Majör cerrahilerde intraoperatif geleneksel sıvı yönetimi ile nabız basınç değişimine dayalı sıvı yönetiminin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KORAY TAN
Danışman: Canan YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hemodinamik monitörizasyonun dinamik ölçümleri arasında yer alan nabız basınç değişimi [pulse pressure variation (PPV)], en yüksek nabız basıncı ile en düşük nabız basıncı arasındaki farkın ortalama nabız basıncına oranıdır. Çalışmamızın amacı majör cerrahi hastalarında PPV'ye dayalı hedefe yönelik sıvı yönetimi ile geleneksel sıvı yönetimini karşılaştırmaktır. Gereç ve yöntem: Genel anestezi altında majör cerrahi planlanan 18-65 yaş, ASA (American Society of Anesthesiologists) I-III olan 75 hasta prospektif çalışmaya dahil edildi. Hastalar PPV'ye dayalı sıvı yöntemi (Grup P) ve geleneksel sıvı yöntemi (Grup K) uygulamasına göre 2 gruba ayrıldı. Preoperatif dönemde ameliyathaneye alındıktan sonra 2 grubun da ultrasonografi ile inferior vena cava (IVC) inspiryum ve ekspiryum çapları ölçülerek inferior vena cava kollapsibilite indeksleri (IVCCI) hesaplandı. Hastalara rutin monitörizasyona ek olarak invaziv arter monitörizasyonu yapıldı. Grup P'de PPV değerleri monitör yardımıyla kaydedildi. Grup K'de arter monitörizasyonu ile sadece kan basıncı takibi yapıldı. Hastaların demografik verileri, preoperatif ve postoperatif hemoglobin ve kan gazı değerleri, idrar çıkışı ve intraoperatif kanama miktarları, oksijen satürasyonu, kalp atım hızı, kan basıncı, soluk sonu CO2, intraoperatif sıvı miktarı ve inotropik ajan kullanımı kaydedildi. Postoperatif derlenme odasında IVCCI her iki grup için tekrar ölçüldü. Postoperatif ilk 24 saatlik idrar miktarı, yoğun bakım ve hastane kalış süresi, komplikasyonlar kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 75 hastadan Grup P'de 30, Grup K'de 30 hastaya istatistiksel analiz yapıldı. Demografik veriler açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. İntaoperatif hipotansiyon insidansı ve inotropik ajan ihtiyacı açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Preoperatif ve postoperatif IVCCI açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmış olsa da 2 grupta da preoperatif ve postoperatif değerler <%50 idi ve sıvı açığı yoktu. Hemodinamik parametreler ve kan gazı değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Preoperatif ve postoperatif Hb değeri, intraoperatif kanama miktarı, idrar çıkışı açısından gruplar arası anlamlı fark yoktu. Grup içi ölçülen laktat düzeyleri arasında Grup P'de istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı fakat pH değerleri tüm ölçüm zamanlarında normal sınırlarda kaldı. İntraoperatif verilen kristaloid sıvı miktarı açısından Grup P (1425 ml) ve Grup K (3260 ml) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Postoperatif pulmoner ödem ve atelektazi insidansı açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmaz iken Grup P'de yoğun bakım ve hastane kalış süresi istatistiksel olarak anlamlı daha kısa ve pnömoni insidansı daha düşük saptandı. Sonuç: İntraoperatif intravenöz sıvı miktarında, YBÜ ve hastane kalış süresinde ve postoperatif pnömoni insidansında azalma saptandığından dolayı majör cerrahilerde PPV'ye dayalı hedefe yönelik sıvı yönetimini önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: Hedefe yönelik tedavi, İnferior vena cava, Ultrasonografi, Nabız basıncı, Genel anestezi