Kardiyorenal sendrom tanısıyla yatan hastalarda etiyoloji, hastane içi ve uzun dönem mortalite ve mortaliteye etkili olan faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF ITIR ŞEN
Danışman: Numan GÖRGÜLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Uzun süreli kardiyak fonksiyon bozuklukları ile gelişen böbrek fonksiyonlarında kronik azalma olarak adlandırılan kardiyorenalsendrom (KRS) tip 2 hastalarında mortaliteoranları, hastaların kliniğindeki etkili olan faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Hipervolemisi olan bu hastalarda hemodiyaliz ve yüksek doz diüretik gereksinimini değerlendirerek mortalite ve morbiditesi oldukça yüksek olan ve sıkça görülen bu sendromun hastanemizdeki sıklığı ve sonuçlarının araştırılması planlandı. Gereç ve yöntem: Sağlık Bilimleri ÜniversitesiBağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Servisi'nde Kasım 2023–Kasım 2024 tarihleri arasında başvuran ve KRS tip 2 nedeniyle hastanemizde yatırılarak tedavi edilen hastalar çalışmaya alındı. Hastaların eşlik eden hastalıkları, KRS'ye etki eden faktörler, laboratuvar sonuçları, akut hemodiyaliz (HD) ve yoğun bakım ünitesi (YBÜ) gereksinimi, sağ kalım ve hastaneden çıkışta rutin HD gereksinimi olup olmadığı izlendi. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşları 69.2+/-11.1 olan 151 hasta alındı (erkek % 51,7; kadın % 48,3). En sık eşlik eden komorbiditeler hipertansiyon (% 80,1) ve diabetes mellitus (%59,6) idi. Hastalarda düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliği (HFrEF) baskındı (%91,4). Kapak patolojileri içinde triküspit yetmezliği mortalite ile yakın ilişki gösterdi (p=0,015). Hastaların % 41'ine hemodiyaliz uygulanmış; mortal seyredenlerde HD oranı daha yüksek olmakla birlikte anlamlı bulunmamıştır (p=0,222). Hemoglobin (Hb) düzeylerindetakip süresince anlamlı değişiklik izlendi (p=0,001) ve mortalite ile sınırda ilişki gösterildi (p=0,055). Pro- BNP, RDW mortal grupta anlamlı derecede yüksekti (p=0,05). Eşlik eden septik tablonun mortalite ile ilişkisi anlamlı derecede yüksekti(p=0,001). Hastalarımızın % 21'i (n =32) yatışı sırasında, % 47 si (n=65) takipleri sırasında vefat etmiştir. Sonuç: KRS hastalarında mortalite oranı oldukça yüksektir. Bu nedenle özellikle ileri evre kronik böbrek hasarı (KBH) ve HFrEF bulunan hastalarda yakın klinik takip önemlidir. Hb, RDW, Pro-BNP düzeylerinin mortalite ile ilişkisi gözlenmişti. Bu parametrelerin prognostik belirteçler olarak değerlendirilmesi uygun olabilir. Septik tablonun mortaliteyi artıran önemli bir faktör olduğu göz önüne alındığında, KRS hastalarında sepsis tedavisinin etkin yapılması önemlidir. Anahtar kelimeler: Kardiyorenal sendrom, kronik böbrek hasarı, diyaliz, ultrafiltrasyon, mortalite