Birinci basamak sağlık hizmetine başvuran 18-45 yaş arası kadınlardamenstrüel gecikmenin anksiyete ve uyku kalitesi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKNUR KORUYUCU

Danışman: Emin PALA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, birinci basamak sağlık hizmetine başvuran 18-45 yaş arası kadınlarda, son 6 ay içinde yaşanan menstürel gecikme ile anksiyete düzeyi ve uyku kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntemler: Tek merkezli, kesitsel ve tanımlayıcı tipte tasarlanan bu çalışmaya 18-45 yaş arası toplam 379 gönüllü kadın dahil edilmiştir. Veriler; "Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu", "Yaygın Anksiyete Bozukluğu-7 (GAD-7)" ve "Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI)" kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 yazılımı ile gerçekleştirilmiş olup, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 32,28±6,88 yıl olup, son 6 ayda menstürel gecikme yaşayanların oranı %57,0 (n=216) olarak bulunmuştur. Örneklemin genel GAD-7 puan ortalaması 9,04±4,75; PSQI toplam puan ortalaması ise 7,82±3,66'dır. Menstürel gecikme olan grubun anksiyete puanı (9,91±4,67), gecikmesi olmayanlara (7,90±4,64) göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p<0,001). Benzer şekilde menstürel gecikmesi olanların PSQI toplam puanı da (8,24±3,58), gecikmesi olmayanlardan (7,26±3,69) anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0,009). Doğrusal regresyon analizinde, uyku kalitesindeki bozulmanın (PSQI) anksiyete düzeyini (GAD-7) pozitif yönde ve anlamlı olarak öngördüğü belirlenmiştir (β=0,499; R²=0,249; p<0,001). Sonuç: Menstürel gecikme yaşayan kadınlarda uyku kalitesinin daha kötü ve anksiyete düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu bulgular, birinci basamakta menstürel gecikme yakınmasıyla başvuran üreme çağındaki kadınların klinik değerlendirmesinin izole bir jinekolojik yaklaşımla sınırlı kalmaması; uyku hijyeni ve psikososyal stresörlerin de sürece dahil edilerek bütüncül bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Menstürel gecikme, Uyku kalitesi, Anksiyete, Birinci basamak, Kadın sağlığı.