Retrospektif olarak yüksek fleksiyon ile medial pivot tasarımlı total diz protez sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZÜM CEM ASLAN

Danışman: Cemil YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Normal diz eklem hareket açıklığı ve kinematiğine en yakın biyomekanik özelliklere sahip protez tasarımı ile ilgili tartışma ve araştırmalar devam etmektedir. Günümüzde normal diz kinematiği ve yüksek fleksiyon açısı konusunda öne çıkan protez tasarımlarından olan Yüksek Fleksiyon (HighFlex) ve Medial Pivot protezler sıkça uygulanmaktadır. Her ikisi için de endüstri çeşitli üstünlükler öne sürmekle birlikte Pubmed ve Cochrane veri tabanları araştırıldığında, bu iki protez tasarımını hasta memnuniyeti, klinik ve radyolojik sonuçları açısından karşılaştıran çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda, primer gonartroz nedeniyle yüksek fleksiyon tasarımlı ve medial pivot tasarımlı total diz artroplastisi uygulanan hastalar retrospektif olarak incelenerek, erken ve orta dönemde; hasta memnuniyetinin, klinik ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması ve bu iki tasarım arasında belirtilen değişkenler açısından fark olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Kliniğimizde Ocak 2011-Nisan 2016 tarihleri arasında yüksek fleksiyon tasarımlı (Zimmer Nexgen HighFlex ®) veya medial pivot tasarımlı (Microport Advance Knee ®), primer total diz protez ameliyatı uygulanan, yaş ortalaması 67,02 olan, 124 hastanın 167 diz artroplastisi, ortalama 47,8 ay klinik ve 2,64 yıl radyolojik takip süreleri ile retrospektif olarak incelendi. Bu hastalarımızın 25'i eşzamanlı total diz artroplastisi uyguladığımız hastalardı. Klinik değerlendirmemizde; yüksek fleksiyon grubu ile medial pivot grubunun tümünü değerlendirdiğimizde Oxford ve WOMAC skorları açısından %95'in üzerinde mükemmel ve iyi sonuçlar elde edilirken, hasta memnuniyeti açısından (p=0,690), ameliyat sonrası Oxford (p=0.171) ve ameliyat sonrası WOMAC (p=0,111) skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Eşzamanlı olarak bilateral opere ettiğimiz hastaların karşılaştırmasında ise; yüksek fleksiyon grubu ile medial pivot grubu arasında, hasta memnuniyeti açısından yüksek fleksiyon grubu lehine anlamlı fark saptandı (p=0,006). Radyolojik sonuçlarımız incelendiğinde; unilateral opere ettiğimiz yüksek fleksiyon ve medial pivot tasarım grupları karşılaştırmasında alfa açıları arasında ve eşzamanlı bilateral opere edilen grupların gamma açıları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,021), (p=0,018), ancak diğer komponent açıları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Alfa açısı değerleri ve Gamma açısı değerlerinin, bağımsız olarak hasta memnuniyetine etkileri değerlendirildiğinde ise istatistiksel olarak anlamlı sonuç bulnmadı (p=0,623), (p=0,193). İki milimetrenin altında radyolusen alanlar tespit ettiğimiz hastalarımız olsa da hastalarımızın hiçbirisinde klinik olarak instabiliteye ve osteolize rastlamadık. Sonuç olarak karşılaştırdığımız iki total diz protezi implant tasarımı arasında, eşzamanlı bilateral uyguladığımız vakalar dışında, klinik ve radyolojik olarak anlamlı fark bulmadık. Bu farkı; yüksek fleksiyon tasarımlı protezlerin kliniğimizde daha uzun süredir uygulanıyor olmasına bağladık. Özellikle uzun ameliyat süresi nedeniyle, bilateral uygulanacak vakalarda cerrahın tekniğine ve enstrümanlarına daha aşina olduğu tasarımı kullanması, ameliyat sonuçlarını ve dolayısıyla hasta memnuniyetini artırmaktadır. Total diz artroplastisi esnasında doğru yumuşak doku dengesinin kurulması, itinalı bir cerrahi teknikle uygulanması ve ameliyat sürecinde iyi ağrı kontrolü sağlanması; ameliyat sonuçlarını en fazla etkileyen değişkenlerdir ve medial pivot ve yüksek fleksiyon tasarımlarına özgü cerrahi teknik farklar ve biyomekanik özellikler sonuçları anlamlı oranda etkilememektedir.