Karma belirtili olan ve olmayan major depresif bozuklukta disosiyatif belirtiler ve çocukluk çağı travmalarının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BETÜL GÜZELCEOĞLU AYGÜN

Danışman: Sinay ÖNEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Karma özellikli depresyon, majör depresif bozukluk için tüm kriterleri karşılayan ve yükselmiş ruh hali, grandiyözite, her zamankinden daha konuşkan olma, fikir uçuşmaları veya yarışan düşünceler, enerji artışı veya amaca yönelik etkinlik artışı, uyku ihtiyacında azalma, riskli etkinliklere aşırı katılma şeklindeki manik/hipomanik semptomlardan en az üçünü içeren depresyon dönemini ifade etmektedir. Literatürde disosiyatif belirtilerin ve çocukluk çağı travmalarının majör depresyon ve/veya bipolar afektif bozukluk hastalarında kötü prognoz faktörü olduğu gösterilmiş olup karma belirtili depresyon hastalarının değerlendirildiği bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızın amacı disosiyatif belirtiler ve çocukluk çağı travmalarının karma belirti olan ve olmayan majör depresyon hastalarıyla karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışmamıza ilk atak Majör Depresif Bozukluk tanısı alan 100 hasta dahil edildi. Hastalar Hipomani Belirti Listesi-32 (HCL-32) ölçeği kullanılarak karma özellikli olan grup ve pür depresyon grubu olarak iki gruba ayrıldı. Depresyon şiddetini belirlemek için Hamilton Depresyon Ölçeği, disosiyatif belirtileri sorgulamak amacıyla Disosiyasyon Ölçeği (DIS-Q) ve çocukluk çağı travmalarını araştırmak amacıyla Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-28) kullanıldı. Karma özellikleri olan ve olmayan iki depresyon grubu disosiyatif belirtiler ve çocukluk çağı travmaları bakımından karşılaştırılarak, karma belirtiler ile çocukluk çağı travmaları ile disosiyatif belirtiler arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Karma özellik gösteren depresyon ile pür depresyon grubu arasında yaş ortalaması bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,032). Cinsiyet, eğitim durumu, ailede duygudurum bozukluğu öyküsü, geçmiş kendine zarar verme ve intihar girişimi öyküsü, HAM-D, CTQ-28-28 toplam ve alt ölçek, DIS-Q toplam ve alt ölçek puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı (p>0,05). Pearson korelasyon analizi sonuçları, HCL-32 puan ortalaması ile DIS-Q toplam puanları ve DIS-Q kontrol kaybı, amnezi ve dalgınlık alt ölçek puanları arasında pozitif yönde zayıf korelasyon olduğunu göstermiştir (p<0,05; sırasıyla, r=0,253; r=0,257; r=0,240 ve r=0,274). Sonuç: Çalışma sonuçlarımıza göre karma özellik gösteren depresyon hastalarının, pür depresyon grubu hastalarına göre ilk depresif atak tanısını daha erken yaşta aldıkları belirlenmiştir. Karma özellik gösteren ve göstermeyen depresyon hastaları arasında disosiyatif belirtiler ve çocukluk çağı travmalarının varlığı bakımından herhangi farklılık gösterilememiş olmakla birlikte, disosiyatif belirtiler arttıkça karma belirtilerin de arttığı görülmüştür. Disosiyatif belirtiler ve çocukluk çağı travmalarının yanında karma belirtilerin varlığı ile ilişkili olabilecek diğer klinik özelliklerin ve karma belirtileri yordayan diğer klinik değişkenlerin daha geniş hasta örnekleminde araştırıldığı kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.