Beden kitle indeksi yerine beden şekil indeksi ve bel çevresi kullanımının COVID-19 prognozunu öngörmedeki değeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERNA BULUT ARCAGÖK

Danışman: Sibel ARINÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Covid-19 hastalığı Aralık 2019'dan günümüze kadar hızla yayılmış ve pandemiye dönmüştür. Günümüze kadar dünyada 600 milyona yakın doğrulanmış vaka varken 6 milyondan fazla insan da hayatını kaybetmiştir. Obezite birçok enfeksiyöz hastalık için risk faktörüdür. Obezite beden kitle indeksi (BKİ) ile tanımlanmakla beraber, BKİ visseral yağ dokusunu göstermede yetersiz kalmaktadır. Abdominal obeziteyi daha iyi gösteren beden şekil indeksi (BŞİ) tanımlanmıştır. Viral pnömonilerde obezitenin kötü prognostik faktör olduğu gösterilmiştir. Covid-19 için literatürde Beden Kitle İndeksi (BKİ) 30'un üzerinde olan hastalarda Covid-19 hastalığının prognozunun iyi olmadığı, yoğun bakım yatış oranının yüksek olduğu gösterilse de bel çevresi, BŞİ değerleri kullanılarak yapılmış yeterli veri bulunmamaktadır. Bu çalışmada bel çevresi de ölçülerek BŞİ hesaplanıp hastaneye yatan Covid-19 hastalarının Covid-19 kliniğinde yatış süreci takip edilerek BKİ ve BŞİ'nin kötü prognozu (servisten yoğun bakıma yatış veya serviste entübasyon ihtiyacı veya ölüm) göstermedeki değeri araştırıldı. Gereç ve Yöntem: T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Covid-19 Kliniğine kabul edilen ve Covid-19 PCR pozitifliği ile tanısı doğrulanan veya hastanede testler sırasında Covid-19 tanısı PCR test pozitifliği ile konan 10 Ocak 2022- 10 Nisan 2022 tarihleri arasında servise yatan 300 Covid-19 hastası çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalar yatış yapıldığı günden itibaren hastanede tedavilerine müdahale edilmeden yoğun bakım ünitesine kabul edilene dek, ölüm veya taburcu olana kadar takip edildi. Boy, kilo, bel çevresi dahil tüm vücut ölçümleri, standart prosedürler izlenerek ölçüldü. Beden Kitle İndeksi (kg / m²), vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesi ile elde edildi. Hastalar BKİ'lerine göre 30 kg/m²'ye obez grup olarak kategorize edildi. Beden Şekli İndeksi; bel çevresi (cm) / (BKİ kg/m² 2/3 x boy (cm) 1/2) olarak hesaplandı. Hastalar BŞİ değerlerine göre; BŞİ beşli sistem grubu BŞİ 1-3 skoru arası olanlar obez olmayan grup olarak kabul edildi, BŞİ 4, 5 skoru olanlar obez olan grup olarak kabul edildi. Tedavi başarısızlığı kriterlerinden; servisten YBÜ'ye gidiş, YBÜ'de entübasyon ve exitus olan olgular; tedavi başarısızlığı Grup 1 olarak seçildi. Bu durumların meydana gelmediği olgular; tedavi başarısızlığı Grup 2 olarak seçildi. Covid-19 tedavi yanıtları takibinde yoğun bakıma gidişleri, yoğun bakımda (YB) entübasyon ihtiyaçları veya ölümleri ikili Ki Kare testi ile karşılaştırıldı. Tedavi başarısızlığı olarak tanımlananlar (servisten YBÜ'ye gidiş, YBÜ'de entübasyon ve ölüm) için bu sonucun oluşmasında BŞİ sayısal değeri ve beşli skorlamadaki değerleri önce univarite (tekli) lojsitik regresyon analizi yapıldı. Daha sonra sonucu etkileyeceği düşünülen ek hastalalıkları, hastaneye yatış ve 3. veya 5. gün, ferritin, LDH, CRP, Pulse saturasyon/FiO2 oranı, eşlik eden nazokomiyal enfeksiyon olup olması BŞİ modele eklenerek çoklu regresyon analizi yapılarak risk faktörlerinde BŞİ'nin etkisi araştırıldı. Aynı analiz modelden BŞİ çıkarılıp BKİ eklenerek yapılan Odds risk etkileri tanımlandı. P değeri <0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: BŞİ 4, 5 olan grupta BŞİ 1-3 olan gruba göre non invaziv mekanik ventilasyon uygulanmasının ve balgam semptomunun saptanmasının daha fazla olduğu görüldü (p<0,001). Kan değerleri açısından tedavi başarısızlığı gruplarından Grup 1 ve Grup 2 karşılaştırıldığında; Grup 1'de grup 2'ye göre hastaneye yatışında alınan kan değerlerinden lenfosit düşüklüğü bulunmasıyla beraber akut faz reaktanları (LDH, D-dimer, ferritin, prokalsitonin) değerlerinin daha yüksek olduğu bulundu (p<0,05). İlerleyen süreçte (3-5. gün) Grup 1'de lenfosit değerinin düşük olmasıyla beraber akut faz reaktanları (LDH, D-dimer, ferritin, prokalsitonin) yüksekliğinin devam ettiği ayrıca platelet düşüklüğü, AST, CRP, Troponin TSH değerlerinin daha yüksek olduğu bulundu (p<0,05). Taburculuk öncesi bakılan kan değerleri açısından Grup 1'de lenfosit ve platelet düşüklüğü ile beraber AST ve akut faz reaktanları (LDH, CRP, D-dimer, ferritin, prokalsitonin) yüksekliğinin devam ettiği bulundu (p<0,05). Tedavi başarısızlığı gruplarından Grup 1'de diyare semptomunun daha fazla olduğu görüldü (p<0,002). Tedavi başarısızlığı grupları karşılaştırıldığında Grup 1'de ateş semptomu daha çok görüldü (p<0,05). Tedavi başarısızlığı gruplarından Grup 2'de PA AC grafisinde infiltrasyon daha az görülürken ayrıca Grup 1'de PA AC grafisinde bilateral infiltrasyonun daha fazla olduğu, bu gruba steroid, pulse steroid ve nazal kanül uygulanmasının daha fazla yapıldığı bulundu (p<0,05). Tedavi başarısızlığı gruplarından Grup 1'de Covid-19 kliniğinde yatış süresinin (5-7 gün) ve ARDS görülme insidansının anlamlı olarak yüksek olduğu bulundu (p<0,05). Lojistik regresyon modelinde aktif sigara kullanımı ile Covid-19 prognozu arasında anlamlı ilişki bulunamazken, sigara içiminin kötü Covid-19 prognozunu azaltmada ilişkisinin olabileceği düşünüldü (OR: 0,22 95% GA: 0,07-0,71 p:0,011). Lojistik regresyon modelinde diyare semptomu olan Covid-19 hastalarında prognoz daha kötü seyretti (OR: 4,85 %95 GA:1,69-13,91 p: 0,003). Lojistik regresyon modelinde Covid-19 kliniğinde yatış gün sayısı 5-7 günden fazla olan hastalarda, Covid-19 hastalığının prognozunun daha iyi olduğu bulundu (OR: 0,34 %95 GA: 0,18-0,65 p:0,001). 65 yaş ve üzeri olmak Covid-19 hastalığında kötü prognostik faktör olarak görüldü (OR:3,72 %95 GA: 1,03-13,48 p: 0,045). Sonuç: BŞİ ve BKİ yoğun bakıma gidişi öngörmedi. BŞİ ve BKİ'nin Covid-19 prognozunu etkilemediği ateş, diyare semptomunun kötü prognostik faktör olduğunu ve Covid-19 kliniğinde yedi günden fazla yatmanın ise prognozu iyi yönde etkilediği görüldü. Anahtar kelimeler: Covid-19, BŞİ (ABSİ), BKİ