Renal hücreli karsinomlarda m2 makrofaj ve mast hücrelerinin prognostik parametrelerle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM KAT ANIL
Danışman: Sevinç KESER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Renal hücreli karsinom heterojen yapı, klinik ve tedavi yanıtına sahiptir. Tümör mikro çevresini anlamak prognozu ön görme ve yeni tedavi bulma açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı mast ve M2 makrofaj hücrelerinin renal hücreli karsinom vakalarında etiyolojik, klinikopatolojik parametreler ve sağ kalımla ilişkisini araştırarak prognostik bir önemi olup olmadığını değerlendirmktir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda kliniğimizde Ocak 2017- Aralık 2021 tarihleri arasında renal hücreli karsinom tanısı almış radikal veya parsiyel nefrektomi yapılmış hastalar alındı. İntratümöral ve tümörün 1 mm periferi (peritümöral) alanlar değerlendirildi. ÖrneklerDE mast hücreleri için Toluidin Blue histokimyasal boyama ve M2 makrofaj hücreleri için CD163 immünhistokimyasal boyama uygulanarak görüntü analiz programı yardımıyla mast ve M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve bu sayıların alandaki toplam hücre sayısına %'lik oranı ve mm²'ye düşen hücre SAYSINI hesapladık. Sonuçların yaş, cinsiyet, tümör tipi, tümör boyutu, tümör lokalizasyonu, nükleer derecelendirme, büyüme paterni, mikroskopik anjiolenfatik invazyon, hiler yağlı doku invazyonu, renal ven invazyonu, nekroz, damar cerrahi sınır, üreter cerrahi sınır, yumuşak doku cerrahi sınır, parankim cerrahi sınır, metastaz, evre, etiyolojik faktörler ve genel sağkalım parametreleri ile ilişkisi olup olmadığını araştırdık. Bulgular: Çalışmaya 171 hasta dahil edildi. İntratümöral mast hücre sayısı, peritümöral alana göre anlamlı olarak daha yüksekti. Alt polde olanlara göre yaygın olanlarda intatümöral mast hücrelerinin % oranını anlamlı olarak yüksek saptandı. Tümör boyutu ≤4 cm olanlarda intratümöral mast hücrelerinin % oranı ve mm²'ye düşen mast hücrelerinin sayısı >4 olanlara göre anlamlı olarak daha yüksekti. Düşük nükleer dereceli, düşük pT evreli, tanı anı ve takip sonrası düşük TNM evreli olanlarda intratümöral mast hücrelerinin sayı ve oranları olmayanlara göre daha yüksekti. Metastatik olmayan ve kapsül invazyonu olmayan hastalarda ise olanlara göre daha düşüktü. Perinefrik yağlı doku invazyonu, hiler yağlı doku invazyonu, mikroskobik anjiolenfatik invazyonu ve renal ven invazyonu olmayanlarda hem mast hücrelerinin % oranı hem de mm²'ye düşen mast hücrelerinin sayısı anlamlı olarak yüksek saptarken sağkalımla ilgili anlamlı veri saptanmadı. İntratümöral alanda M2 makrofaj hücrelerinin sayısı peritümöral alana göre anlamlı olarak daha yüksekti. İntratümöral alanda mm²'ye düşen M2 makrofaj hücrelerinin sayısı peritümöral alana göre anlamlı olarak daha yüksekti. Tümörün bir pole sınırlı olmadığı hastalarda intratümöral ve peritümöral M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve oranları diğerlerine göre anlamlı olarak daha yüksekti. Yüksek nükleer dereceli, yüksek patolojik tümör evreli, tanı ve takip sırasında yüksek TNM evreli, sarkomatöz diferansasyonlu, tümör boyutu ≤4 olanlar, metastatik olanlarda, perinefrik yağlı doku invazyonu, hiler yağlı doku invazyonu, mikroskobik anjiolenfatik invazyonu, nekrozu, renal ven invazyonu ve lenfosit infiltrasyonu intratümöral ve peritümöral alanlarda M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve oranları olmayanlara göre daha yüksekti. Ancak böbrek kapsül invazyonu olanlarda ise olmayanlara göre M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve oranları daha düşüktü. Sonuçlar: İntratümöral mast hücre yüksekliği metastatik olma dışında iyi prognostik verilerle birlikteyken, intratümöral ve peritümöral M2 makrofaj hücre yüksekliği kötü prognostik verilerle birliktedir. Her iki hücre tipi ve sağ kalım arasında anlamlı veri saptanmadı. Anahtar kelimeler: Renal hücreli karsinom, mast hücresi, M2 makrofaj hücresi, tümör mikroçevresi