Serebral amiloid anjiyopati ve epilepsi nöbeti birlikteliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAZAL ÇAĞMAN

Danışman: Tuba CERRAHOĞLU ŞİRİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Serebral amiloid anjyiopati [Cerebral Amyloid Angiopathy (CAA)] kortikal ve leptomeningeal intraserebral damar duvarlarında beta amiloid peptidin (Aβ) birikmesiyle karakterize kronik vasküler bir hastalıktır. İleri yaşta sık görülen bir antite olup hemorajik ve non-hemorajik lezyonlarla birlikte seyretmektedir. Klinik olarak hastalar baş ağrısı, fokal nörolojik defisitler, geçici nörolojik epizodlar epilepsi nöbetleri ve kognitif bozukluk/demans ile başvurabilir. Biz araştırmamızda CAA varlığında inme hastalarında epilepsi nöbeti sıklığını ve epilepsi riski ile ilgili faktörleri araştırmayı amaçladık. Materyal ve Method: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji kliniğinde, 1 Ocak 2019 ile 1 Ocak 2022 tarihleri arasında iskemik veya hemorajik inme tanısı ile yatan, 50 yaş ve 95 yaş arası hastaların klinik ve radyolojik tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelendi. Boston Tanı Kriterleri 2.0'a göre değerlendirilerek muhtemel CAA kriterlerini karşılayan hastalar tespit edildi. Hastaların nöbet geçirip geçirmediği, nöbet var ise nöbetin tipi, nöbetin indeks olay ile ilişkisi, nöbet önleyici ilaç kullanıp kullanmadığı araştırıldı. Aynı zamanda tüm hastaların demografik bilgileri, komorbid hastalıkları, geçirdikleri inme türü ve özellikleri analiz edilerek eşlik eden CAA ile ilişkili lezyonları not edildi. Hastaların diğer klinik prezantasyonlarından geçici fokal nörolojik epizodlar [Transient Focal Neurologic Epizozdes (TFNEs)] ve kognitif bozukluk/demans olup olmadığı not düşüldü. Tanı koyulan hastalar prospektif inceleme amacıyla muayeneye davet edildi ve kontrol elektroensefalografi (EEG) çekilerek, kognitif testleri yapıldı. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, geçirdikleri inme türü ve hemorajik, non-hemorajik lezyonlarının epilepsi nöbetleri varlığı ile ilişkisi istatistiksel olarak incelendi. Bulgular: 1699 inme hastasından %4,6'sına muhtemel CAA tanısı koyuldu. Kohortun yaş ortalaması 72,38 ± 10 idi. Hastaların %78,5'ini 65 yaş ve üstü hastalar, %67,1'ini erkek cinsiyeti oluşturmaktaydı. 65 yaş altında erkek cinsiyette muhtemel CAA oranı anlamlı derecede yüksekti (p=0,017). Hastaların %78,5'i akut iskemik inme ile başvururken, diğer %21,5 akut hemorajik inme ile başvurdu. Bu hastaların %16,5'inde akut semptomatik nöbet gözlemlendi. Epilepsi nöbeti geçiren hastaların yaş ortalaması 73 ve her iki cinsiyette de yaklaşık olarak aynı oranlarda görülmekteydi. Nöbet hastalarının tümünde nöbetler akut semptomatik ve fokal başlangıçlıydı. Bu hastaların %46,1'inde nöbetlerin sekonder yayılım gösterdiği ve yine aynı oranda hastada nöbetlerin takiplerde tekrar ettiği tespit edildi. Nöbetleri tekrar eden hastaların tümüne ve tek nöbet geçiren ancak ileride tekrarlama riski yüksek olanlara epilepsi tanısı koyulduğu gözlemlendi (%12,7). Çoğu hastada monoterapiyle nöbetler kontrol altındayken, %15,4 hastada politerapi ihtiyacı ve %7,6 hastada ise status epileptiktius geliştiği görüldü. Nöbetle gelen hastaların %69'u iskemik inme ile başvururken %31'i ise akut intraserebral hemoraji [Intracerebral Hemorrhage (ICH)] ile başvurdu. Akut ICH'la başvuran nöbet hastalarının hepsinde ICH lobar yerleşimliydi.%7,6 hastada ise eşlik eden dissemine kortikal yüzeyel siderozis [Cortical Superficial Siderosis (cSS)] bulunmaktaydı. %92,3 hastada lobar serebral mikrohemoraji [Cerebral Microbleeding (cMB)], %100 hastada ak madde hiperintensiteleri [White Matter Hyperintensities (WMH)] ve %84,6 hastada ise perivasküler boşluklar [Perivascular Spaces (PVS)] mevcuttu. Tüm kohortta akut ICH ile başvuran hastalar arasında, akut semptomatik nöbet ile başvuranların oranı %44,4'tü. Epilepsi nöbeti geçiren hastalarda kardiyak hastalık oranı %76,9 ve kardiyak hastalık varlığı nöbet riskini 4,8 kat arttırmaktaydı (p=0,042). Epilepsi nöbeti geçiren hastalarda 70 yaş ve üstünde olanların oranı %69,2 ve 70 yaş ve üstünde olmak nöbet oranlarını anlamlı derece artmaktaydı (p=0,035). Ek olarak, her yaş artışı nöbet riskini 1,1 kat arttırmaktaydı (p=0,007). EEG'leri çekilen 24 hastada, nöbet geçiren hastaların %66,7'sinde, nöbet geçirmeyen hastaların ise %53,3'ünde temel aktivitede yavaşlama ve epileptik odak gibi patolojik özellikler izlendi. Tüm hastaların %1,3'sinde TFNEs, %11,4'ünde geçici iskemik atak [Transient İschemic Attack (TIA)] tespit edildi. Kognitif bozukluk/demans hastaların %87'sinde mevcuttu. Tüm geçirilen ICH'lar değerlendirildiğinde, kognitif bozukluğu/demansı olanların %72,2'sinde lobar ICH görülürken, kognitif bozukluğu/demans olmayanlarda ise sadece derin yerleşimli ICH görülmekteydi (p=0,013). Kognitif bozukluk ve epilepsi arasında ilişki saptanmadı. Sonuç: Çalışmamızda inme geçiren muhtemel CAA'lı hastalarda, normal popülasyonda beklenen akut semptomatik nöbet oranlarından daha yüksek oranlarda nöbet varlığı tespit ettik. Bununla birlikte inme geçiren hastalarda CAA varlığında kardiyak hastalığın ve ileri yaşın nöbet riskini arttırdığını gözlemledik. Bu bilgilerle birlikte semptomatik nöbetler ve epilepsi için yüksek risk oluşturan CAA varlığında, kardiyak hastalığı olan ve ileri yaş hastalar nöbet riski açısından daha dikkatle izlenmeli ve takip edilmelidir.