Obsesif kompulsif davranış ve düşünme paterninin şiddeti ve belirti kümeleri üzerine dindarlık seviyesinin rolünün araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CİHAD ERİM
Danışman: Servet EBRİNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç : OKB, son yıllarda artan genetik, nörobiyolojik ve nörokimyasal çalışmalara rağmen halen tedaviye direncin çokça görüldüğü, oluşum mekanizmasının net bir şekilde aydınlatılamadığı bir fenomen olmaya devam etmektedir. Geçmişten günümüze obsesif kompulsif davranış ve düşünce paterniyle toplumsal ve kültürel etmenler zaman zaman yan yana anılmıştır. Bu etmenler arasında özellikle din/dindarlık olgusu, içerdiği kurallar bütünü ve törensel yapılanmaları dolayısıyla obsesif yaşantılara benzer bulunmuştur. Özellikle Freud'un din ve obsesyonlar üzerine yapmış olduğu aforizmalarından sonra literatürde bu konu önem kazanmıştır. Farklı kültürlerde yapılan çalışmaların tutarsız ve kapsamlı olmayışı dikkat çekicidir. Ülkemizin hem fiziksel hem de kültürel açıdan doğu ve batı arasında bir geçiş bölgesi oluşu bu tür çalışmalar yapmak için değerli gözükmektedir. Biz de bu çalışmada kesitsel olarak, obsesif kompulsif davranış ve düşünce paterni ve şiddeti üzerinde dindarlığın rolünü incelemeyi amaçladık. Bu araştırmadan elde edilecek bulguların obsesif kompulsif davranış ve düşüncelerin oluşum mekanizmasını daha iyi anlamak açısından klinisyenlere yol gösterebileceğini düşünmekteyiz. Gereç ve Yöntem : Çalışmamızda S.B.Ü. İstanbul Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri polikliniğine başvuran, dahil edilme kriterlerini karşılayan, DSM 5 için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5-CV) sonucunda obsesif kompulsif bozukluk tanısı almış 93 hasta ile hastane personeli ve yakınları arasından rastgele seçilmiş DSM 5 için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5-CV) sonucunda hiçbir psikiyatrik tanı ölçütünü karşılamayan 76 kişilik sağlıklı kontrol grubu olmak üzere toplam 169 kişi ile örneklem grubu oluşturulmuştur. Uygulamalardan önce tüm katılımcılar bilgilendirilmiş olup çalışma ile ilgili yazılı ve sözlü onamları alınmıştır. Hasta ve sağlıklı kontrol grubuna Sosyodemografik Veri Formu, Motivasyonel Dindarlık Ölçeği (MDÖ), Obsesif İnanışlar Ölçeği (OİÖ) ve Padua Envateri Washington Eyalet Üniversitesi Revizyonu (PE-WEÜR) uygulanmıştır. Hasta ve kontrol gruplarında obsesyon ve kompulsiyonla ilgili parametreler ile bu verilerin dindarlık puanlarıyla ilişkileri değerlendirilmiştir. Bulgular : OKB grubunda OİÖ ve PE-WEÜR uygulamalarında beklenildiği üzere toplam ve tüm alt boyut puanlarında sağlıklı kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksek puanlar saptandı. OKB grubunun kontrol grubuna kıyasla MDÖ toplam puanları anlamlı şekilde daha yüksek bulundu. Sağlıklı kontrol grubunda MDÖ toplam puanlarının artışıyla OİÖ toplam puanlarının ve alt ölçeklerden "Düşüncelere önem verme/Düşünceleri kontrol etme" puanlarının artışı istatiksel olarak en anlamlı ilişkileri verirken OİO alt ölçeklerinden "Sorumluluk/Tehlike beklentisi" puanları, PE-WEÜR toplam puanları, PE-WEÜR alt boyutlarından "Kirlenme ve temizlik" puanları, Kontrol etme" puanları ve "Obsesyonel düşünceler" puanları arasında da pozitif anlamlı bir ilişki saptandı. OKB olan grupta MDÖ toplam puanları ile OİÖ alt boyutlarından "Düşüncelere önem verme/Düşünceleri kontrol etme" puanları arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca MDÖ toplam puanı ile PE-WEÜR alt boyutlarından "Obsesyonel dürtüler" puanı arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Klinik olarak OKB tanısı almış grupta MDÖ toplam puanlarıyla diğer ölçekler ve alt grupları arasında istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç : Çalışmamızın sonucunda OKB hasta grubunun dindarlık puanları sağlıklı kontrol grubundan belirgin ölçüde yüksek bulunmuştur. Sağlıklı kontrol grubu değerlendirmesinde artan dindarlık puanlarının artan obsesif-kompulsif düşünce ve davranış puanlarıyla ve özellikle artan düşüncelere önem verme/düşünceleri kontrol etme puanlarıyla birlikteliği dindarlığın bu grupta kendisini artan obsesif belirti şiddetiyle ve özellikle "düşüncelere önem verme/Düşünceleri kontrol etme" bilişleriyle göstermesi sonucuna ulaştırmıştır. OKB hasta grubunda artan dindarlık puanlarının kendisini yine düşüncelere önem verme/Düşünceleri kontrol etme bilişleriyle göstermesi dindarlığın bu bilişsel mekanizmayla ilgilisini kanıtlar niteliktedir. Fakat OKB grubunda dindarlık puanları ile diğer OKB parametreleri arasında bir ilişki saptanmaması, bizi dindarlığın klinik olarak OKB tanısı almış bireylerde bir nedensellik taşımadığı sonucuna ulaştırmıştır. Bu durum bize dindarlığa bağlı oluşan obsesif yapılanmanın benlikle uyumlu olup klinik olarak OKB tanısında kendisini göstermemesi şeklinde düşündürmüştür. Sonuç olarak dindarlık ve obsesif kompulsif davranış ve düşünme paterni arasındaki bağlantının, obsesyon ve kompulsiyonları anlamada bize yol gösterebileceği kanaatindeyiz.