KOAH hastalarında sarkopeni ile kırılganlık ve hastalık parametreleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BUKET ERÖZ
Danışman: Birsen Pınar YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızın amacı kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan bireylerde sarkopeni ile kırılganlık ve hastalık ile ilişkili parametreler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Bu amaçla sarkopenisi olan (Grup1) ve olmayan (Grup2) KOAH olguları kırılganlık, FEV1, 6DYM, semptom yükü, ataklar, bağımlılık düzeyi, malnütrisyon, yaşam kalitesi gibi hastalıkla ilişkili parametreler açısından karşılaştırıldı. Çalışmaya 13'ü (%12,1) kadın, 94'ü (%87,9) erkek toplam 107 stabil KOAH hastası (yaş ortalaması 66,1±7,9 yıl) dâhil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, solunum fonksiyon testleri, geçmiş 1 yıla ait atak anamnezi hastane kayıtları veya hastadan alınan bilgilerle kayıt edildi. CAT, mMRC dispne skalası, bazal dispne indeksi (BDI), klinik KOAH anketi (CCQ) ve planlanan tüm anketler yapılarak kaydedildi. Sarkopeni taraması için SARC-F anketi uygulandı, kas gücü el kavrama gücü testi ile, kas kütlesi biyoelektrik empedans analizi (BIA) ile, fiziksel performans ise zamanlı kalk ve yürü testi (TUG) ile değerlendirilmiştir. Kırılganlık durumu Klinik Kırılganlık Skalası (CFS), FRAIL ölçeği ve Edmonton kırılganlık ölçeği ile analiz edilmiştir. Sarkopeni ile yaş, cins, sigara p/yıl arasında ilişki saptanmadı (p>0.05), diğer yandan dinapeni riski yaş ile doğrusal ilişki gösterdi (p=0,006). Sarkopenik olgularda komorbidite indeksi anlamlı yüksekti, benzer sonuç dinapeni için de saptandı (sırasıyla p=0,003 ve p=0,001). Evre 4 ileri KOAH hastalarında sarkopeni riski anlamlı yüksekti (p=0.038). Sarkopeni ile dispne indeksleri ve CAT skoru arasında ilişki saptanmadı. Fakat BDI, CAT dispne skorları ile dinapeni arasında anlamlı ilişki mevcuttu (sırasıyla p=0,006 ve 0,011). Sarkopeni ile kırılganlık arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Sarkopenik KOAH olgularında malnütrisyon riski yüksekti (p 0,05). Son 1 yıl atak anamnezi ile sarkopeni arasında ilişki yoktu. Son 1 yıl atak sayısı ve hastaneye yatış açısından da anlamlı fark izlenmedi (p>0,05). Diğer yandan dinapeni grubunda hastaneye yatış gerektiren atak sıklığı belirgin yüksekti (p=0,066). Sarkopenik olan olguların yaşam kalitesi parametreleri olmayanlara benzer bulundu. Çalışmamızın sonuçları, KOAH hastasında sarkopeni riskinin yüksek olduğunu, evre 4 ileri KOAH olgularında riskin arttığını göstermiştir. Sarkopenik ve dinapenisi olan KOAH olgularında olmayanlara göre komorbidite indeksinin artmış olduğu dikkati çekmiştir. Sonuçlarımız sarkopeninin klasik spirometrik parametrelerden ve hastalık parametrelerinden bağımsız veya onlarla birlikte olarak hastalığın sistemik bir bileşeni olduğu ve hastalık yükünü artıran önemli bir faktör olduğunu düşündürmüştür. KOAH hastalarında sarkopeninin değerlendirilmesi hastalığın daha bütüncül bir şekilde ele alınmasına olanak sağlayabilir. KOAH'da komorbiditelerin ve sarkopeninin diğer parametrelerle birlikte göz önüne alınması riskli hasta gruplarının erken dönemde belirlenmesine ve bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.