6-18 yaş arası çocuklarda kronik öksürük etiyolojisinin, yaşam kalitesi ve anksiyete düzeylerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARİF İSMET ÇATAK
Danışman: Emine DİBEK MISIRLIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Kronik öksürük sık karşılaşılan ve etiyolojisinde çeşitli hastalıkların görülebildiği önemli bir problemdir. Spesifik öksürük belirteçleri bizi belirli tanılara yönlendirmekle birlikte nonspesifik öksürük varlığında tanı koyma zorlaşmakta süreç de uzamaktadır. Kronik öksürüğe bağlı olarak; hastaların anksiyete düzeylerini arttığı ayrıca hem hastaların ve hem de ailelerin yaşam kalitelerinin bozulduğu düşünülmektedir. Bu çalışmayla; okul çağında kronik öksürüğü olan çocukların etiyolojilerini ortaya koyup yaşam kalitesi ve anksiyete düzeylerini tedavi öncesi, sonrası ve kontrol grubu ile karşılaştırılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Alerji poliklinikleri, Göğüs Hastalıkları polikliniği ve Genel Pediatri polikliniklerine başvuran, 4 haftadan daha uzun süredir öksürüğü olan 6-18 yaş arasındaki hastaların hastalık öyküleri, demografik bilgileri, aldıkları tanı ve tedavileri, tedavi öncesi ve sonrasındaki yaşam kalitesi ve anksiyete düzeyleri "Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve "Çocuklar İçin Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri" yardımıyla belirlendi. Hastalar American College of Chest Physicians (ACCP) yayınlamış olduğu kronik öksürüğe yaklaşım kılavuzu dikkate alınarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 82 hastanın yaş ortalaması 10,9 ± 3,8 yıl ve 41' i (%50) erkekti. Hastaların öksürük semptomu 4 hafta ile 20 hafta arasında değişmekteydi. Astım 40 hastada (%48,8) görülerek en sık karşılaştığımız tanı oldu. Bunun yanı sıra 24 hastada (%29,3) uzamış bakteriyel bronşit, 10 hastada (%12,2) görülen postnazal drip sendromu sık görülen diğer hastalıklardı. Ayrıca 4 hastada (%4,9) viral enfeksiyon sonrası uzamış öksürük, 2 hastada (%2,4) GÖRH, 1 hastada vokal kord disfonksiyonu ve 1 hastada da akciğer kitlesi saptandı. Hastaların 40'ına (%48,8) İKS, 28'ine (%34,1) antibiyotik, 14'üne (%17,1) nazal steroid, 6'sına (%7,3) ise PPİ verildi. Tedavi öncesi dönemde, hastaların kendilerinin doldurduğu yaşam kalitesi anketlerine göre psikososyal sağlık toplam puan (PSTP) ve ölçek toplam puanının (ÖTP), kontrol grubundan düşük olduğu, bu durumun tedavi sonrası dönemde değiştiği ve sağlıklı bireylerle benzer düzeye çıktığı saptanmıştır. Tedavi öncesi dönemde, hastaların anne babalarının doldurduğu yaşam kalitesi anketlerine göre fiziksel sağlık toplam puanı (FSTP), PSTP ve ÖTP'nın, kontrol grubundan düşük olduğu, bu durumun tedavi sonrası dönemde değiştiği ve sağlıklı bireylerle benzer düzeye çıktığı saptanmıştır. Anksiyete formu dolduran 8 yaş üzerinde hastalarda; kaygı düzeylerinin sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde yüksek olduğu bu durumun çocuklar tedavi olduktan sonra devam ettiği bulundu. Sonuç: Kronik öksürüğe sebep olabilen geniş bir hastalık yelpazesi bulunmaktadır. Çalışmamızda ACCP algoritmasına göre değerlendirdiğimiz hastalarda, en sık sebepler astım ve uzamış bakteriyel bronşit idi. Kronik öksürüğün; çocukların yaşam kalitelerinde azalma, kaygı düzeylerinde ise artışa neden olduğu bulunmuş olup, tedaviyle yaşam kalitesi düzelirken kaygı düzeylerinde değişiklik olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: kronik öksürük, çocuk, yaşam kalitesi ve kaygı düzeyi