Hastanemizde transkatater aort kapak implantasyonu (tavi) uygulanan hastalarda anestezi uygulamalarımızın geriye dönük değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RUKİYE DOĞAN ÇAKIER

Danışman: Funda GÜMÜŞ ÖZCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Geriatrik hasta populasyonunun majör kapak hastalığı olan aort darlığı (AD), her geçen gün yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte günümüzün önemli ve sık karşılaşılan hastalıklarından biri haline gelmiştir. Bu patolojilerde konvansiyonel tedavi seçeneği açık cerrahi girişim ile aort kapak replasmanı olmakla birlikte, cerrahi ve anestezi açısından yüksek riskli hastalarda uygulanan transkateter aort kapak implantasyonu (TAVİ) işlemi yeni geliştirilen ve minimal invazif yaklaşım özelliğinde olan alternatif bir tekniktir. Minimal invazif özellikte olmakla birlikte, TAVİ uygulamaları, işlem açısından ve yüksek riskli hasta grubu açısından yönetilmesi gereken pek çok zorlukla birliktedir. İşlem başarısı, multidisipliner ekip yönetimiyle yakından ilişkilidir. Anestezi uygulamaları bu yönetimin en önemli parçasıdır. TAVİ işlemi için en iyi anestezi tekniği ile ilgili net bir konsensus olmamakla birlikte, seçilen teknik hastalara ait komorbiditeler, TAVİ işlemi için uygulaanan yöntem ve ekip tecrübesi ile değişmektedir. Biz de çalışmamızda, hastanemizde TAVİ işlemleri için uyguladığımız anestezi yöntemlerimizi geriye dönük inceleyerek sonuçlarımızı değerlendirmeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezinde Kasım 2013 - Aralık 2017 tarihleri arasında semptomatik ciddi aort darlığı sebebiyle Kardiyoloji Kliniği tarafından anjiografi laboratuarında TAVİ işlemi uygulanan hastaların arşiv kayıtlarının incelenmesi ve işlem ve uygulanan anestezik yaklaşımlar açısından değerlendirilmesi ile yapıldı. Hasta kayıtlardan toplam 100 TAVİ olgusunun dosyasına ulaşıldı. Arşiv ve dosya kayıtlarına ulaşılamayan 3 olgu, dosya bilgilerindeki eksiklik sebebiyle çalışmaya dahil edilmedi. Dosya incelemelerinde olguların demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, kilo, boy, ek komorbid durumlar, risk sınıflamaları), uygulanan anestezi yöntemleri, perioperatif hemodinamik takip özellikleri, işleme ait özellikleri (yaklaşım ve yerleştirilen kapak çeşidi, işlem süreleri ), intraoperatif ve postoperatif komplikasyonlar, yoğun bakım ve hastane kalış süreleri, mortalite-morbidite gelişimleri değerlendirildi. BULGULAR TAVI işlemi uygulanan 100 hastanın 15' ine genel anestezi (GA) (%15), 49' una lokal anestezi ile birlikte sedasyon (LAS) (%49) ve 36'sına sadece lokal anestezi ile birlikte monitörize anestezi bakımı (LAM) (%36) altında işlem gerçekleştirildi. Hastaların yaş ortalamaları GA grubunda; 79.33±7.16 yıl, LAS grubunda 77.06±6.65 yıl ve LAM grubunda 77.72±7.64 yıl idi. GA uygulanan grupta toplam anestezi süresi ortalaması 152.33±38,07 dk iken LAS grubunda 148.57±43.6 dk ve LAM grubunda ise 118.06±33.43 dk idi. Sedasyon altında TAVİ işlemi başlatılan 10 hastada GA'ye geçildi. İşlem 99 hastada transfemoral ve 1 hastada transapikal yaklaşımla uygulandı. Yoğun bakım ünitesi (YBÜ) ve hastanede kalış süreleri sırasıyla GA grubunda 6.47±13.81 ile 4.27±4.91 gün, LAS grubunda 2.47±2.34 ile 5.45±4.16 ve LAM grubunda 1.75±0.84 ile 4.22±2.54 olup. YBÜ kalış süresi GA grubunda diğer iki gruptan, istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0.042, p=0.018). Hastanede kalış süreleri arasında anlamlı istatistiksel fark yoktu (p>0.05). Toplam 17 hastaya kan transfüzyonu yapıldı (%17). Hemodinamik instabilite nedeniyle intraoperatif inotrop ve vazopressör ajan gereksinimi GA ile TAVİ uygulanan hastalarda LAS ve LAM grubundakilerden istatistiksel anlamda fazla idi. GA, LAS ve LAM gruplarının postop kalıcı pace, minör vasküler komplikasyonlar, postop ABY, pnömoni, sepsis, enfeksiyon ve kan transfüzyonu dağılımları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi (p>0,05). Toplam 6 hastada minör vasküler komplikasyon gelişti. Otuz günlük mortalite oranı tüm gruplarda % 14 idi. GA grubunda 6 (% 40), LAS grubunda 5 (% 10.20) ve LAM grubunda 3(% 8.33) idi. Genel Anestezi grubunun mortalite oranı LAS ve LAM gruplarından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,007). SONUÇ Günümüzde TAVİ işlemleri, ciddi aort darlığı olup, cerrahi için uygun olmayan yüksek riskli hastalarda, gittikçe artan oranlarda güvenli ve başarılı bir tedavi şekli olarak uygulanmaktadır. Bu işlemlerde multidisipliner ekip yönetimi işlem başarısı için şarttır. Anestezi uzmanı bu ekibin en önemli parçasıdır. Anestezi tekniği her ne olursa olsun, hastaların preoperatif kapsamlı değerlendirilerek hazırlanması, hasta ve cerrahi işlem gereklilikleri doğrultusunda en uygun anestezi tekniğinin seçilmesi, yeterli monitörizasyonun yapılması, intraoperatif hemodinamik instabiliteye ve hayatı tehdit eden kardiyovasküler komplikasyonlara karşı hazırlıklı olunması, erken tanı ve zamanında müdahele edilmesi, daha başarılı hasta sonuçları için önemlidir. Anahtar Kelimeler: Transkateter aort kapak implantasyonu, genel anestezi, lokal anestezi, sedasyon, monitörize anestezi