Otolog trombin ve kalsiyum glukonat ile aktive edilen plateletten zengin plazmanın çoklu ilaç direncine (ÇİD) sahip acinetobacter baumannii mikroorganizmasına karşı antibakteriyel etkinliğinin in vitro araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RIZA AYTAÇ ÇETİNKAYA
Danışman: İsmail Yaşar AVCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Diyabetik ayak enfeksiyonu (DAE) olan hastalarda damar kan akımının azalması nedeniyle azalmış doku beslenmesine ilaveten konak hücre savunmasında önemli rol alan lökosit, lenfosit, nötrofil ve trombositlerin bu bölgelere yeterli oranda ulaşamaması nedeniyle gelişen enfeksiyonların iyileşme süreci uzamakta ya da enfeksiyonlar baskı altına alınamamaktadır. Bu enfeksiyonların tedavisinde antibiyotik kullanımı çok önemlidir. Antibiyotik tedavisine ilaveten yara debridmanı, hiperbarik oksijen tedavisi, vakum aspirasyon uygulamaları ve bunlara ilaveten trombositten zengin plazma (TZP) uygulanılması son yıllarda önem arz etmektedir. Acinetobacter baumannii DAE'ye yol açabilen en önemli mikroorganizmalardan birisi olup beraberinde uzun süre canlılığını koruyabilen, kolaylıkla çapraz bulaşa yol açıp fırsatçı enfeksiyonlara sebep olabilen önemli bir patojendir. Geniş spektrumlu bir β-laktam antibiyotik grubu olan karbapenemlerin de dâhil olduğu çok sayıda ilaca direnç göstermesi, bu patojenle olan enfeksiyonların tedavisinde ciddi problemlerin yaşanmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Servisi Bakteriyoloji Laboratuvarı'nda diyabetik ayak enfeksiyonu olan bir hastadan izole edilen Çoklu İlaç Direcine (ÇİD)'e sahip A. baumannii izolatı üzerinde, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Kan Bankası Müdürlüğü'ne kan bağışında bulunan bağışçılardan elde edilen TZP'nin in-vitro etkinliğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmamızda, Ulusal Kan ve Kan Ürünleri Rehberindeki kan bağışçısı seçim kriterlerlerine uygun 8 gönüllünün her birinden TZP elde edilmesi amacıyla Magellan PRP™ kiti kullanılmıştır. Toplamda 6 ml ACD-A, 54 ml tam kan otomatize kapalı sistemli MagellanPRP™ cihazı ile 3 ml TZP ve 20 ml Trombositten Fakir Plazma (TFP) elde edildi. Otolog trombin elde edilmesi amacıyla bağışçılardan Vacuette® serum pıhtı aktivasyon tüpüne alınan 9 ml tam kanın üzerine 1 ml %10 kalsiyum glukonat ilave edilerek çeşitli santrifüj aşamaları sonrası trombin içeren serum elde edildi. Elde edilen TZP ve TFP'nin ÇİD'e sahip A. baumannii izolatı üzerindeki antimikrobisidal etkinliklerinin, var ise etkinlik sürelerinin araştırılması için otolog trombin ile aktivasyon yapıldı. planlandı. Bu amaçla diyabetik ayak enfeksiyonu olan bir hastadan izole edilen, versiyon 6,0 EUCAST kriterlerine göre; Tobramisin, Kolistin ve Tigesiklin antibiyotiklerine hassas diğer antibiyotiklere dirençli (ÇİD) A. baumannii izolatı kullanıldı. TZP grubu için; koloni sayıları ayarlanmış (1X105) 100 µl A. baumannii çalışma tüplerine eklendi. Bunun üzerine 700 µl buyyon, 160 µl TZP son olarak 40 µl trombin eklendi. Çalışma tüplerinde son bakteri konsantrasyonu 1x104 kob/ml haline getirildi. Tüpler 37°C' de etüvde 200 rpm'de çalışan ajitatör üzerinde inkübasyonda bekletilirken 1., 2., 5., 10. saattlerde %5'lik Koyun Kanlı Agarın yüzeyine ekim yapıldı. 18-24 saatlik 37°C de inkübasyon sonrası koloniler sayım için değerlendirildi. TZP 'deki Beyaz Küre sayısı; 60,35 x 103 µl, Trombosit sayısı 1998,875 x 103 µl olarak saptandı. TZP'deki trombosit ve WBC verimliliğinde yaklaşık 10 kat artış saptandı. TZP grubunun saatlere göre koloni ortalamaları sırasıyla 1.saat için 16,8; 2. saat için 20; 5. saat için 50,8; ve son olarak 10. saat için 933,8 olarak bulundu. TFP grubunun koloni ortalamaları ise 1.saat için 54,7; 2. saat için 81,4; 5. saat için 343; ve son olarak 10. saat için 977,5 olarak bulundu. Kontrol (PBS) grubunun koloni ortalamaları sırasıyla 1.saat için 47,5; 2. saat için 247,1; 5. saat için 944; ve son olarak 10. saat için 1000 olarak bulundu. TZP grubunda 1, 2. ve 5. saatlerdeki üreyen kolonilerin kontrol grubuna göre kıyaslandığında yüzdesel olarak 5. saatte tepe noktasına ulaştığı, 10. saaatte trombositlerin antimikrobisidal etkinliğini kaybettiği görüldü. İki grup arasındaki bu fark istatiksel olarak da önemliydi (p<0.05). TFP grubunda 1, 2. ve 5. saatlerdeki üreyen kolonilerin kontrol grubuna göre kıyaslandığında yüzdesel olarak 2. saatte tepe noktasına ulaştığı, 5. saatte trombositlerin antimikrobisidal etkinliğinin 2. saatteki etkinliğe yakın olduğu, 10. saaatte trombositlerin bu etkinliği kaybettiği görüldü. Bununla birlikte iki grup arasındaki bu 2. ve 5. saatlerdeki üremede istatiksel olarak önemliydi (p<0.05). TZP ve TFP grupları bir biri ile kıyaslandığında; TZP grubunun antimikrobisidal etkinlik yüzdelerinin 1., 2. ve 5. saatte daha yüksek olduğu, bakteri üremesi üzerine baskının daha etkili olduğu görüldü. Bu farklılığın TZP içerisindeki trombosit ve lökosit sayısının daha yüksek olmasından kaynaklanabileceği düşünüldü. İki grup arasındaki bu fark 1. ve 5. saatlerdeki üremede istatiksel olarak da önemliydi (p<0.05). TZP'nin rejeneratif tıp veya DAE kullanımında etkili olabilmesi için, tam otomatize kapalı sisitemlerin kullanılması ile en yüksek trombosit ve lökosit değerlerinin elde edilebileceği, bu değerlerin başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğu düşünüldü. TZP'nin çeşitli mikroorganizmalar üzerine etkisini incelemeye yönelik yapılan çalışmalarda bir takım farklılıklar gözlendiği; TZP'deki trombosit sayısı ve aktivasyona bağlı olarak ortaya çıkan kemokin, kinosidin miktarlarındaki değişikliklerden bu farklılıkların ortaya çıkarabileceği düşünüldü. Ayrıca TZP içindeki, trombosit başta olmak üzere lökosit ve lenfosit sayısının artmasının antimikrobisidal etkinliği arttırdığını ve lökosit hücrelerinin ortamda bulunup bulunmadığına göre etki süresinin değiştiği anlaşıldı.