Serum gasdermin D düzeyinin guillain barre sendromunda klinik seyri ve şiddeti ile ilişkisini araştırmak
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULLAH MUHAMMET ELİTAŞ
Danışman: Ruhsen ÖCAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Guillain Barre Sendromu (GBS) periferik sinir sisteminin demiyelinizasyon veya aksonal hasarı ile karakterize bir klinik tablodur(1). Hastalık kas güçsüzlüğü, derin tendon reflekslerinin kaybı, duyusal bulgular, otonomik tutulumdan kranial nöropatiye kadar ilerleyebilen bir klinik tablo ile prezente olabilir. Hastalığın patofizyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Ancak periferik sinirlere karşı gelişen immün reaksiyonlar sonucu meydana geldiğini düşündüren çalışmalar vardır. Gasdermin D (GSDM) yeni tanımlanmış bir proteindir, ilk piropitoz ve apopitoz ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Piroptozis, apoptozisten mekanizması nedeniyle ayrılmış programlı hücre ölüm modelidir. Kaspaz sistemini aktive ederek Gasdermin aracılığıyla hücre zarında porlar açar ve hücrenin parçalanması ve inflamasyonunu tetiklediği öne sürülmektedir. Gasdermin D'nin steril ve non-steril inflamasyonla ilişkisine dair deneysel çalışmalar vardır. Gasdermin ailesinin multipl skleroz, Romatoid artrit, ailevi akdeniz ateşi ve tip 1 diyabetes mellitus gibi inflamatuar hastalıklar ile ilişkisi olduğunu gösteren bazı deneysel çalışmalar ve çok az sayıda klinik çalışma vardır (2). Bu çalışmanın amacı GBS'de serum Gasdermin D düzeyinin hastalık için bir biyobelirteç olup olmadığını, ayrıca hastalığın klinik seyri ve şiddeti ile ilişkisinin araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma tek merkezli prospektif hastane tabanlı klinik vaka kontrollü bir araştırma olarak dizayn edildi. 04/05/2023 tarihinde ve 6/24 numaralı etik kurul onayı alındıktan sonra çalışma başladı. 2023-2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurmuş olup Guillain Barre Sendromu tanısı konulmuş hastalar ile sağlıklı gönüllü insanlardan oluşan kontrol grubu ile yapıldı. Çalışmaya katılan hasta ve/veya vasisi ve sağlıklı kontrol grubundan, çalışmaya katılmak için onam formu alındı. Çalışmaya katılan katılımcıların serum örneklerinden GSDM değeri için human gasdermin D ELISA kit (SunRed) kullanıldı. Bulgular: GBS tanısı konulmuş 41 hasta ve 41 sağlıklı kişiden oluşan kontrol grubu olmak üzere çalışmaya toplam 82 kişi alındı. GBS tanısı hastaların klinik, elektrofizyolojik ve BOS bulguları değerlendirilerek nöroloji hekimleri tarafından konuldu. Çalışmaya alınan hastaların, kontrol grubuna göre Gasdermin D düzeyi için ROC analizi ile kesim değeri (cut off value) belirlendi. Kişinin Gasdermin düzeyi > 4.07 ng/ml ise %75.6 sensitive, %70.7 spesifite ve %81 (%95 GA 0.71-0.91) olasılıkla hasta grubunda kontrol grubundan yüksek bulundu. Gasdermin D düzeyi yüksek hastalarda Hughes Motor Skor, m EGOS ve EGRIS değerleri istatistiksel olarak anlamlı düşük, MRCS skoru yüksek saptandı. Diğer değişkenler ile Gasdermin D arasında istatistik anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamızda GBS hastalarında serum Gasdermin D düzeyi sağlıklı kontrollere göre yüksek bulunması, hastalığın erken döneminde bakılan Gasdermin D düzeyinin, GBS tanısı için bir biyobelirteç olabileceğini gösterdi. Gasdermin D yüksek hasta grubunda tedavi yanıtı daha iyi saptandı. Çalışmamızda Gasdermin D düzeyi yüksek hastalarda Hughes Motor Skor, m EGOS ve EGRIS değerleri istatistiksel olarak anlamlı düşük, MRCS skoru yüksek saptanması ise erken dönemde tedavi başlanan bu hasta grubunda tedavi yanıtını belirlemede bu proteinin rolü olabileceğini düşündürmüştür. GBS'ye yönelik yeni geliştirilecek tedavilerde Gasdermin ailesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünüyoruz.