Nefrotik sendromlu olgularda aktivasyon ve remisyon dönemlerinde hiperkoagülobilitenin trombin jenerasyonu ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EREN SOYALTIN

Danışman: Erkin SERDAROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: NS hastalarının aktivasyon dönemlerindeki tromboza eğilimi araştırmak amacı ile hastaların aktivasyon ve remisyon dönemlerinde trombin jenerasyonu ile protrombotik potansiyellerinin karşılaştırılması Gereç ve yöntem: Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Polikliniği'nde Mart 2015- Haziran 2015 tarihleri arasında NS tanısı ile takip edilen ve poliklinik başvurusunda hastalığın aktivasyon döneminde olduğu saptanan 35 hasta, hastalıklarının aktivasyon ve remisyon dönemlerinde değerlendirildi. Kontrol grubu olarak benzer yaş ve cinsiyette, ailesi ve kendisinde tromboz öyküsü olmayan, glomerüler patolojisi bulunmayan, akut enfeksiyon bulgusu bulunmayan ve testi etkileyebilecek ilaç kullanımı olmayan 34 sağlıklı gönüllü değerlendirmeye alındı. Aktivasyon döneminde başvuran hastaların yaş, cinsiyet parametreleri, takip süreleri, ek hastalıkları, tromboz öyküleri, aile öyküleri, tedaviye yanıtlarına göre aldıkları tanıları (steroid duyarlı, steroid bağımlı, steroid dirençli) değerlendirilerek formlara kaydedildi. Hastaların başvuru anındaki (aktivasyon dönemi) ve remisyondaki kan basıncı değerleri ve ödem mevcudiyeti, sağlıklı gönüllülerin ise yaş, cinsiyet, kan basıncı değerleri kaydedildi. Tüm hastaların ve sağlıklı kontrol grubunu oluşturan çocukların aileleri çalışma ile ilgili bilgilendirilerek daha önceden hazırlanmış olan onam formlarına imzalı onamları alındı. Hastaların demografik verileri ile birlikte tüm laboratuar verileri veri formuna her bir hasta ve sağlıklı kontrol grubu için kaydedildi. Hastaların aktivasyon ve kontrole geldikleri remisyon dönemlerinde rutin olarak alınan BUN, kreatinin, albumin, lipit düzeyleri, spot idrar tetkikindeki protein atılımı, 24 saatlik idrardaki proteinüri düzeyi, trombosit sayısı, sedim ve C-reaktif protein tetkiklerine ek olarak 2 adet sitratlı tüpe total 4 mililitre periferik kan alındı. Sağlıklı gönüllülerden de onam formu alınarak 2 adet sitratlı tüpe total 4 mililitre periferik kan alındı. Alınan kan örnekleri Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Hematoloji laboratuarında plazma ayrımını takiben -80 0C derecede saklandı. Örneklerin tamamlanmasından sonra Trombin Jenerasyon Kitleri kullanılarak çalışıldı. Bulgular: NS hastalarının özellikleri değerlendirildiğinde 33 hasta daha önceden tanı almış, takipli hastalardı. Başvuru esnasında yeni tanı almış 2 hasta mevcuttu. Toplam hastalık süreleri ortalama 74 ay (6-204 ay) olarak saptandı. NS hastalarının tedavi yanıtına göre yapılan sınıflandırmada 11 (%31,4) hastanın ataklarla seyreden NS, 21 (%60,0) hastanın steroid bağımlı NS, 3 (%8,6) hastanın da steroid dirençli NS olduğu saptandı. Hastaların demografik özellikleri değerlendirildiğinde ek hastalıkları, geçmişlerinde tromboemboli öyküleri ve ailelerinde koagülopati öyküsü olmadığı görüldü. Gruplar arasında ölçülen trombin jenerasyon zamanı (TGA) parametreleri ayrı ayrı değerlendirildi. Çalışmamızda lag time, NS' lu hastaların aktivasyon fazında, remisyon fazına kıyasla daha kısa bulundu (p<0,001). Bu durum, aktivasyon fazındaki hastalarda trombin oluşumunun hızlı başladığının bir göstergesidir ve hiperkoagülobilite açısından anlamlı kabul edilebilir. Ataklarla seyreden grup ile steroid bağımlı gruplarda lag time değerlendirildiğinde steroid duyarlı grupta lag time daha kısa olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. ETP; eğri altında kalan bölgeyi yani ölçülen toplam trombin miktarını gösterir. ETP değeri ne kadar fazla ise o kadar çok trombin oluşuyor demektir. Çalışmamızda aktivasyon döneminde ölçülen ETP değeri, remisyon döneminde kıyasla daha yüksek olduğu gözlenmiştir (p:0,002). Hastaların remisyon dönemlerinde dahi ETP değerleri, sağlıklı kontrol grubu ETP değerleri ile kıyaslandığında belirgin yüksek saptanmıştır ( p<0,001). Aktivasyon dönemindeki hastalardan steroid bağımlı grupta ETP değer ortalaması, steroid duyarlı gruba kıyasla yüksek saptanmış ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Pik trombin düzeyi; ölçülen en üst trombin miktarını gösterir. Çalışmamızda aktivasyon döneminde pik trombin düzeyi, hiperkoagülobiliteyi destekler şekilde, remisyon döneminde kıyasla yüksek saptandı (p<0,001). Remisyon dönemi ile sağlıklı kontrol grubu kıyaslandığında ise anlamlı fark gözlenmedi (p:0,575). Pik trombin düzeyine ulaşılan süre yani tpik; aktivasyon döneminde en kısa, remisyon döneminde ise en uzun değerlerde saptandı.(p:<0,001)Tpik süresinin kısa olması aktivasyon döneminde hiperkoagülobilite açısından anlamlıdır. Steroid duyarlı hastalar ile steroid bağımlı hastalar arasında Tpik süreleri arasında anlamlı fark saptanmadı.