Elektrofizyolojik olarak incelenen karpal tünel sendromu ön tanılı hastalarda antropometrik ölçümler, kutanöz sessiz süre ve metabolik sendrom birlikteliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MAHIR YUSIFOV

Danışman: Hayrunisa Dilek ATAKLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Metabolik sendrom varlığının ve antropometrik ölçümlerin medyan sinir tuzaklanması gelişimindeki rolünün ve metabolik sendrom kriterlerinin her birinin antropometrik özelliklerden bağımsız olarak elektrofizyolojik değerlerde kötüleşmeye katkısının olup olmadığının araştırılmasıdır. Yöntem: Elektrofizyolojik olarak karpal tünel sendromu (KTS) saptanan 41 olgu ve elektrofizyolojik incelemesi normal olan, KTS kliniği tanımlamayan 43 kişi çalışmaya dahil edildi. Medyan ve ulnar sinir duysal ve motor ileti incelemeleri ile karşılaştırmalı hassas testler çalışıldı. Abduktor pollisis brevis kasından 2.parmak ve 5.parmaktan ağrı şiddetinde uyarımla kutanöz sessiz süre (KSS) kaydedildi. Bilek derinliği, bilek eni, bilek çevresi, avuç boyu, avuç eni ve 3.parmak uzunluğu ölçüldü. Subjektif yakınmalar Boston sorgulama formu (BSF) ile değerlendirildi. Metabolik sendrom (MetS) bileşenleri National Cholesterol Education Program/Adult Treatment Panel-3 tanı kriterleri gözetilerek belirlendi. Bulgular: KTS grubunda bel çevresi istatistiksel anlamlı (p<0,05), vücut kitle indeksi (VKİ) ise anlamlılığa yakın yüksekti (p=0,053). KTS grubunda MetS olanların oranı sağlıklı kontrollerden yüksekti (p<0,05). BSF puanları MetS varlığından etkilenmemekle birlikte KTS grubunda yüksekti. KSS latansı ve süresi bakımından gruplar arasında fark yokken, 2.parmak ve 5.parmak duysal eşik KTS grubunda yüksek bulundu (p<0,001). Antropometrik ölçümlerden bilek derinliği, bilek oranı (bilek derinliği/bilek eni), bilek-avuç oranı 1 (bilek derinliği/avuç boyu), bilek-avuç oranı 2 (bilek derinliği/avuç eni) ve avuç oranı (avuç eni/avuç boyu) KTS hastalarında yüksek bulundu (p<0,01). KTS grubunda MetS olanların bilek çevresi, bilek derinliği ve bilek eni sağlıklılardan yüksekti (p<0,01). Sonuç: Bel çevresi ölçümü abdominal obezitenin bir göstergesi olmakla KTS riskini belirlemede VKİ'den daha hassastır. MetS varlığı KTS sıklığını ve şiddetini arttırmakta fakat, klinik skoru değiştirmemektedir. KSS latansı ve süresi KTS varlığından etkilenmemektedir. Antropometrik özellikler KTS için bağımsız bir risk faktörüdür. Bilek oranında bir birimlik artış, KTS riskini 5,28 kat arttırmaktadır. Bilek oranı için kesme noktası 0,6973 alındığında %82 duyarlılık ve %63 özgüllük ile KTS olasılığından söz edilebilir.