Pediatrik yaş grubunda tıbbi işlem ve tedavi retlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MİNE KORCUM

Danışman: Özlem BAĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Aydınlatılmış onam, iyi hekimlik uygulaması önkoşullarından biridir ve tıp etiğinin temel ilkelerinden olan özerklik ilkesine dayanmaktadır. Çocukluk yaş grubu, doğası gereği ebeveynlerin söz hakkı sahibi olduğu bir yaş grubudur. Hasta hakları açısından bakıldığında, tıbbi işlem ve tedavi reddi doğal bir hak olmakla birlikte, bu hak çocukluk çağında (0-18 yaş) ebeveynlerin sorumluluğundadır. Ancak bu hakkın ebeveynler tarafından kullanıldığı bazı durumlarda, tıbbi bakış açısıyla çocuğun yüksek yararının gözetilmediği de aşikardır. Tıbbi işlem ve tedavi retlerinin bu yönüyle tıbbi ihmal kapsamına girdiği de düşünülebilir. Bu kapsamda, çocukluk yaş grubunda, hangi girişimsel işlemin ya da tedavi reddinin söz konusu olduğu, hangi yaş grubu ve cinsiyetin daha çok etkilendiği gibi tanımlayıcı değerlendirmelerin yapılması, sorunun değerlendirmesinde başlangıç noktasıdır. Bu noktadan hareketle, bu tez çalışmasının amacı, hastanemiz yataklı servislerinde tıbbi işlem ve tedavi reddi sıklığının saptanması, riskli hasta grubunun özelliklerinin belirlenmesi, sıklıkla reddedilen girişimlerin tanımlanması ve ret sonrası yapılan bildirim sıklığının saptanmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda hastanemiz Acil Servis, Yoğun Bakım Üniteleri (Yenidoğan, Çocuk Dahiliye ve Cerrahi Yoğun Bakım Üniteleri), tüm genel pediatri ve yan dal klinikleri ile cerrahi kliniklerinde izlenmiş tüm hastaların dosyaları, hastane veri tabanındaki yatış özetleri, tutulmuş olan tıbbi işlem ve tedavi ret formları incelendi. Çalışmamıza 0-18 yaş aralığında, 1 Ocak- 30 Haziran 2019 tarihleri arasında tıbbi işlem ve tedavi reddi veren tüm hastalar çalışmaya dahil edildi. Örneklem büyüklüğü Open Epi programı kullanılarak güven aralığı %95, güç %80 olacak şekilde, 6 aylık dönemde hastanemiz yataklı servislerinde yatan hastaların popülasyon oranlarına bakılarak 300 hasta olarak hesaplandı. Çalışma süresince %10 kayıp belirtilerek, örneklem büyüklüğü 330 hasta olarak belirlendi. Araştırma süresi 6 ay olarak belirlendi. Bu süreçte kayda geçen 348 hasta çalışmaya dahil edildi. Araştırmadan elde edilen veriler ile ilgili istatistiksel analizler SPSS versiyon 22.0 yazılımı kullanılarak yapıldı. Kullanılan temel istatistikler frekans dağılımları ve yüzdelik hesaplamalarıdır. Bulgular: Çalışmamıza dahil ettiğimiz 6 aylık süreçte, hastane veri tabanı ve hasta dosyalarının geriye yönelik incelenmesi ile elde edilen bilgiler doğrultusunda toplam 12844 hasta tarandı. Tıbbi işlem ve tedavi reddi veren toplam 348 hasta çalışmaya dahil edildi. Ret oranı %2,7 olarak belirlendi. Bu hastaların cinsiyet açısından %56,6'sının kız, %43,3'ü erkek olduğu görüldü. Yaş aralığı açısından değerlendirildiğinde hastaların %35,9'unun (n=125) oyun ve okul öncesi çocuğu (1-6 yaş) olduğu görüldü. Ret veren hastaların %50,6'sının (n=176) acil seviste tedaviyi reddettiği görüldü. Tıbbi işlem ve tedavinin reddedildiği zaman olarak bakıldığında hastaların %52,3'ünün (n=182) nöbet şartlarında yapılması planlanan müdahaleyi reddettiği izlendi. Reddedilen durumlar değerlendirildiğinde, ret veren hastaların %87 sinin (n=303) hastane yatışını reddettiği saptandı. Yatış reddi veren hastalar tanı yönünden incelendiğinde en sık görülen tanı %26,1 bronkopnömoni/pnömoni (n=91) olarak saptandı. Girişim reddi veren hastalar incelendiğinde; 39 hastanın %46,1'inin (n=18) lomber ponksiyon yapılmasını reddettiği saptandı. Tıbbi işlem ve tedavi reddi veren hastaların %7,5'ine (n=26) ret formuna ek olarak tutanak ile bildirim ile ilgili işlem yapıldığı , %92,5'ine (n=322) ise yapılmadığı belirlendi. Ret veren anne-babaların yaklaşık olarak yarısının ilkokul-ortaokul düzeyi eğitim aldığı görüldü. Hastaların eğitim durumu değerlendirildiğinde %72,5 inin (n=233) okul çağında olmadığı saptandı. Çalışmamızda hastaların %63,3'ünün kronik hastalığı olmadığı tespit edildi. Mevcut kronik hastalıklar açısından değerlendirildiğinde; en sık görülen hastalık %24,2 oranla (n=31) epilepsi olarak saptandı. Ret veren hastaların %56,3'ünün (n=196) 4 ve üzeri yataklı odalarda yatırılarak izlendiği saptandı. Çalışmamızda %60,1 oranla (n=209) ret formunu imzalayan ebeveynin anne olduğu saptandı. Sonuç: Çocuk hastalarda tıbbi işlem ve tedavi reddi her yaş grubunda görülebilmektedir. En sık ret verilen yer Acil Servis, en sık reddedilen durum hastaneye yatırılarak izlem önerisidir. En sık reddedilen tıbbi girişim ise lomber ponksiyondur. Ret sonrası, idari birimlere ve çocuk koruma sistemlerine bildirim sıklığı ise düşüktür. Çocuk haklarından biri olan sağlıklı yaşama hakkının ailelerinin sorumluluğuna bırakılması durumunda, çocuğun tibbi ihmale uğramasının önlenebilmesi açısından bildirim sıklığının artması için gerekli çalışmalar yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Tedavi reddi, Tıbbi işlem reddi, Çocuk ihmali, Tıbbi ihmal