Hematopoetik kökenli primer malign kemik tümörlerinin cerrahi yönetimi ve klinik sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ETHEM TOPTAŞ
Danışman: Güray TOĞRAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı tedavi ve takibi hastanemizde yapılan hematopoetik kökenli primer malign tümör tanısıyla cerrahi tedavi uygulanmış 42 hastanın demografik verilerini, bu tümörlerin tanı ve tedavi yönetimini ve cerrahi sonrası klinik sonuçlarını retrospektif olarak araştırıp, bu tümörlere olan yaklaşımın önemini vurgulamaktır. Gereç ve yöntem: SBÜ Dr Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Aralık 2009 ile Aralık 2021 tarihleri arasında hematopoetik kökenli primer malign kemik tümörü teşhis edilen, tarafımızca cerrahi tedavi uygulanan 42 hasta retrospektif olarak araştırılmıştır. Bulgular: Bu çalışmaya yaş ortalaması 62±10,7 olan 22'si erkek 20'si kadın 42 hasta dâhil edilmiştir. Hastalara,12'si Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma (DBHL), 19'u Multiple Myeloma (MM) ve 11'i Plazmositom tanıları ile cerrahi tedavi uygulandı. Tümör yerleşiminin en fazla humerus proksimal (%31) ve femur proksimal (%28,6) yerleşimli olduğu dikkat çekti. Ortalama takip süresi 30,5±22,5 aydı. Hastaların %59,5'inde metastaz vardı ve sadece 6 hastada solid organ metastazı mevcuttu. Hastaların %52,4'ü neoadjuvan tedavi almadı, %26,2'si neoadjuvan KT ve RT birlikte, %19'u ise sadece KT aldı. Bir hasta hariç hastaların tamamı adjuvan tedavi aldı. Yirmi sekiz hastaya (%66,7) geniş rezeksiyon ve tümör rezeksiyon protezi uygulandı ve bu teknik bu çalışmada en çok tercih edilen yöntemdi. İkinci en çok tercih edilen yöntemin Küretaj, Sementasyon ve İntramedüller Çivi olduğu gözlendi. On yedi hastada (%40,5) postoperatif komplikasyon gözlendi. Bunlar sırası ile enfeksiyon (%47,1), luksasyon (%23,5), emboli (17,6) ve insizyon yerinde hematom (%8,3)'du. Sonuç: Hematopoetik kökenli malign tümörlerin cerrahi tedavisinde mümkün olduğunca çok işlevi koruyarak güvenli rezeksiyon elde edilebilir. Çoğu hematopoetik kökenli malign tümörde, multidisipliner bir yaklaşımla uygun tanı yöntemlerinin kullanımı, adjuvan yöntemler, özel rekonstrüksiyon teknikleri ve tecrübe ile kabul edilebilir onkolojik sonuçlarla başarılı bir şekilde ekstremite koruyucu cerrahi yapmak mümkündür.