Çeşitli doğum kontrol yöntemi kullanan hastalarda over rezervinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖYKÜ YILMAZ
Danışman: Gülşah İLHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, 25–35 yaş aralığındaki üreme çağındaki kadınlarda farklı doğum kontrol yöntemlerinin (levonorgestrel salınımlı intrauterin sistem [LNG-IUS; Mirena], bakırlı rahim içi araç ve kombine oral kontraseptifler) ovaryan rezerv göstergeleri üzerindeki etkilerini, kontraseptif kullanmayan sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu doğrultuda serum anti- Müllerian hormon (AMH) düzeyleri, siklusun erken foliküler fazında ölçülen gonadotropinler (FSH, LH) ve estradiol konsantrasyonları ile transvajinal ultrasonografi ile belirlenen antral folikül sayısının (AFC) analiz edilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca hormonal kontraseptiflerin hipotalamo-hipofizer-ovaryan aks üzerindeki baskılayıcı etkisinin, ölçülen rezerv parametrelerinde gerçek foliküler azalmadan bağımsız fonksiyonel değişikliklere yol açıp açmadığının ortaya konması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 25–35 yaş aralığında, üç aydır belirtilen kontraseptif yöntemlerden birini kullanan kadınlar ile kontraseptif kullanmayan sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Katılımcılar dört gruba ayrılmıştır: LNG-IUS (Mirena) grubu, bakırlı rahim içi araç grubu, kombine oral kontraseptif grubu ve kontrol grubu. Tüm olgularda serum AMH düzeyleri ölçülmüş; siklusun 3. gününde FSH, LH, estradiol ve AMH değerleri değerlendirilmiştir. Transvajinal ultrasonografi ile bilateral antral folikül sayısı kaydedilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda farklı kontraseptif yöntemlerin ovaryan rezerv belirteçleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Kombine oral kontraseptif kullanan grupta üç aylık kullanım sonrasında serum AMH düzeylerinde ve antral folikül sayısında istatistiksel olarak anlamlı azalma saptanmıştır. Aynı grupta FSH ve LH düzeylerinde düşüş gözlenirken estradiol düzeylerinde artış tespit edilmiştir. Buna karşılık bakırlı RİA, levonorgestrel salınımlı intrauterin sistem (LNG-RİA) ve kontrol gruplarında AMH, FSH, LH, estradiol düzeyleri ile antral folikül sayısı açısından anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. vii Sonuç: Bu çalışmada farklı kontraseptif yöntemlerin ovaryan rezerv göstergeleri üzerindeki kısa dönem etkileri değerlendirilmiştir. Üç aylık takip süresi sonunda yalnızca oral kontraseptif (OKS) kullanan grupta ovaryan rezerv parametrelerinde anlamlı değişiklikler saptanmıştır. Bu grupta serum FSH, LH ve AMH düzeyleri ile antral folikül sayısında azalma gözlenirken, estradiol düzeylerinde artış izlenmiştir. Buna karşın bakırlı rahim içi araç (RİA), levonorgestrel salınımlı rahim içi sistem (LNG-RİA/Mirena) ve kontrol gruplarında üç aylık değerlendirme sonunda hormonal ve ultrasonografik parametrelerde anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Elde edilen bulgular kombine oral kontraseptif kullanımının hipotalamo- hipofizer-ovaryan aks üzerindeki baskılayıcı etkisine bağlı olarak ovaryan rezerv göstergelerinde geçici değişikliklere yol açabileceğini düşündürmektedir. Buna karşılık intrauterin kontraseptif yöntemlerin ovaryan rezerv parametreleri üzerinde belirgin bir sistemik etkisinin olmadığı görülmektedir. Bu nedenle ovaryan rezerv değerlendirmesi yapılırken hastaların hormonal kontraseptif kullanım öyküsünün dikkate alınması önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Anti-Müllerian hormon, antral folikül sayısı, bakırlı RİA, levonorgestrel intrauterin sistem, oral kontraseptif, over rezervi