Aile hekimlerinin mesleki faaliyetlerine ilişkin Yargıtay kararları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEZİHA GÖKKAYA

Danışman: Tarık Eren YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarının mesleki faaliyetleri süresince karşı karşıya kaldıkları davalarda artış gözlenmektedir. Hastalarının; bebeklik, ergenlik, yetişkinlik, gebelik, yaşlılık ve hatta ölüm gibi süreçlerinde onlara kesintisiz hizmet veren aile hekimleri için de söz konusu durum farklı değildir. Bu davalarda azalma sağlanabilmesi için; ilk önce aile hekimlerinin hasta-hekim iletişimi ve çalışma ortamlarından kaynaklanan sorunların tespit edilmesi son derece önemlidir. Bu çalışma ile aile hekimlerinin mesleki faaliyetleri süresince davalı ya da davacı olarak içinde yer aldığı davalardan Yargıtay'a intikal etmiş ve karara bağlanmış olanlarının incelenmesi, elde edilen bilgiler ışığında aile hekimlerinin karşı karşıya kaldıkları yasal sorunların ve süreçlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Böylelikle aile hekimliği uygulamalarındaki bu sorunların ortadan kaldırılmasına katkı sağlanması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız retrospektif, tanımlayıcı bir gözlemsel araştırmadır. Araştırmamızda aile hekimliği branşına mensup veya aile hekimi olarak sahada çalışan hekimlerin mesleki faaliyetleri süresince davalı ya da davacı olarak karşı karşıya kaldıkları davalara ait Yargıtay temyiz kararları incelenmiştir. Kararlara; T.C. Yargıtay Başkanlığı resmi internet sitesi ile Sinerji içtihat programı (veri tabanı) üzerinden ulaşılmıştır. İlgili veri tabanları üzerinden "aile hekimi", "aile hekimliği", "tıbbi hata" ve "doktor hatası" anahtar kelimeleri kullanılarak arama yapılmış ve çalışmaya dâhil etme kriterlerimize uyan 110 karar çalışma kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Toplanan verilerin SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Science) programı aracılığı ile tanımlayıcı istatistikleri yapılmıştır. Bulgular: Aile hekimlerinin davalı (%77,3) olma durumlarının davacı olma durumuna göre daha fazla olduğu, daha çok hukuk davaları (%62,7) ile karşılaştıkları görülmüştür. Yerel mahkemelerin aile hekimlerinin açtığı davalara (%12), aile hekimlerine karşı açılan davalara (%8,2) göre daha fazla kabul kararı verdiği saptanmıştır. Ceza davalarına verilen beraat ve mahkûmiyet kararları için aynı inceleme yapıldığında ise; aile hekimleri davalı olduğunda verilen beraat kararlarının (%18), aile hekimlerinin davacı olduğu durumdaki verilen beraat kararlarına (%12) göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Dava konuları incelendiğinde; en sık ASM yönetimi ve işleyişi ile ilgili davalarla (%60) en az sıklıkla da tıbbi uygulama hatalarına ilişkin davalarla (%5,5) karşılaşıldığı görülmüştür. Davaya konu olan olayların en sık ASM'lerde yaşandığı görülmüş olup dava sayılarının 2019 yılında yoğunlaştığı saptanmıştır. Davalarda yerel mahkeme karar yılı ile Yargıtay ilgili dairelerinde temyiz sonucunun açıklandığı tarih arasında geçen sürenin dava kararlarının %90,9'unda 2 yıl ve altında olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Yargıtay'ın aile hekimlerine karşı açılan davalara ilişkin verilen yerel mahkeme kararlarını (%83,3) aile hekimlerinin açtığı davalardaki yerel mahkeme kararlarına (%16,7) göre daha çok bozduğu tespit edilmiştir. Aile hekimlerinin karşılaştığı davalara dair mahkeme kararlarının çoğunlukla aile hekimleri lehine sonuçlandığı görülmekle birlikte dava sayılarını, dava süreçlerinin aile hekimleri üzerinde yarattığı biyopsikososyal etkilenim ve vakit kaybını en aza indirebilmek adına öncelikle ASM yönetimi ve işleyişi ile ilgili uygulamalar olmak üzere davalara sık sebebiyet veren konuların ulusal düzeyde tekrar gözden geçirilmesi gerekliliği bu çalışma ile ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Aile Hekimi, Yargıtay Kararları, Yasal Sorumluluk, Doktor Hatası, Mevzuat ve Hukuk