Tip 1 diyabetes mellitus tanılı adölesan hastalarda psikolojik faktörlerin, sosyodemografik ve klinik özelliklerin glisemik kontrol ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİHTER ERGÜN

Danışman: Esra Deniz PAPATYA ÇAKIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı tip 1 diyabetes mellitus (T1DM) tanısı ile izlemi olan adölesanlarda glisemik kontrol ile bireysel ve ailesel psikolojik faktörlerin (depresyon, anksiyete, çocukluk çağı olumsuz yaşantılar, algılanan sosyal destek, ebeveyn tutumu), sosyodemografik özelliklerin ve klinik özelliklerin ilişkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Haziran 2019 - Ekim 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları Kliniği, Çocuk Endokrinoloji Polikliniği'nden T1DM tanısı ile en az 6 aydır takipli olan 10-18 yaş aralığında bulunan 56 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden hastalar ve ailelerinden yazılı olarak onamları alınmıştır. Hasta ve annesinden alınan bilgilerle araştırmacılar tarafından oluşturulmuş olan klinik özellikler ve sosyodemografik veri formu doldurulmuştur. Hasta çocuktan; kendilerini değerlendirmek üzere Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Çocuklar için Anksiyete Belirtileri Tarama Ölçeği (ÇATÖ), Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılar Ölçeği (ÇÇOYÖ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) doldurmaları istenmiştir. Çocukların annelerinden; kendilerindeki anksiyete ve depresyon belirti düzeyini değerlendirmek üzere Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), ebeveyn tutumunu değerlendirmeye yönelik Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI) doldurmaları istenmiştir. Glisemik kontrol, son üç aydaki ortalama kan şekeri düzeyini (son ayın %50'si) temsil eden glikolize hemoglobin (HbA1c) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızın sonuçlarına göre, çocuk hasta grubu HbA1c değerleri ortalaması %9,48'dir. Hastaların 8'inin (%14,3) HbA1c %8,5 grubunda yer aldığı saptanmıştır. Çalışmamızda örneklem aylık gelir düzeyine göre gruplandırıldığında, aylık gelir düzeyi yüksek olan grubun aylık gelir düzeyi düşük olan gruba göre HbA1c değerleri daha düşüktür, sosyoekonomik düzeyi yüksek olan grupta glisemik kontrolün daha iyi olduğunu gösteren bu fark istatistiksel olarak anlamlı düzeye ulaşmamıştır. Karbonhidrat sayımı yapan grubun karbonhidrat sayımı yapmayan gruba göre HbA1c düzeylerinin ve ÇATÖ puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük olduğu saptanmıştır. Sosyodemografik verilerden kardeş sayısı ile HbA1c düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde bir korelasyon saptanmıştır. Klinik verilerden başvuru HbA1c düzeyi ile HbA1c düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde bir korelasyon, günlük kan şekeri ölçüm sayısı ve insülin enjeksiyon sayısı ile HbA1c düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönde bir korelasyon saptanmıştır. Çocuk hastalara uygulanan ölçeklerden ÇDÖ puanları ile HbA1c düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde bir korelasyon saptanmıştır. Çocuk hastalara uygulanan ölçekler ile annelere uygulanan ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde; ÇATÖ ölçek puanları ile BAÖ ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde bir korelasyon saptanmıştır. ÇATÖ ve ÇDÖ ölçek puanları ile BDÖ ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde bir korelasyon saptanmıştır. ÇBASDÖ aile alt ölçek puanları ve toplam ölçek puanları ile BAÖ ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönde bir korelasyon saptanmıştır. Çalışmamızda oluşturulan çoklu doğrusal regresyon modelinde, bağımsız değişken olarak yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve vücut kitle indeksi; bağımlı değişken olarak HbA1c değişkeni belirlenmiştir. Bu modele göre tekli korelasyon analizlerinde HbA1c ile ilişkisi gösterilemeyen yaş ve eğitim yılının çoklu doğrusal regresyon modelinde HbA1c üzerine etkisi gösterilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda bazı sosyodemografik ve klinik özelliklerin T1DM tanılı hastalarda glisemik kontrol ile ilişkisinin olduğu, psikolojik faktörlerden adölesanlarda depresyon düzeylerinin HbA1c ile pozitif yönde korele olduğu, annelerin depresyon ve anksiyete düzeylerinin hastaların depresyon ve anksiyete düzeyleri ile ilişkili olduğu anlaşılmıştır. T1DM tanılı adölesanların ve ebeveynlerinin tanı anından itibaren psikososyal açıdan desteklenmesini öneriyoruz. Anahtar kelimeler: adölesan, diyabetes mellitus, glisemik kontrol, psikolojik faktörler, psikososyal faktörler