Dirsek ekstensör tendinopatilerinde sonoelastografinin tanısal değerinin araştırılması, manyetik rezonans görüntüleme bulguları ile korelasyonu ve normal olgularla karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NURULLAH ÖZDEMİR

Danışman: İclal ERDEM TOSLAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Lateral epikondilit (LE), yaygın olarak "tenisçi dirseği" olarak bilinir ve el bileği ekstansiyonunda kullanılan kasların aşırı kullanımına bağlı oluşan mikroyırtıklar, dejenerasyon, fibroblast artışı, vasküler hiperplazi ve normal kolajen yapısının bozulması sonucu tendon zayıflığı ve tendonda yırtılmalarla karakterize tendonopatidir. Kolajen yapısındaki bozulma tendonun sertlik derecesini etkilediğinden sonoelastografinin (SE) LE tanısında yeri olduğu bilinmektedir. Bizim amacımız nispeten yeni olan bu ultrasonografi (USG) tekniğinin niceliksel verileriyle birlikte hastanın kliniği ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulgularının korelasyonunu ölçmektir. Materyal ve Metot: Bu prospektif çalışma, etik kurul onayı sonrası Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniğinde yapılmıştır. 2024 yılından başlayarak 18-65 yaş aralığındaki hasta grubunda klinik ve MRG ile LE tanısı konulan hastalarda ortak ekstensör tendon (OET) shearwave elastografi (SWE) değerleri ölçüldü. SWE değerlerleri ile klinik bulgular, USG ve MRG bulguları arasında değişkenler arası karşılaştırma ve korelasyon testleri karşılaştırılması yapıldı. Bulgular: Çalışmamızda LE tanısı alan hastalarda OET elastografi ölçümlerinin anlamlı düzeyde düşük olduğu görüldü. USG ve MRG'de LE hastalarında normal grupla karşılaştırıldığında bazı bulgularda anlamlı farklılıklar saptandı. MRG bulgularında tendonda sinyal artışı, kalınlık artışı ve yumuşak doku ödemi ile SWE ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon saptandı. USG'de hipoekojenite elastografi ölçümleri ile negatif korelasyon gösterirken, tendonda yırtık ve kalsifikasyon ile zayıf ilişki bulundu. En güçlü gösterge açısından regresyon analizi sonucunda MRG'de tendonda sinyal artışı USG'de hipoekojenite ve SWE'de hıza göre baskın bulgu olarak tespit edildi. Sonuç: Bulgularımız, SE'nin LE tanısında ve tendon patolojilerinin değerlendirilmesinde yardımcı bir yöntem olabileceğini göstermektedir. MRG'de tendonda sinyal artışı, LE için en güçlü belirleyici olarak saptanmıştır. Elastografi değerlerinin MRG ile korelasyonu, yöntemin klinik kullanımına katkı sağlamaktadır. Daha geniş çaplı çalışmalarla sonoelastografinin LE'deki yeri daha iyi tanımlanabilir ve klinik kullanımı yaygınlaşabilir. Anahtar kelimeler: Lateral epikondilit, ortak ekstensör tendon, elastografi, shear-wave, ultrason, manyetik rezonans görüntüleme