Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Bağcılar ve Gaziosmanpaşa Eğitim Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı, 0-12 ay bebeği olan kadınlarda postpartum depresyon; sıklığı, anne-bebek bağlanma düzeyine etkisi, risk faktörleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELEK TEKİNARSLAN
Danışman: Mustafa Reşat DABAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Bu çalışmada, annelerde postpartum depresyonun sıklığının araştırılması, risk faktörlerinin belirlenmesi, aynı zamanda doğum sonrası depresyonun anne-bebek bağlanma düzeyine etkilerinin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma kesitsel, tek merkezli, gözlemsel tanımlayıcı çalışma olarak tasarlanmış bir anket çalışmasıdır. Çalışmaya 15.03.2022-15.04.2022 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine bağlı Bağcılar Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne ve Gaziosmanpaşa Haseki Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı nüfustan çalışmamıza katılmaya gönüllü 0-12 aylık bebeği olan 136 kadın katıldı. Katılımcılardan yazılı onam alındıktan sonra sosyo-demografik verileri içeren anket soruları, Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları mevcut olan Edingburgh Doğum Sonrası Depresyon ölçeği ve Anne-bebek Bağlanma Düzeyi Ölçeği kullanılarak, yüz yüze ya da telefon ile görüşülerek uygulanmıştır. İstatistiksel analiz için SPSS 15.0 for Windows programı kullanıldı. İstatistiksel alfa anlamlılık seviyesi p 13 olarak saptandı. EDSDÖ toplam puanı >13 ve son gebelikten önceki dönemden beri depresif hisseden 6 katılımcı çıkarılarak, 27 anne (%19,9) doğum sonrası depresyon açısından riski kabul edildi. Doğum sonrası depresyon saptanan gebelerin evde eşle uyumsuzluk yaşama, daha öncesinde tedavi gerektiren ruhsal bir rahatsızlık geçirme oranları depresyon yaşamayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek, gebelik sırasında eşten duygusal veya ev işleri ile ilgili destek alma oranı düşük saptandı (p<0,001 p=0,002 p=0,035). Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği ile Anne-Bebek Bağlanma Düzeyi Ölçeği toplam puanı arasında iyi düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). EDSDÖ ve ABBDÖ toplam puanı anne eğitim düzeyi, ilk gebelik yaşı ile pozitif yönde, ABBDÖ toplam puanı canlı doğum sayısı ile negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişkili saptandı (sırası ile p=0,003 p=0,019 p=0,024 p=0,025 p=0,040). Sonuç: Çalışmamızda PPD sıklığı %19,9 olarak saptanmıştır. Eşi ile ilişkisinde uyumsuzluk yaşadığını düşünen, gebelik ve doğum sonrası dönemde eşinden yeterli fiziksel ve duygusal desteği alamadığını ifade eden kadınlarda PPD riskinin daha fazla olduğu bulunmuştur. Kadınların, gebelik ve doğumdan önce hayatlarının herhangi bir döneminde ruhsal hastalık geçirme öyküsü olması, postpartum dönemde de tekrarlaması açısından risk oluşturmaktadır. Doğum sonrası depresyon düzeyi arttıkça anne-bebek bağlanmasının olumsuz yönde etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. PPD tanısının erken saptanması, böylece uygun tedavi ve psikososyal desteğe erkenden ulaşabilmesi ile hastalığın anne, bebek ve aile üzerindeki olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi sağlanabilir.