Bir aile sağlığı merkezine başvuran erişkinlerde uyku kalitesi ve gündüz uykululuğunun değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEBNEM SAĞLAM
Danışman: Berrin TELATAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bir Aile Sağlığı Merkezine Başvuran Erişkinlerde Uyku Kalitesi ve Gündüz Uykululuğunun Değerlendirilmesi Amaç: Bu çalışmanın amacı, Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran erişkinlerde uyku kalitesi ve gündüz uykululuğu düzeylerini değerlendirmek, aralarındaki ilişkiyi belirlemek ve sosyodemografik faktörlerle ilişkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki bu araştırma, İstanbul'da bir Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 301 gönüllü birey üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak sosyodemografik veri formu, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI) ve Epworth Uykululuk Ölçeği (ESS) kullanılmıştır. PSQI puanı ≥5 kötü uyku kalitesi, ESS puanı ≥10 artmış gündüz uykululuğu olarak kabul edilmiştir. Veriler Jamovi ve SPSS programları ile analiz edilmiş; Gruplar arası karşılaştırmalarda Mann–Whitney U ve Kruskal–Wallis testleri, kategorik değişkenlerde Pearson ki-kare/Fisher's exact testi kullanılmıştır. Sürekli değişkenler Spearman korelasyon ile incelenmiş, etkiler ikili lojistik regresyon ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi p<0,05'tir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 39,1±12,2 yıl olup, %74,8'i kadındır. Katılımcıların %32,6'sında kötü uyku kalitesi, %27,2'sinde artmış gündüz uykululuğu saptanmıştır. PSQI ile ESS arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur (ρ≈0,33; p<0,001). Lojistik regresyon analizinde ise ESS toplam puanındaki her 1 birim artışın kötü uyku kalitesi riskinde yaklaşık %14 artış ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Benzer şekilde, PSQI toplam puanındaki her 1 birim artışın gündüz uykululuğu görülme olasılığını %18,3 artırdığı saptanmıştır (p<0,001). Yaş grupları ile uyku kalitesi arasında anlamlı ilişki saptanmış olup, kötü uyku kalitesi oranının en yüksek olduğu grup 35–49 yaş aralığıdır (p=0,039). Bunun yanında vücut kitle indeksi, bel çevresi, yatmadan önce ekran maruziyeti, uyku ortamı ve menapoz durumu ile uyku kalitesi arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Gündüz uykululuğu ile erkek cinsiyet, çalışma durumu ve yüksek eğitim düzeyi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). ESS toplam puanı ile uyku süresi ve uyanma saati arasında ise zayıf düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır (p<0,05). Sonuç: Uyku kalitesi ile gündüz uykululuğu arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. PSQI puanındaki artışın artmış gündüz uykululuğu olasılığı ile, ESS puanındaki artışın ise kötü uyku kalitesi olasılığı ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Kötü uyku kalitesi ve artmış gündüz uykululuğunun toplumda yaygın olduğu görülmektedir. Birinci basamakta uyku değerlendirmesinin rutin hale getirilmesi ve PSQI ile ESS'nin birlikte kullanılması, riskli bireylerin erken tanınmasına katkı sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: uyku kalitesi, gündüz uykululuğu, birinci basamak, erişkin