Aile sağlığı merkezine başvuran 60 yaş ve üzeri hastalarda tilburg kırılganlık anketi ile düşme arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAŞAK ÇALIŞKAN TOPÇU

Danışman: Zuhal Aydan SAĞLAM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yaşlılarda düşme önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Geriatrik sendromlardan biri olan kırılganlık çeşitli sağlık sorunlarına karşı yatkınlık ile karakterizedir. Tilburg kırılganlık anketi (TKA), fiziksel kırılganlığın yanında sosyal ve psikolojik kırılganlığı da değerlendiren çok yönlü ölçeklerden biridir. FRAIL kırılganlık anketi (FKA) ise kırılganlık değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan ve sadece fiziksel değerlendirme yapan bir ölçektir. Çalışmamızda TKA ile saptanan kırılganlığın, son bir yıldaki düşme ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kesitsel analitik bir çalışmadır. Çalışmamıza İslambey ASM 34.10.023 no'lu birime kayıtlı 60 yaş ve üzeri çalışmaya katılmayı kabul eden bireyler alındı. Katılımcıların demografik verileri not edildi. Hastaların son bir yıl içinde düşüp düşmedikleri, düşme korkularının olup olmadığı not edildi. Hastalara TKA ve FKA uygulandı. Son bir yıl içindeki düşmelerin çalışma verileri ve TKA ile ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza alınan 220 katılımcıdan 39'u (%17,7) son 1 yıl içinde en az bir kez düşmüştü. Kadınlarda düşme hikayesi %18,5 (25/135), erkeklerde ise %16,4 (14/85) oranındaydı ve aralarında istatistiksel olarak fark yoktu (p=0,599). Katılımcılar TKA ile değerlendirildiğinde 88 (%40) hastanın kırılgan olduğu saptandı. TKA'ya göre kırılganlık oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazlaydı (p<0,001). TKA'ya göre kırılgan olan hastaların düşme oranı kırılgan olmayanlara göre daha yüksekti (p=0,008). Düşmeye etki edebilecek faktörler ile oluşturulan regresyon modelinde TKA ile saptanan kırılganlık ile son bir yıldaki düşme arasında bağımsız bir ilişki saptandı (OR 1,218, %95 Cl: 1,036-1,433 p=0,017). TKA ve FKA'ya göre kırılganlık tanıları arasında zayıf fakat anlamlı bir uyum vardı (Kappa=0,28, p<0,001). Katılımcıların 61'inde (%27,7) düşme korkusu mevcuttu. TKA'ya göre kırılgan olma durumu düşme korkusunu anlamlı olarak arttırmaktaydı (p<0,001). Sonuç: Düşme ve kırılganlığın aile sağlığı merkezlerinde sorgulanması ihmal edilebilmektedir. Düşme ve risk faktörlerinin tespit edilmesi düşme tekrarının önlenmesi ve gerekli tedbirler alınması için önemlidir. TKA, kısa sürede ve kolaylıkla uygulanabilen bir kırılganlık ölçeğidir. Çalışmamızın verilerine göre kırılganlık ile düşmeler arasında bağımsız bir ilişki bulunmaktadır. Aile sağlığı merkezlerinde TKA'nın uygulanması, düşme açısından riskli kırılgan bireylerin tespitini sağlayabilir. Ayrıca düşme ve düşme korkusunun da sorgulanması düşmeye karşı gerekli önlemler alınması konusunda yardımcı olabilir. Düşme ile kırılganlık ilişkisinin daha iyi anlaşılabilmesi için daha çok yaşlının incelendiği çok merkezli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Ayrıca kırılgan yaşlılarda kırılganlığa yönelik tedavilerin düşme sıklığı üzerine etkisinin araştırılmasına ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Düşme, kırılganlık, Tilburg kırılganlık anketi