Endometrioid tip endometrium kanserlerinde mikrokistik, elonge, fragmante (MELF) invazyon paterninin lenf nodu metastazı ve sağkalım ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA KARABULUT
Danışman: Serdar ALTINAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Endometrioid tip endometrium kanserlerinde mikrokistik, elonge, fragmante (MELF) invazyon paterninin tümör derecesi, lenfovasküler alan invazyonu, lenf nodu metastazı, patolojik evre, sağkalım, nüks ile ilişkisinin araştırılması, olası prognostik ve prediktif değerinin ortaya konulması, preoperatif manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile myometriyal invazyon derinliğinin ölçümüne olası etkisinin değerlendirilmesi hedeflendi. Gereç ve Yöntem: 2007 – 2019 yılları arasında histerektomi spesmenine ait lamları kliniğimizde değerlendirilmiş ve endometrioid tip endometrium karsinomu tanısı almış 333 olgu çalışmaya dahil edildi. Mikst tip endometriyal karsinom veya karsinosarkom içeren, senkron farklı primer tümörü olan, lamlarına ulaşılamayan veya lamlarında yaygın otoliz bulguları izlenen olgular çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya dahil edilen olguların tamamı tümör derecesi, patolojik evre, lenfovasküler invazyon varlığı ve yaygınlığı, lenf nodu metastaz varlığı açısından yeniden değerlendirildi. Myoinvazyon içeren olgularda baskın myoinvazyon paterni belirlendi; MELF invazyon varlığı, tümör tomurcuklanması varlığı araştırıldı. MELF patern içeren olgularda fibromiksoid stroma varlığı, akut inflamatuar hücre varlığı değerlendirildi. Preoperatif 2 aylık dönemde alt batın MRG incelemesi yapılmış olgularda myometriyal invazyon derinliği radyolojik olarak yeniden ölçüldü. Bulgular: Myometriyal invazyon gösteren 295 olgu baskın invazyon paterninden bağımsız olarak incelendiğinde, 81 (%27,5) olguda MELF tipi invazyon izlenirken 214 (%72,5) olguda izlenmedi. MELF patern gösteren düşük dereceli tümörlerde yaygın lenfovasküler invazyon görülme oranı ve lenf nodu metastazı görülme oranı anlamlı derecede yüksek bulundu (p 0,05). Tümör tomurcuklanması gösteren düşük dereceli tümörlerde lenf nodu metastazı görülme oranı anlamlı derecede yüksek bulundu (p 0,05). Çok değişkenli analizde MELF varlığı hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım belirlenmesinde bağımsız prediktif faktör olarak saptandı (p 0,05). Sonuç: Endometriyal karsinomlar genellikle düşük dereceli olup erken evrede tanı almakla birlikte dünya genelinde insidansı artış göstermektedir. Hastaların uygun şekilde yönetimi için prognostik risk gruplarının belirlenmesi oldukça önemlidir. Endometriyal karsinomda prognostik değeri araştırılan konulardan biri MELF invazyon paternidir. Çalışmamızda MELF invazyon paterninin yaygın lenfovasküler invazyon, lenf nodu metastazı ve sağkalım ile ilişkisini gösterdik. Özellikle lenf nodu diseksiyonu yapılmamış düşük dereceli tümörlerde MELF patern varlığı ve yaygınlığının göz önünde bulundurulması hasta yönetiminde faydalı olabilir. MELF patern ile ilişkilendirilen izole tümör hücreleri şeklindeki lenf nodu metastazının prognostik değerini daha geniş serilerde araştıracak çalışmalar bu konuya ışık tutacaktır.