Hastanemizde doğan ve anne yanı takibi yapılan term yenidoğanların anne sütü alımı ve tartı takibinin retrospektif analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM ASLAN
Danışman: Özgül SALİHOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Bakırköy Dr. Sadi Konuk Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi (SUAM) Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde tekiz gebelikten doğan ve yenidoğan bakımında deneyimli sağlık ekibinin (hekim, hemşire vb.) görev aldığı 1. düzey anne yanı takibi yapılan term yenidoğanlarda etkin anne sütü alımı ve günlük ağırlık değişimi üzerine etkisinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya toplam 401 yenidoğan dahil edildi. Doğumların %59,4'ü sezaryen (C/S) (n=238), %40,6'sı normal spontan vajinal doğum (NSVD) (n=163) ile gerçekleşmiştir. İlk vizitte bebeklerin yaşı ortalama 20,68±4,78 saat, ikinci vizitte ise 43,62±4,23 saat olarak saptanmıştır. İlk vizite kadar aktif emme sayısı ortanca 7 [6–8] iken, birinci ve ikinci vizit arasında bu değer 8 [7–9] olarak bulunmuştur. İlk vizite kadar anne göğsünü tutma sayısı ortanca 7 [6–8], iki vizit arasındaki dönemde ise 8 [7–9] olarak belirlenmiştir. Hemşire viziti sayısı ilk vizite kadar 7 [6–8], iki vizit arasında 8 [7–9] olarak saptanmıştır. Hemşire desteği hastaların %49,1'ine uygulanmış olup, hemşire desteği uygulanma sayısı ortanca 1 [1–2] olarak bulunmuştur. Formül mama gereksinimi ve anne sütü yetersizliği oranı %22,4 olarak saptanmıştır. Formül mama kullanım sayısı ortanca 4,50 [2–7] olarak belirlenmiştir. İlk vizitte ortalama vücut ağırlığı 3101,29±388,97 g iken, ikinci vizitte bu değer 2993,29±403,62 g olarak bulunmuştur. İlk 24 saatte ortalama tartı kaybı %4,21±1,44 olarak saptanmış olup, ilk 24 saatte hastaların %66,6'sında tartı kaybı %5'in altında, %33,4'ünde %5 bulunmuştur. İlk vizite kadar aktif emme sayısı, anne göğsünü tutma sayısı ve hemşire I viziti sayısı NSVD grubunda sezaryen grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (tüm karşılaştırmalar için p<0,001). Bu bulgu NSVD sonrası erken emzirme davranışının daha güçlü olduğunu göstermektedir. Hemşire desteği uygulanma oranı sezaryen grubunda NSVD grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Ancak uygulanan hemşire desteği sayısı açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,524). Formül mama ihtiyacı ve anne sütü yetersizliği sezaryen grubunda NSVD grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001, p<0,001). Ayrıca formül mama kullanım sayısı da sezaryen grubunda anlamlı olarak daha fazla saptanmıştır (p<0,001). Sonuç: NSVD ile doğan yenidoğanlarda erken emzirme davranışları daha güçlü iken, sezaryen doğumlarda hemşire desteğine daha sık ihtiyaç duyulduğu ve formül mama kullanımının anlamlı olarak daha fazla olduğu saptandı.