Cerrahi tedavi yapılan pelvis ve asetabulum kırıklarında kan yönetimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRE SÖNMEZ

Danışman: Özhan PAZARCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Anemi, kritik travma hastalarında perioperatif ve postoperatif dönemde sık karşılaşılan önemli bir sorundur. Pelvis ve asetabulum kırıkları yüksek enerjili travmalardır ve hastalarda sıklıkla masif kanamaya neden olarak hastaları postoperatif anemiye maruz bırakır, hücresel iyileşmeyi bozar. Eritrosit transfüzyonu travma hastalarında, cerrahi uygulanacak hastalarda anemi tedavisi amaçlı preoperatif ve perioperatif dönemde sıklıkla kullanılır. Eritrosit transfüzyonu hastalarda morbiditeyi, maliyeti ve yatış süresini belirgin olarak uzatmaktadır. Çalışmamızda cerrahi tedavi yapılan pelvis ve asetabulum kırıklarında kan yönetimi ve maliyet analizinin kapsamlı olarak sunulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda pelvik halka kırığı ve asetabulum kırığı bulunan 84 hastanın verileri retrospektif olarak analiz edildi. 18 yaş altı, antikoagülan ilaç kullananlar, perkütan cerrahi veya external fiksasyon yapılanlar, hormon tedavisi alanlar ve deprem yaralanması olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya alınan 84 hasta kırık tiplerine göre anterior, posterior veya kombine insizyon ile usulüne uygun opere edildi. Gerekli olduğunda intraop kanama miktarına veya postop hemoglobin değerine göre kan transfüzyonu uygulandı. Hastaların verilerine ulaşıldıktan sonra hastalar kırık tiplerine, insizyon şekillerine, eşlik eden organ ve ekstremite yaralanmalarına, traneksamik asit infüzyonuna ve operasyona alınma zamanına göre gruplandırılıp kanama, kan transfüzyonu ve maliyet analizi yapıldı. Bulgular: Serimizdeki hasta gruplarına baktığımızda yaş ortalaması 43,81 olup erkek/kadın oranı 4,5/1 idi. Yaş gruplarından 50-60 yaş arası hastalarda intraop kanama miktarı ve yatış maliyeti istatistiksel olarak anlamlı yüksek idi.49 hastada asetabulum, 29 hastada pelvis, 6 hastada kombine kırık mevcuttu. Pelvis kırıklarında ortalama 3,97, asetabulum kırıklarında ortalama 2,51 ünite, kombine kırıklarda 5,67 ünite kan transfüzyonu yapılmış olup kombine kırıklarda istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. Pelvis kırık tiplerinden izole iliak kanat kırığı grubunda transfüze edilen kan ve maliyeti diğer pelvis kırık tiplerine göre anlamlı düşüktü. Asetabulum kırık tiplerinden posterior duvar kırıkları grubunda kullanılan kan ürünü miktarı ve maliyeti diğer asetabulum kırık tiplerinden istatistiksel olarak anlamlı düşüktü. Her iki kolonu ilgilendiren asetabulum kırıklarında ise diğer kırık tiplerine göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek idi. Anterior ve posterior insizyon grupları arasında kan kullanımı, ameliyat süresi ve maliyetler açısından istatistiksel bir anlamlı fark görülmedi. Kombine insizyon yapılan hastalarda operasyon süresi ve kullanılan kan miktarı istatistiksel olarak anlamlı yüksek idi. Preop traneksamik asit infüzyonu yapılan hastalarda kontrol grubuna göre ameliyat süresi ve kullanılan kan ürünü miktarı istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu. Çalışmamızdaki hastalardan yoğun bakım yatışı olanlarda kullanılan kan ürünü miktarı ve ameliyat süresi servis takipli hastalara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. Erken (ilk 48 saat) opere edilen hastalarda yatış süresi ve yatış maliyeti geç opere edilen gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düşük görüldü. Sonuç: Pelvis ve asetabulum kırıkları yaralanmanın gerçekleştiği andan taburculuk zamanına kadar hemodinamik açıdan takip edilmesi gereken yüksek enerjili travmalardır. Cerrahi tedavi yapılan kırıklar özellikle kanama olasılığının fazla olduğu kırıklardır. Bu kanamaya bağlı olarak ameliyat süresi ve hastanede yatış süresi uzayabilir. Serimizdeki pelvis ve asetabulum kırıklarında diğer travmalardaki gibi en sık ihtiyaç duyacağımız kan grupları A Rh + , 0 Rh + ve B Rh+ olarak görülmekte ve bu kan gruplarına ihtiyaç daha fazladır. Özellikle yüksek enerjili travmaların çok görüldüğü bölgelerdeki büyük travma hastanelerinde bu stoklar arttırılmalı olası bir yaralanmada ve operasyonda hazırlıklı olunmalıdır. Çalışmamızda görüldü ki pelvis ve asetabulum kırıklarında kan ihtiyacı ve maliyeti kırık tiplerine, insizyon sayısına, eşlik eden ek yaralanmalara göre ve yaş gruplarına göre değişkenlik göstermekte ve ciddi kan transfüzyon ihtiyacı gerekebilmektedir. Traneksamik asit kullanımı günümüzde artroplasti ve vertebraplasti ameliyatlarında sıkça kullanılmaktadır. Kanama ve kan transfüzyonunu azalttığına yönelik birçok çalışma mevcuttur, ancak majör travmalarda etkinliği konusunda yeterli çalışma yoktur. Bizim çalışmamızda traneksamik alan hasta grubunda ameliyat süresini ve kan transfüzyonu oranlarını kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı ölçüde azalttığı görüldü. Çalışmamızın güçlü yönleri olarak; pelvis kırıklarında en önemli mortalite sebebi olan kanamanın ve buna bağlı gerçekleşen kan transfüzyonunun kapsamlı bir şekilde hasta gruplarında analizinin yapılması, tek bir merkezde, tek cerrah tarafından opere edilen hastaların analiz edilmesi ve aynı zamanda maliyet analizinin yapılması olarak düşünmekteyiz. Literatürde kan transfüzyonu ve maliyet analizi yapılan bu kadar kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır, bu yönden literatüre katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Pelvis Kırığı, Asetabulum Kırığı, Kanama, Kan Transfüzyonu, Traneksamik Asit, Maliyet, Erken Operasyon, Kırık Tipleri.