Varis dışı üst gastrointestinal sistem kanaması tanısı ile interne edilen hastalarda parenteral nütrisyonun morbidite ve mortalite üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN KARA
Danışman: Sema BASAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Beslenme desteği ürünleri kullanılırken mümkün olduğunda oral yol tercih edilmelidir. Bunun ender istisnalarından biri de gastrointestinal sistem kanamalarıdır. Ancak parenteral nütrisyonun bu hastalarda prognozu ve mortaliteyi ne kadar etkilediğine dair yeterli veri yoktur. Oral beslenmesi kapatılan hastalarda artık parenteral nütrisyon desteği kesin endikasyon olarak değerlendirilmektedir. Biz çalışmamızda bu hastalarda son yıllarda uygulamaya başladığımız parenteral nütrisyon desteğinin hastaların hastane yatış süresine ve hastaların mortalite morbiditeleri üzerine etkilerini inceleyecedik. Çalışmamızda varis dışı üst gastrointestinal sistem kanaması ile İç Hastalıkları servisine interne edilmiş olan hastalar ele alındı. Retrospektif olarak total parenteral nütrisyon başlanıldığı (2016-2017 yılları) ve başlanılmadığı (2012-2013 yılları) yıllar olmak üzere hastalar iki grup olarak irdelendi. Hastaların İç Hastalıkları servisinde yatış sürecinde yapılan gastroskopileri, yapılan kan ve kan ürünü replasmanları, yapılan kan tahlilleri ele alındı. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara kullanım öyküsü, ilaç kullanım öyküsü ve gastrointestinal kanama öyküleri, Glasgow Blatchford, Rockall skorları, Forrest klasifikasyonları incelendi. Hastane yatış süreleri ve çıkış şekilleri iki ayrı grup arasında karşılaştırıldı. Çalışmamız yapılan tarama sonrasında ve dışlama kriterlerimiz uygulandıktan sonra toplam 369 olgu ile yapıldı. Bu olguların %35,5'i TPN almış olup %64,5'i TPN almamıştı. Olguların %33,3'ü kadın, %66,7'si ise erkekti. Hastaları rockall skoru sabitlendikten sonraki total parenteral nütrisyon (TPN) alma durumuna göre, eritrosit süspansiyonu (ES), taze donmuş plazma (TDP) replasmanı ihtiyacı ve hastanede kalış süresine göre değerlendirdiğimizde; hastanede kalış süresi TPN alanlarda, almayanlara göre daha fazlaydı ve bu fark istatistiksel açıdan anlamlı olarak sonuçlandı (p 0,05). Oral beslenmenin uygun olmadığı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda artık ilk tercih olarak TPN uygulanılsa da çalışmamız sonucunda bu tercihin kan ve kan ürünü replasman sayısında bir azalmaya sebep olmadığı gibi aynı zamanda yatış süresinde uzamaya sebep olduğu izlenilmiştir. Bu sonuca TPN ile yapılan nütrisyon desteğinin komplikasyonlarının sebep olduğu düşünülmekle birlikte retrospektif olarak yapılan çalışmamızda buna dair bir veri elde edememiş bulunmaktayız. Konu ile ilgili kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.