Radius epifiz kırıklarında obezite veradyal eğim risk faktörü müdür?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UĞUR KADİR KARTAL

Danışman: Hakan ŞEŞEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Distal ve proksimal radius fizis kırıkları çocukluk çağında yaygın görülen kırıklardır. Radius eğiminin kırığın cerrahi ihtiyacı ya da tekrar redüksiyon gerekliliğine etkisi bilinmemektedir. Ayrıca vücut kitle indeksi (VKİ) persentilinin ve sağlam önkol kemik yumuşak doku oranının (SKYO) da aynı şekilde etkisi bilinmemektedir. Çalışmamızda daha önce araştırılmayan bu etkenlerin kırığın cerrahi ihtiyacına, tekrar redüksiyon ve takipte cerrahi gerekliliğine etkisini araştırmak amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza haziran 2021-ocak2023 tarihleri arasında acil servise radius epifiz kırığı ile başvuran 126 hasta dahil edildi. Takiplere gelmeyen 20 hasta çalışmadan çıkarıldı. 106 hastanın acil serviste ve poliklinik kontrollerinde rutin olarak çekilen grafiklerinden radyal eğim, eğim yeri ve SKYO ölçümleri yapıldı. Ayrıca hastaların yaş, cinsiyet, boy, kilo, VKİ persentil değerleri ile kırık tarafı, açık kırık olup olmadığı, kırıkların Salter-Harris sınıflaması kayıt altına alındı. Cerrahi işlem yapılıp yapılmaması ve tekrar redüksiyon uygulanıp uygulanmaması da değerlendirildi. Sonuçlar istatistiksel analize tabi tutuldu. Verilerin analiz aşamasında SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanıldı. Analizlerde istatistiksel anlam düzeyi olarak p<0.05 değeri alındı. Bulgular: Çalışmamızda radius fizis kırıklarında radyal eğimin, eğim yerinin, SKYO'nun cerrahi ihtiyacı ya da tekrar redüksiyon gerekliliğine etkisi bulunmadı. Çalışmamızdaki 106 hastadan 2 tanesine acil tedavi olarak cerrahi planlandı. Diğer bütün hastalar konservatif olarak tedavi edildi. Hastaların 67 tanesi erkek, 37 tanesi kız cinsiyetindeydi. Radyal eğim ortalama %6.24, eğim yeri ortalama %61.2, VKİ persentil ortalama 68.67, SKYO ortalaması %33.1 bulundu. Kırıkların %94.3'ü distal, %5.7'si proksimal yerleşimlidir. Cinsiyet ile eğim yeri, eğim değeri ve SKYO arasında analiz yapıldı. Sırasıyla p değerleri 0.415, 0.779 ve 0.951 olarak bulundu ve anlamlı bir ilişki bulunamadı. Yaş, radyal eğim yeri, radyal eğim, VKİ persentil ve SKYO arasında korelasyon analizi yapıldı. Radyal eğim ile SKYO arasındaki ilişkide p değeri 0.032 bulundu. Radyal eğim artışı SKYO'da ix azalmaya anlamlı olarak neden olmaktadır. VKİ persentil ile SKYO arasındaki p değeri 0.041 olarak bulundu. VKİ persentil artışı SKYO'da artışa neden olmaktadır. Kırık yeri radyal eğim yeri, eğim değeri ve SKYO arasında analiz yapıldı. Sırasıyla p değerleri 0.21, 0.22, 0.64 olarak bulundu. Kırık yeri ile bu etkenler arasında bir ilişki bulunamadı. Tartışma ve Sonuç: Radyal eğimin değeri, eğim yeri ve SKYO ile acil cerrahi ihtiyacı, tekrar redüksiyon gerekliliği, takip de cerrahi ihtiyacı arasında bir ilişki saptanmadı. Cinsiyet ile eğim yeri, eğim değeri ve SKYO arasında da bir ilişki bulunamadı. Korelasyon analizi ile radyal eğim ve SKYO arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Radyal eğim değerinde artış SKYO'da azalmaya neden olmaktadır. Radyal eğim ve SKYO'nun kırık gelişimi açısından bir risk faktörü olup olmadığının anlaşılması için sağlam çocukların dahil edildiği daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. VKİ persentil değeri ile SKYO arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Persentil artışı ile daha fazla yumuşak dokunun olması tutarlı bulundu. Kırık yeri ile eğim yeri, eğim değeri ve SKYO arasında bir ilişki bulunamadı.