Akromegali hastalarında kardiyovasküler hastalık risk göstergeleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PELİN EYİGÜN MERT
Danışman: Şafak AKIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akromegali artmış kardiyovasküler morbidite ve mortalite ile ilişkili bir hastalıktır. Çalışmamızda akromegali hastalarında kardiyovasküler hastalık riskini belirlemek amacıyla 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu takiplerindeki kan basıncı değişkenliklerini ve serum NT-pro-BNP ve VEGF-A düzeylerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli kesitsel bir çalışmadır. 01.10.2024 ve 01.10. 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı'nda takip edilen 31 akromegali hastası ve yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi (VKİ) benzer 32 sağlıklı kontrol grubu çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların demografik bilgileri, kan basıncı ölçümleri, boy ve kilo bilgileri, mevcut hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar retrospektif olarak kayıt altına alındı. Rutin alınan kan örneklerinden arta kalan serumlarda NT-pro-BNP ve VEGF-A düzeyleri çalışıldı. Kardiyovasküler sistem değerlendirmesinde anamnez bilgileri, elektrokardiyografi ve kan basıncı ölçümleri yapıldı. Kan basıncı yüksek tespit edilen hastalara hipertansiyon tanısının koyulması için rutin yapılan 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu yapıldı. Elde edilen verilerin analizi ve tabloların oluşturulması için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 27.0 programı kullanılmıştır. Tüm karşılaştırmalarda p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Akromegali ve kontrol grubu yaş, cinsiyet, VKİ, sistolik ve diyastolik kan basıncı düzeyleri açısından benzerdi. 31 akromegali hastasının %70,9'u kontrol altında hasta idi. Akromegali grubunda glomerüler filtrasyon hızı (GFR) ve C-reaktif protein (CRP) değerleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek saptandı (sırayla; p=0.002, p=0.029). Kardiyovasküler hastalık risk skorlarından, Framingham risk skoru ve ACC/AHA risk skoru (ASCVD risk skoru) her iki grupta benzer bulundu. Kardiyak risk değerlendirmesi olarak bakılan serum biyobelirteçlerinden NT-pro-BNP düzeyleri akromegali hastalarında sağlıklı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı olarak düşük bulunurken (p=0,023), serum VEGF-A düzeyleri her iki grupta da benzerdi (p=0,629). Akromegali ve kontrol grubu arasında gündüz, gece ve 24 saatlik kan basıncı değişkenlik parametreleri açısından farklılık saptanmadı. Yapılan korelasyon analizinde, NT-pro-BNP ile VEGF-A arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki tespit ettik. Kan basıncı değişkenlik parametreleri ile serum NT-pro-BNP ve VEGF-A arasında ilişki saptamadık. Sonuç: Akromegali grubunda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha düşük serum NT-pro-BNP düzeyi olduğunu gösterdik. Ayrıca, serum VEGF-A düzeyi her iki grupta benzerdi ve NT-pro-BNP ile VEGF-A arasında pozitif yönde güçlü bir korelasyon saptadık. Akromegali grubunda NT-pro-BNP düşüklüğünün, kardiyomiyosit hasarının bir sonucu olabileceğini öngörmekteyiz. NT-pro-BNP, kardiyomiyositlerden salınmaktadır ve kalp yetmezliğinin önemli bir belirteci olarak kabul edilmektedir. Akromegali hastalarında serum NT-pro-BNP düşüklüğü olması, kardiyomiyosit hasarının bir yansıması olabileceğinden, kalp yetmezliği tanı ve takibinde kullanılan NT-pro-BNP'nin akromegali hastaları için uygun olmadığını, düşük değerlerin yanlış yorumlamalara neden olabileceğini düşünmekteyiz. Daha geniş hasta katılımı olan prospektif çalışmalar ile akromegali hastalarında kardiyomiyosit hasarı değerlendirilmeli ve klinik kalp yetmezliği tanı ve takibi için yeni stratejiler geliştirilmelidir.