Plasenta akreata spektrumu nedeni ile 34-37. gebelik haftalarında elektif sezaryen planlanan gebelere geç preterm dönemde yapılan kortikosteroidin neonatal sonuçlarının incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HACER BÜŞRA GÜNTAY
Danışman: Sevim Özge ÖZDEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Çalışmamızın amacı, plasental bir patoloji nedeni ile geç preterm dönemde (340/7-366/7 hafta) doğumu gerçekleştirilen Plasenta akreata spektrumu (PAS) tanılı gebelere uygulanan kortikosteroidin yenidoğan sonuçları üzerine etkisini incelemektir. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmamızda 1 Ocak 2015- 1 Ağustos 2023 tarihleri arasında İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine başvuran, doğumu kliniğimizce gerçekleştirilen Plasenta akreata spektrumu tanılı hastalar retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya gestasyonel yaşı son adet tarihine ve/veya ilk trimester ultrasonuna göre 34 hafta ve üzeri canlı tekil gebeliği olan, sezaryen operasyonu 340/7-366/7 gebelik haftaları arasında gerçekleştirilen hastalar dahil edildi. Belirtilen tarihlerde Plasenta akreata sepktrumu tanısı ile sezaryen yapılan 527 hastadan 340/7-366/7 hafta arası elektif sezaryen yapılan ve neonatal bilgilerine ulaşılabilen 228 hasta çalışmaya alındı. 112 hastaya 340/7-366/7 gebelik haftalarında sezaryen öncesinde kortikosteroid uygulanmış, 116'sına ise kortikosteroid yapılmamıştı. Hastalara kortikosteroid yapıldı ise yapılma haftası, yenidoğanın doğum ağırlığı ve APGAR skoru, yenidoğanda doğum sonrası 'Respiratuar Distres Sendromu (RDS)' veya 'Yenidoğanın Geçici Taşipnesi- Transient Tachypnea of The Newborn (TTN)' gelişimi, yenidoğan yoğun bakım veya ventilasyon ihtiyacı kortikosteroid yapılan ve yapılmayan grupta karşılaştırıldı. BULGULAR: Kortikosteroid yapılan grubun %58.9'una (66 hasta) 340/7-346/7gebelik haftalarında, %41.1'ine (46 hasta) 350/7-356/7gebelik haftalarında; kortikosteroid yapılmayan grupta ise 42 gebeye (%36.2) 340/7-346/7haftada, 74 gebeye ise (%63.8) 360/7-366/7haftada sezaryen yapılmıştı. İki grup arasında sezaryen haftaları açısından fark anlamlı bulundu. (p: 0.001) Gruplar arasında Yenidoğanın geçici taşipnesi, RDS, yoğun bakım ihtiyacı ve ventilasyon ihtiyacı açısından istatistiksel anlamlı fark bulunmadı (p: 0.909, p: >0.999, p: >0.999, p: 0.789). Kortikosteroid yapılan gebelerin (112 hasta) %65.2'sine 34.haftada, %25.9'una 35.haftada, %8.93'üne ise 36.haftada kortikosteroid yapılmıştı. Kortikosteroid yapılma haftası ile sezaryen haftası arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p: <0.001). 34.hafta, 35.hafta ve 36.haftada kortikosteroid yapılan gruplar arasında TTN gelişimi (p: 0.004) ve YBÜ ihtiyacı açısından (p: <0.001) anlamlı fark bulundu. Kortikosteroid 34.haftada yapılanlardaki TTN gelişme sıklığı (%58.9), 35 veya 36.haftada kortikosteroid yapılan gruplara göre daha fazlaydı. Yine, 34.haftada kortikosteroid yapılanlarda YBÜ ihtiyacı da (%72.6), diğer iki gruba göre fazla görüldü. SONUÇ: Plasenta akreata spektrumu tanılı hastalara, doğum planlaması 35 hafta ve üzerinde planlanmalıdır. 34.haftada yapılan sezaryenlerde, sezaryen öncesi kortikosteroid uygulansa dahi daha ileriki haftalarda yapılan sezaryenlere göre yenidoğanın geçici taşipnesi ve yoğun bakım yatış riski yüksektir. Anahtar kelimeler: Plasenta akreata spektrum, geç preterm dönem, antenatal kortikosteroid