Mikst tip üriner inkontinansın cerrahi tedavisinde transobturator tape (TOT) ile tension-free vaginal tape (TVT) operasyon sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET FATİH KILIÇ
Danışman: Hüseyin YEŞİLYURT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Mikst tip üriner inkontinans (MÜİ) hastalarında cerrahi tedavi seçeneği değerlendirildiğinde, TOT ya da TVT operasyonlarının etkinliğini saptamak, hangi operasyonun daha avantajlı olduğunu belirlemek ve MÜİ hastalarında mid üretral sling operasyonlarının başarısını etkileyebilecek faktörlerin tespitini sağlamaktır. Materyal Metot: Çalışma süresi içerisinde MÜİ tanısı ile mid üretral sling operasyonu uygulanan 129 hastanın dosyası taranmış olup 59 hasta belirtilen dışlama kriterleri kapsamında çalışma dışı tutulmuştur. Sonuç olarak çalışmaya dışlama kriterleri değerlendirildikten sonra preoperatif ürodinamik olarak belirlenmiş, stres testi pozitif ve detrusor aşırı aktivitesi pozitif olan, TOT operasyonu uygulanan 38 hasta ve TVT operasyonu uygulanan 32 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların tedavi öncesi ve sonrası değerlendirmesinde ürojinekolojik muayene bulguları ve Türkçe validasyonu yapılmış IIQ-7 ve UDI-6 yaşam kalite ölçek formları kullanılmış ve sonuçlar kaydedilmiştir. İstatiksel analizler için SPSS 17.0 (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılmıştır. Bulgular: TOT uygulanan 38 hastanın yaş ortalaması 53.4 ± 9.02 iken TVT uygulanan 32 hastanın yaş ortalaması 47.4 ± 6.8 olarak tespit edilmiştir. TVT ve TOT grupları arasında yaş ortalaması açısından, istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir (p=0.012). TOT uygulanan grupta üretral hipermobilite oranı %94.7 iken TVT uygulanan hasta grubunda %62.5'tir. Bu fark iki grup arasından istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.001). Preoperatif üretral mobilite varlığı, objektif kür var olan 47 hastadan, 42'sinde mevcutken (%89.4), objektif kür olmayan 23 hastada ise 14 hastada mevcuttur (%60.9). Bu sonuçlara göre iki grup arasında, üretral mobilite varlığı açısından fark, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş ve preoperatif üretral mobilite varlığının objektif kür oranını artırdığı tespit edilmiştir (p=0.020). Preoperatif detrusor aşırı aktivitesi varlığı, objektif kür olan 47 hastadan, 30'unda tespit edilmişken (%63.8), objektif kür olmayan 23 hastanın 19'unda mevcuttu (%82.6). Sonuçlar değerlendirildiğinde, iki grup arasında detrusor aşırı aktivitesi varlığı farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş ve preoperatif detrusor aşırı aktivitesi varlığının objektif kür oranını azalttığı tespit edilmiştir (p=0.031). Sonuç: TOT ve TVT operasyonları, kısa dönemde, MÜİ'de gerek stres inkontinans bulgularının gerekse urge inkontinans bulgularının düzeltilmesinde etkin yaklaşımlardır. Her iki yöntem arasında ise etkinlik açısından bir fark yoktur. MÜİ olgularında, TOT veya TVT operasyonu planlanan hastalarda, preoperatif olarak tespit edilen immobil üretra ve/veya detrusor aşırı aktivitesi varlığı bu operasyonların başarı şansını düşürebilir. Preoperatif olarak hastaların bu yönde bilgilendirilmesi tedavi başarısı ve hasta beklentisinin karşılanması açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Transobturator tape, Tension-free vaginal tape, Mikst tip üriner inkontinans, Yaşam Kalite Ölçek Formları