid tedavisi tüberküloz tedavisinin ilk 2 ayında verilmektedir. Olguların pirazinamid dozları 12 - 40 mg/kg/gün arasında değişmekte olup, ortalama 26,94±4,73 mg/kg/gün olarak saptanmıştır. Pirazinamid günlük maksimum dozu 2 gramdır. Olguların %5,3'ünün (n=7) 20 mg/kg/gün' den az, %63,9'unun (n=85) 20-30 mg/kg/gün arasında, %11,3'ünün (n=15) 30 mg/kg/gün ve %19,5'inin (n=26) 30-40 mg/kg/gün arasında pirazinamidaldığı gözlendi. Ürik asit üst sınırı hastanemiz laboratuarı baz alınarak 4.7 mg/dl olarak belirlendi. Tanı anında yapılan 1. ölçümde olguların %15,2'sinde (n=19) ürik asit yüksekliği gözlenirken, 2. ayda yapılan ölçümde olguların %66,2'sinde (n=88) ürik asit yüksekliği gözlenmekte, 3. ayda yapılan ölçümde ise olguların %61,2'sinde (n=60) ve 4. aydaki ölçümde ise olguların %32,6'sında (n=15) ürik asit yüksekliği gözlendi. Genel itibariyle olgularda 2.aya kadar ürik asitin yükseldiği sonrasında düşüşe geçtiği görüldü. Pirazinamid dozlarına göre olguların 1. ölçüm, 2. ölçüm, 3. ölçüm ve 4. ölçüm ürik asit değerleri, istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Yaşları 0-4 arasında olan olgularda mediastinal tüberküloz lenfadenit görülme oranı, yaşları 5-17 arasında olan olgulara göre anlamlı düzeyde düşük saptandı (p=0,012; p 0,05). Yaş gruplarına göre olgularda akciğer tutulumu görülme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmazken intratorasik tüberküloz lenfadenit tutulumu görülme oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0,006; p<0,01). Hiperürisemisi olan hastaların batın USG sonuçlarında ise istatistiksel olarak anlamlı bulgu saptanmadı. Sonuç: Hiperürisemi sık görülen bir yan etkidir ve en yüksek seviyelere 2. ay sonu yapılan ölçümde çıkmaktadır. 20 ila 40 mg/kg/gün aralığında başlanan pirazinamid dozu hiperürisemi görülme olasılığını arttırmamaktadır. Ürik asit seviyesi pirazinamid tedavisi kesildikten sonra genellikle kendiliğinden düzelse de tüberküloz tedavisi başlanması planlanan hastaların tedavi öncesi bazal ürik asit seviyelerini öğrenip tedaviye başlamak, özellikle ürik asit ile ilişkili hastalık anamnezi olan olgularda ortaya çıkabilecek komplikasyonların gözden kaçırılmamasını ve gerektiğinde ürik asit düşürücü tedavinin düzenlenmesi gibi gerekli önlemlerin erken alınmasını sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: tüberküloz, ürik asit, pirazinamid, hiperürisemi