Preoperatif dönemde ultrasonografik dil kökü ölçümlerinin orofarengeal yapı ölçümlerine oranının zor havayolu için prediktif değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA DOĞAN
Danışman: Esra ÖZAYAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Makroglossi havayolu güvenliğini tehlikeye atan etkenlerden biridir; ancak tek başına dil büyüklüğüne kıyasla içinde bulunduğu orofaringeal kaviteye oranı havayolu güvenliğini sağlamada daha önemli bir faktör olabilir. Zor havayolu prediktörü olarak bilinmesine rağmen makroglossiyi objektif olarak tanımlayabilecek bir ölçüm metodu bulunmamaktadır. Zor havayolu değerlendirmesinde makroglossi tanımlamasını, ultrasonografi ile dil kökü ölçümlerini ve dil kökü ölçümlerinin orofaringeal yapılara oranlamalarını yaparak sayısal verilerle belirleyebilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Genel anestezi altında endotrakeal entübasyon uygulanacak ≥18 yaş hastalar çalışmaya dahil edildi. Preoperatif dönemde ultrasonografik olarak dil kökü kalınlığı, dil kökü çevresi, dil kökü alanı ölçüldü. Sonrasında bu ölçümler orofaringeal yapı ölçümlerinden ağız açıklığı ve boyun çevresine oranlandı. Zor ventilasyon değerlendirmesi Han Ventilasyon Skorlaması III-IV, zor laringoskopi değerlendirilmesi Cormack-Lehane Sınıflaması grade III-IV, zor entübasyon değerlendirilmesi ise Entübasyon Zorluk Skalası ≥5 olarak kabul edildi. Zor havayolu; laringoskopi, ventilasyon veya entübasyon aşamalarından en az birinde zorluk kaydedilmesi olarak tanımlandı. Zor havayolunu predikte eden risk faktörlerinin belirlenmesinde Multivariate Lojistik Regresyon Analizi kullanıldı. Tespit edilen bağımsız risk faktörlerinin tanısal performansının değerlendirilmesi için ROC Analizi yapıldı. Cut off değeri Youden's İndeks kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hasta sayısı 720 idi. Zor havayolu oranı %30.3 (218 hasta), zor ventilasyon %15.4 (111 hasta), zor laringoskopi %18.5 (133 hasta), zor entübasyon ise %11.5 (83 hasta) idi. Multivariate Lojistik Regresyon Analizine göre ultrasonografik ölçümler ve oranlarından zor havayolunu predikte eden bağımsız risk faktörü dil kalınlığının ağız açıklığına oranı iken (OR: 2.71, 95%CI: 1.98-3.70, p<0.001); zor ventilasyon için dil kökü alanının boyun çevresine oranı (OR: 3.03, 95%CI: 1.28-7.18, p<0.05); zor laringoskopi için dil kökü alanı (OR: 1.91, 95%CI: 1.36-2.68, p<0.001) ve dil kökü çevresinin ağız açıklığına oranı viii (OR: 1.26, 95%CI: 1.12-1.41, p<0.001); zor entübasyon için dil kökü kalınlığı (OR: 2.71, 95%CI: 1.36-5.40, p<0.01) olarak saptandı. Sonuç: Zor havayolunu predikte etmede tek başına dil kökü ölçümleri anlamlı bulunmazken; dil kökü kalınlığının ağız açıklığına oranını istatistiksel olarak anlamlı tespit ettik. Zor ventilasyon ve zor laringoskopiyi predikte etmede sırasıyla dil kökü alanının boyun çevresine oranı ve dil kökü çevresinin ağız açıklığına oranını anlamlı bulduk. Sonuç olarak dil kökü ölçümlerinin orofaringeal yapı ölçümlerine oranlarının makroglossi tanımlamasında daha anlamlı olacağı ve zor havayolunu predikte etmede kullanılabileceği kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: Ultrasonografi, dil kökü ölçümü, zor ventilasyon, zor laringoskopi, zor entübasyon