Bir Aile Sağlığı Merkezinde takip edilen 45 yaş üzeri kadınlarda menopozun lipid profiline etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAVVA SAATCIOĞLU
Danışman: Remziye NUR EKE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Menopoz, bir kadının üreme döneminin sona erdiğini gösteren ve 12 ay süren amenore sonrası tanı alan fizyolojik bir süreçtir. Menopoz geçiş dönemi, adet döngüsünde düzensizliklerin başladığı ve genellikle 40'lı yaşların ortalarında görülen, endokrin değişikliklerin belirginleştiği bir dönemdir. Bu dönemde meydana gelen hormonal değişikliklerin yalnızca semptomlarla sınırlı olmadığı, aynı zamanda metabolik risk faktörleri üzerinde de etkili olduğu bilinmektedir. Östrojen eksikliği; lipoprotein ve trigliserit (TG) profilleri üzerinde dolaylı etkiler gösterebilmekte, bunun sonucunda kardiyovasküler hastalık (KVH) riskini artırabilecek biyokimyasal değişiklikler ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışma ile 45 yaş üzeri kadınlarda menopoz sonrası dönemde lipid profilinde meydana gelen değişikliklerin ortaya konması ve birinci basamakta risk değerlendirme yaklaşımına katkı sağlayabilecek verilerin elde edilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu tez çalışması tanımlayıcı, kesitsel ve retrospektif tipte planlanmıştır. Çalışma, 01.07.2023-30.06.2024 tarihleri arasında Antalya Kepez Varsak Aile Sağlığı Merkezi'ne (ASM) başvuran ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 45 yaş üzeri postmenopozal kadın hastalar ile yürütülmüştür. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri, menopoz bilgileri ve klimakterik semptomları araştırmacılar tarafından hazırlanan veri toplama formu ile değerlendirilmiş; menopoz öncesi ve menopoz sonrası lipid profili (total-K, HDL-K, LDL-K, TG) değerleri elektronik hasta kayıtlarından elde edilmiştir. Postmenopozal dönem ölçümleri, son menstrüel kanamadan en az 12 ay geçmiş olması koşuluyla değerlendirmeye alınmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, sürekli değişkenlerin dağılımı değerlendirilerek uygun şekilde bağımlı gruplarda karşılaştırma testleri uygulanmış ve istatistiksel anlamlılık düzeyi p 0,05). Katılımcılarda en sık görülen klimakterik semptomlar ateş basması (%70,6), uyku bozukluğu (%60,8) ve kilo artışı (%60,8) olarak belirlenmiştir. Yapılan analizlerde; anlamlı TG artışı olan kadınlarda ateş basması, anlamlı LDL-K artışı olan katıımcılarda memede hassasiyet semptomları öne çıkarken, HDL-K değerleri belirgin düşmüş olanlarda disparoni semptomlarının ön planda olduğu görülmüştür. Diğer taraftan ateş basması olmayan kadınlarda TG düzeylerindeki düşüş dikkat çekmiştir. Sonuç: Bu çalışmada 45 yaş üzeri kadınlarda menopoz sonrası dönemde lipid profilinde özellikle total-K ve LDL-K düzeylerinde anlamlı artış olduğu saptanmıştır. Menopoz döneminde kardiyovasküler riskin değerlendirilmesi açısından lipid profilinin düzenli izlenmesi ve koruyucu hekimlik uygulamalarının güçlendirilmesi önem taşımaktadır.