Prematüre yenidoğanlarda intraventriküler kanama sıklığı ve postnatal ilk 24. saatte bakılan koagülasyon testleri ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAKUP KÖYLÜ
Danışman: Gökhan BÜYÜKKALE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Prematürite hala yenidoğanın en önemli problemlerinden biri olup mortalitenin de önde gelen nedenlerindendir. Ülkemizde prenatal ve neonatal bakımlardaki olumlu gelişmelerle çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerin yaşam oranı yükselmiş ve bununla birlikte bu bebeklerde görülen sepsis, BPD, NEK, İVK, ROP gibi morbiditelere de daha fazla rastlanmaya başlanmıştır. Çalışmanın amacı prematüre yenidoğanlarda 24. saatteki koagülasyon parametrelerin mortalite ve morbidite öngörüsünde yardımının olup olmayacağının değerlendirilmesi ve bununla önlenebilir komplikasyon, hastalık, mortalite ve morbidite vb. durumların önüne geçilmesi olarak belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde Mart 2020 ile Ağustos 2021 tarihleri arasında yenidoğan yoğun bakım ünitesine (YDYBÜ) yatırılan, gebelik yaşı 37 hafta altında ve 24 hafta üstünde olan İVK'sı olan 56 prematüre bebek ve İVK'sı olmayan 144 prematüre bebek alındı. İVK'sı olan 54 prematüre bebek çalışma grubu, İVK'sı olmayan 146 prematüre bebek kontrol grubunu oluşturdu. Çalışmamıza sadece yaşayan prematüreler dahil edildi. Hastaların prenatal, natal ve postnatal demografik ve klinik verileri kaydedildi. İVK varlığı yaşamın ilk 3 ve 7. günlerinde, klinik tablosu kötüleşenlerde daha erken dönemde yapılan kranial ultrasonografi ile değerlendirildi. Evre 1 ve 2 İVK varlığı düşük evre İVK, evre 3 ve 4 İVK varlığı ise ileri evre İVK kabul edildi. Hastaların serum örnekleri postnatal ilk 24 saat içerisinde alınan örneklerdir. Bulgular: Çalışma ve kontrol grubu arasında incelemiş olduğumuz serum kan parametreleri arasında, İVK gelişen prematürelerde İNR ve Hg değeri, İVK gelişmeyen prematürelere göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Bunun yanında diğer serum kan parametreleri APTT, PT, Fibrinojen, PLT, CRP iki grup arasında anlamlı bir fark görülmedi. Çalışma grubundaki 54 prematüre bebeğin 37'sında (%68,5) düşük evre, 17'inde (%31,5) ileri evre İVK mevcuttu. Düşük doğum ağırlığı, gebelik haftası, doğum şekli, 1.dakika APGAR skoru düşüklüğü, erken III membran rüptürü ve invaziv mekanik ventilasyon, İVK için risk faktörleri olduğu belirlendi. İleri evre İVK gelişimi için 1.dakika APGAR skoru düşüklüğü ve gebelik haftası risk faktörleri olarak saptandı. İki grup arasında demografik özellikler bakımından karşılaştırıldığında (cinsiyet, doğum şekli, doğum ağırlığı, Preeklampsi, EMR) aralarında anlamlı bir fark görülmedi. İVK gelişen tüm hastaların %14,8'inde PHH gelişirken, bu oran ileri evre İVK'sı olan hastalar için %87,5 idi. Hidrosefali gelişen 8 hastadan 1'ine kalıcı ventriküloperitoneal şant takılırken, 7'sine hidrosefalinin geçici kontrolü için bulunan mevcut yöntemler uygulandı. Sonuç: Sonuç olarak prematüre yenidoğanlarda postnatal ilk 24 saatte bakılan serum örneklerinden INR değerinin yüksekliği İVK gelişimi öncesinde uyarıcı bir parametre olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: İntraventriküler kanama, posthemorajik hidrosefali, prematüre, koagülopati