Yoğun bakımdaki 60 yaş üstü hastalarda diyafram kalınlığının hasta sonlanım üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET FATİH CAN

Danışman: Esra ATEŞ BULUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte yoğun bakım ünitelerine kabul edilen ileri yaştaki hasta sayısı giderek artmaktadır. Yaşlanma ve kritik hastalık sürecine eşlik eden sarkopeni, mortalite ve olumsuz klinik sonuçlarla yakından ilişkilidir. Diyafram ultrasonografisi, kas kütlesinin değerlendirilmesinde noninvaziv, yatak başında uygulanabilen ve tekrarlanabilir bir yöntemdir. Bu çalışmada, dahili yoğun bakım ünitesinde takip edilen 60 yaş ve üzeri hastalarda diyafram kalınlığının mortalite üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, gözlemsel ve tek merkezli çalışma, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahili Yoğun Bakım Ünitesi-2'de gerçekleştirildi. Çalışmaya 01 Ağustos 2024 – 31 Aralık 2026 tarihleri arasında yoğun bakım ünitesine kabul edilen, 60 yaş ve üzerindeki 154 hasta dahil edildi. Malignite öyküsü bulunan, kas hastalığı olan, diyafram paralizisi bulunan veya yoğun bakıma entübe kabul edilen hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların yoğun bakım yatışını takip eden ilk 24 saat içerisinde sağ hemidiyaframdan ultrasonografik ölçümler yapılarak inspiryum sonu diyafram kalınlığı (DTi), ekspiryum sonu diyafram kalınlığı (DTe) ve diyafram kalınlaşma fraksiyonu (DTF) hesaplandı. Hastaların demografik özellikleri, komorbid hastalıkları, APACHE II ve SOFA skorları, laboratuvar parametreleri, mekanik ventilasyon gereksinimleri, yoğun bakım yatış süreleri ve servise devredildikten sonra taburculuğa kadar olan mortalite verileri prospektif olarak kaydedildi. Diyafram parametrelerinin mortaliteyi öngörmedeki performansı ROC analizi ile değerlendirildi. Sağkalım analizlerinde Kaplan–Meier yöntemi ve Cox regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 154 hastanın 49'u (%31,8) eksitus oldu, 105'i (%68,2) servise devredildi. Hastaların ortalama yaşı 75,23±8,90 olarak gözlemlendi. Mortalite gelişen hastalarda SOFA (8,82±3,84 ve 5,85±2,68) ve APACHE II (25,38±6,83 ve 19,87±6,55) skorları anlamlı olarak daha yüksekti (p 1,55 mm olmasının mortalite riskini bağımsız olarak azalttığı saptandı (HR=0,47; %95 GA:0,25–0,88; p=0,02). Sonuç: Yoğun bakımda tedavi edilen yaşlı hastalarda düşük diyafram kalınlığı artmış mortalite ile ilişkili bulunmuştur. Diyafram kalınlığı ölçümü, kritik hastalarda kas kütlesinin değerlendirilmesinde kolay uygulanabilir ve güvenilir bir yöntem olarak prognostik bilgi sağlayabilir. Özellikle yoğun bakım yatışının erken döneminde yapılan diyafram ultrasonografisinin yüksek riskli hastaların belirlenmesine katkı sağlayabileceği ve klinik karar verme süreçlerinde yardımcı bir araç olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Bulgularımızın daha geniş örneklemli ve çok merkezli çalışmalar ile desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Diyafram ultrasonografisi, diyafram kalınlığı, sarkopeni, yaşlı, yoğun bakım, mortalite.