Yoğun bakım ünitesinde takip edilen 65 yaş ve üstü hastalarda eritrosit ve trombosit indekslerinin mortalite ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE SAĞLAM ÖZ

Danışman: İsmail DEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Yaşlı hastalar yoğun bakımda mortalitenin en yüksek olduğu hasta grubu olmakla beraber mortaliteyi etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Yoğun bakımda takip edilen yaşlı hastalarda mortalite primer yatış sebebi, fonksiyonel rezerv kapasite, beslenme durumu ve laboratuvar parametreleri ile ilişkili olarak değişmektedir. Çeşitli araştırmalarda ileri yaş, yoğun bakıma yatış tanısı, komorbid hastalıklar, enfeksiyon varlığı, lökopeni, hipoalbuminemi, polifarmasi ve yoğun bakımda kalış süresinin uzunluğu mortaliteyi arttıran risk faktörleri olarak rapor edilmiştir. Eritrosit ve trombosit indekslerinin mortaliteyi öngörmede bir bulgu olabileceğine dair çalışmalar mevcut olup özellikle kardiyovasküler ve inflamatuar durumlarda bu indekslerin mortalite ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ancak geriatrik hasta grubunda bu konuda az yayın bulunmaktadır. Araştırmamızda yoğun bakım ünitelerinde hemogram parametrelerinin kolay ve sık bakılması nedeniyle takip edilen geriatrik hastalar için mortaliteyi saptamada bir belirteç olup olamayacağını saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmada 2018-2020 yılları arasında S.B.Ü Bozyaka E.A Hastanesi Dahili Yoğun Bakım kliniğinde takip edilen 65 yaş ve üstü 238 hasta geriye dönük incelendi. Çalışmamız HBYSden ve hasta dosyalarından verileri toplanan hastalarla yapıldı. Çalışmaya 65 yaş üstü hematolojik malignitesi olmayan, yoğun bakım ünitesine yatırıldıktan 24 saat içinde hemogram parametreleri çalışılan hastalar dahil edildi. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen 65 yaş ve üstü hastalarda Hemoglobin düzeyi, Eritrosit Dağılım Genişliği(RDW), Trombosit sayısı , Ortalama Trombosit Hacmi(MPV), Trombosit Dağılım Genişliğinin(PDW) mortalite ile ilişkisi incelendi. Hastaların yatışı olduğu gün dahil edilerek ilk 39 günlük mortalite hesaplandı. Bulgular: Geriatrik hastalar ayrıca incelendiğinde 238 hastanın verisine ulaşılmıştır. Hastaların genel yaş ortalaması 77,5±8,3 yıl olarak bulunmuş ve minimum 65 ve maksimum 106 yaşında hasta olduğu tespit edildi. Hastaların, 120'si (%50,4) kadın, 118'i (%49,6) erkeklerden oluşmaktadır. Yaş sınıflandırmasına göre 65-80 arası 179 (55,9) ve 85 yaş ve üzeri 59 (%18,4) hasta olduğu bulundu. Ayrıca en fazla hasta 65-84 yaş grubunda (n=179) olduğu tespit edildi. 39 günlük süreçte 151 hasta taburcu olurken 87 hasta ex oldu. Geriatrik hastaların ortalama WBC değeri 11.0 ±6.3, HCT değeri 31.6 ±5.7, Hemoglobin değeri 10.2 ±1.8, Nötrofil değeri 8.9 ±5.0, PDW değeri14.9±2.3, RDW değeri 16.6±2.9, PLT değeri 183.8±64.8 bin saptanmıştır. Hematokrit, hemoglobin, Nötrofil, PDW, RDW, MPV, üre, CRP, sedim, prokalsitonin ve total bilirubin parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Hematokrit ve hemoglobin parametresinde ex olan grupta anlamlı düşük saptanırken diğer parametreler anlamlı yüksek saptanmıştır. Geriatrik hastalarda laboratuvar bulgularında anlamlı ve ex grubunda yüksek çıkan parametrelerde ROC analizi yapıldı. Karşılaştırma analizlerinin aksine ROC analizi sonucunda NEU, CRP, SEDİM parametreleri geriatrik hastada mortaliteyi tahminleyecek parametreler PDW, RDW, MPV, Üre, prokalsitonin ve total protein prediktif marker olma yönünden ön plana çıkmıştır. Bu sonuçlara göre mortaliteyi tahminleyebilen en iyi parametre procalcitonin (PCT) olarak görüldü. ROC analizinden elde edilen bulgular ışığında anlamlı çıkan laboratuvar parametreleri ile mortaliteyi tahminlemede /ön görmede model geliştirilmesi yapıldı. Lojistik regresyon analizine göre; mortaliteyi öngörmede, PDW değişkeni 1,43 kat [1,1-1,9], üre değişkeni 1,02 kat [1,00-1,02] ve PCT değişkeni ise 1,4 kat [1,3-1,6] olasılıklar oranları ile model içinde istatistiksel olarak anlamlı ve etkili bulundu. Sonuç: Çalışmamızda 65 yaş ve üstü yoğun bakımda takip edilen 238 hastanın hemogram parametrelerinin mortalite üzerine etkilerini inceledik. RDW,MPV,PDW düzeyindeki yükseklikler ; hemogram düzeyindeki düşüklükler mortalite üzerinde anlamlı bulunmuştur. Trombosit sayısı ise mortaliteyi öngörmede anlamlı çıkmamıştır. Sonuçlarımız literatürü destekler niteliktedir. Literatürü taradığımızda hemogram parametrelerinin çeşitli hastalıklarda mortaliteyi öngörmede çok faydalı olacağına dair yayınlar görülmüş, bazı araştırmalarda morbidite üzerine de çok faydalı olacağına dair görüşler ortaya konmuştur, ancak geriatrik hasta grubunda yapılan yayınlar kısıtlıdır. Elde ettiğimiz veriler ile yoğun bakımda takip edilen kritik hastaları erken dönemde belirleyip tedavimizin bu yönde şekillenebileceğini düşünmekteyiz. Çalışmamızda değerlendirilen veriler arasındaki ilişkiyi daha iyi değerlendirebilmek adına hasta gruplarının homojenize edilmesi, hasta sayısının arttırılması ve daha kapsamlı prospektif çalışmaların gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Geriatri, Trombosit, Hemoglobin, RDW, MPV, PDW, Mortalite