Yenidoğan taramasında TSH yüksekliği olan bebeklerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EKREM EMRE YILMAZ

Danışman: Dilek SARICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

YILMAZ E. Yenidoğan taramasında TSH yüksekliği olan bebeklerin değerlendirilmesi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD, Uzmanlık Tezi. Ankara, 2018. Giriş: Çalışmamız Çocuk Endokrinoloji ve Yenidoğan Polikliniklerine yenidoğantarama testinde tiroid fonksiyon teslerinde anormallik saptanması nedeniyle başvuran bebeklerin değerlendirilmesini içermektedir. Yöntem ve Gereç: Çalışmaya Çocuk Endokrinoloji Polikliniği'ne ve Yenidoğan Polikliniği' ne Mart 2017 ve Nisan 2018 tarihleri arasında başvuran ve yenidoğan döneminde yenidoğan tarama testinde tiroid fonksiyon testleri anormal olan yenidoğanlar (0-28 gün) üzerinde retrospektif olarak yapıldı. Dosya taramasında hastaların doğum tarihi, doğum ağırlığı, başvuru tarihi, fizik muayene bulguları, annelerinin tiroid tedavisi alıp almadığı, venöz kanda TSH, sT4, idrarda iyot, tiroid USG sonuçları ve gerekli görülen vakalarda hidrokortizon tedavisi başlandığı kaydedildi. Yüz altmış beş bebek konjenital hipotiroidi(KH), subklinik hipotiroidi(SH) açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda normal tiroid fonksiyon testlerine sahip (n:47), KH'li (n:50) ve SH'li bebekler (n:68) arasında kliniğe başvuru yaş ortalaması, cinsiyet, doğum ve vücut ağırlığı, baş çevresi, ön ve arka fontanel açıklıkları, tiroid volümü, uzamış sarılık, umblikal herni, akraba evliliği, annede hipotiroidi varlığı ve annenin gebeliğinde iyot ve levotiroksin tedavisi alması açısından fark saptanmadı. Normal, KH'li ve SH'li grupların kliniğe başvuru anında bakılan TSH ve sT4 ortalamaları sırasıyla 5,7 IU/ml ve 1,08ng/dL, 19,9IU/ml ve 0,81ng/dL, 9,4 IU/ml ve 1,1ng/dL olarak görüldü ve gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p<0,001, p<0,001). Normal, KH'li ve SH'li grupların ön fontanel genişlikleri (AB x CD)/ 2 formülasyonuna göre sırasıyla 2,19 cm², 3,1 cm², 2,8 cm² olarak tespit edildi ve gruplar arasında anlamlı fark saptandı(p:0,04). Normal, KH'li ve SH'li grupların ön fontanel genişlikleri (AB + CD)/ 2 formülasyonuna göre sırasıyla 2,02cm, 2,37 cm, 2,86 cm olarak tespit edildi ve gruplar arasında anlamlı fark saptandı(p:0,03). KH ile tedavi alanlarda başlangıç tedavi dozu ve tedaviye başlama günü sırasıyla 8,5 mcg/kg/gün ve ortalama 18 gün; SH'li tedavi gerektiren grupta ise tedavi dozu ve tedaviye başlangıç günü ortalama sırasıyla 5,5 mcg/kg/gün ve 28 gün olarak değerlendirilirken gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark saptandı (p<0,001). SH'li 68 bebeğin izleminde 33 hastaya tedavi verildi, 35 hasta ise tedavi gerektirmedi. Tedavi gerektiren SH'lerin kliniğe başvuru anında bakılan TSH ve sT4 ortalama değerleri sırasıyla 9,4 IU/ml ve 1,03 ng/dL iken; tedavi gerektirmeyenlerin 9, 69 IU/dL ve 1,12 ng/dL idi. Gruplar arasında sT4 değerleri açısından istatistiksel anlamda fark saptandı (p= 0,01). Tedavi gerektiren grupta bakılan idrarda iyot değeri ortalaması 395 mikrogram/ L,tedavi gerektirmeyenlerde 2667 mikrogram/ L idi. Gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark saptandı (p=0,04). İki gruba yapılan tiroid ultrason değerlendirmesinde tedavi gerektiren SH'lerin SDS ortalama değerleri -1,33; tedavi gerektirmeyenlerin -1 olarak izlendi. Gruplar arasında anlamlı fark saptandı (p=0,03). Tedavi gerektiren grubun kontrol ortalama TSH ve sT4 değerleri sırasıyla 8,1 IU/dL ve 1,1 ng/dL; tedavi gerektirmeyenlerin ise sırasıyla 4,63 IU/dL ve 1,13 ng/dL idi. Gruplar arasında istatistiksel anlamda TSH ve sT4 değerleri açısından anlamlı fark saptandı (p=0,05 , p=0,03).SH'li grup içinde tedavi gerektiren ve gerektirmeyen gruplar arasında kliniğe başvuru zamanları, doğum ve vücut ağırlıkları, baş çevreleri, kortizol değerleri açısından anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Çalışmada yenidoğan tarama testlerinde tiroid fonksiyon bozukluğu tespit edilen bebeklerin %30,3(n:50)' ünde KH, %41,2(n:68)'sinde SH saptandı. SH'li bebeklerin izlemi esnasında 35 hastaya hipotiroidi tedavisi verilmedi. Ülkemizde yenidoğan tarama testlerinde normal ve konjenital hipotiroidili grupların yanında subklinik hipotiroidili bebeklerin olduğu unutulmayıp yenidoğan tarama testi değerlendirmesinde bu grubu göz önünde bulundurarak gereksiz tedavi vermekten kaçınılmalı, takipleri ve tedavileri özenle gerçekleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: yenidoğan tarama testi, subklinik hipotiroidi, konjenital hipotiroidi