Rijit laringoskop ile direkt laringoskopide zor laringeal ekspozisyonun öngörülebilirliğinde bazı morfometrik ölçüm ve sınıflamaların değerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA NUR COŞAN SEÇGİN

Danışman: Yalçın ALİMOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada rijit laringoskop ile yapılan direkt laringoskopide zor laringeal ekspozisyonu öngörmede kullanılan preoperatif morfometrik ölçümlerin ve klinik sınıflamaların değerini araştırmayı ve farklı hasta pozisyonları ile laringoskop boyutlarının glottik görünürlük üzerindeki etkisini analiz etmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde direkt laringoskopi planlanan 82 hasta prospektif olarak dahil edildi. Preoperatif dönemde hastaların demografik verileri, Vücut Kitle İndeksi, Modifiye Mallampati Skoru, Delilkan skoru ve çeşitli lineer ve açısal morfometrik ölçümleri kaydedildi. İntraoperatif glottik görünürlük; omuz destekli pozisyonda dar lümenli (IA) ve geniş lümenli (IB) laringoskop ile, omuz desteği olmaksızın nötral pozisyonda dar lümenli (IIA) ve geniş lümenli (IIB) laringoskop kullanılarak dört farklı yöntemle karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların %68,3'ünün erkek olduğu ve yapılan değerlendirmelerde en yüksek tam görüş oranının %84,1 ile IIA yönteminde, en düşük oranın ise %20,7 ile IB yönteminde saptandığı görülmüştür. Omuz altı destekli pozisyonda dar lümenli laringoskopun kullanıldığı IA yönteminde tam görüş oranı %52,4 olarak saptanmış ancak bu yöntemde incelenen hiçbir demografik veya morfometrik parametrenin glottik görünürlük üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır (p>0,05). Buna karşın istatistiksel analizlerde IB yöntemiyle tam görüş başarısı yaş (p=0,022), tam ekstansiyondaki tiromental mesafe (TMM-TE, p<0,001) ve mentohiyoid mesafe (MHM, p=0,033) ile anlamlı şekilde ilişkili bulunurken; ileri yaş (OR: 1,060) ve TMM-TE (OR: 2,386) değerindeki artışın tam görüş olasılığını artıran bağımsız prediktörler olduğu saptanmıştır. Bu yöntem için saptanan eşik değerler yaş için 56,5 yıl, TMM-TE için 8,50 cm ve MHM için 6,50 cm'dir. En başarılı sonuçların alındığı IIA yönteminde vücut ağırlığı (eşik: 79 kg) ve VKİ (eşik: 26,15 kg/m²) değerindeki artışın görüşü paradoksal olarak iyileştirdiği (p<0,05), ağız açıklığının ise tam görüşü azaltan bir faktör (OR: 0,378) olduğu görülmüştür. IIB yönteminde MMS (p=0,033) ve nötral pozisyondaki TMM-NP (eşik: 7,5 cm) anlamlı fark yaratırken; Delilkan skoru, boyun çevresi ve açısal ölçümlerin (TMA, SMA) zor laringeal ekspozisyon öngörüsünde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Sonuç: Zor laringeal ekspozisyonun öngörülmesinde tam ekstansiyon pozisyonunda yapılan dinamik ölçümler (TMM-TE), nötral pozisyon ölçümlerine göre daha yüksek prediktif değere sahiptir. Çalışmamızda IA yöntemi anatomik varyasyonlara karşı en toleranslı yöntem olarak dikkat çekse de doku direncini ve gerginliğini azaltan nötral pozisyon ile dar lümenli laringoskop kombinasyonunun (IIA yöntemi) en başarılı cerrahi görüşü sağladığını ortaya koymuştur. Obezite ve ileri yaş mutlak birer engel olmayıp, hastanın dinamik kapasitesine uygun pozisyon ve enstrüman seçimiyle yönetilebilir faktörlerdir. Anahtar Kelimeler: Direkt Laringoskopi, Glottik Görünürlük Seviyesi, Morfometrik Ölçümler, Zor Laringeal Ekspozisyon