LADA ve klasik tip 1 diyabetes mellitus'lu hastaların fenotipik, metabolik ve klinik özelliklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NUR İLDENİZ UYANIK

Danışman: Yüksel ALTUNTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniğinde takipli erişkin yaşta tanı alan klasik T1DM ve LADA hastalarının demografik özellikleri, hastalığın başlangıcı, klinik özellikleri, laboratuvar bulguları, eşlik eden otoimmün hastalıkları ve tedavisi açısından benzer ve farklı yönlerini retrospektif olarak araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya 2015-2020 tarihleri arasında Şişli Hamidiye Etfal EAH Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniğinde LADA tanısı alan ve 30 yaş üstünde T1DM tanısı alan 78 hasta dahil edilmiştir. Tanı anında insülin başlanan hastalar klasik T1DM, diyabet tanısından sonra ilk 6 ayda insülin ihtiyacı olmayan hastalar LADA olarak sınıflandırıldı. Klinik özellikler, diyabet komplikasyonları, otoantikorlar, C-Peptit, farmakolojik tedavi ile ilgili veriler analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 34 Klasik T1DM'li, 44 LADA'lı hasta dahil edildi. Tanı anındaki medyan yaş T1DM için 41, LADA için 45 (p=0,123) tespit edildi. Tanıdan sonra insülin başlangıcı T1DM grubunda 0 ay, LADA grubunda medyan 20,5 ay (p=0,001) olarak tespit edildi. T1DM'li hastaların %50'sinde ve LADA'lı hastaların %56,8'inde ailede diyabet öyküsü tespit edildi. Açlık C-Peptit düzeyleri T1DM grubunda istatistiksel olarak daha düşük saptandı (T1DM 0,15±0,15 LADA 0,23±0,21 p=0,045). Diyabete özgü otoantikorlardan anti-GAD her iki grupta da %100 pozitif tespit edildi. BMI her iki grupta da benzerdi (T1DM 26,01±4,98 kg/m2 LADA 25,75±4,37 kg/m2 p=0,805). Hipertansiyon T1DM'lilerde %20,6, LADA'lılarda %43,2 saptandı(p=0,036). Her iki grupta mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonların görülme sıklığı arasında istatistiksel fark saptanmadı. Klasik T1DM'de en sık görülen otoimmün hastalıklar Graves (%8,8) ve Hashimato (%8,8), LADA'da da Hashimato (%15,9) tespit edildi. Anti-TPO T1DM'li hastalarda %17,6 LADA'lı hastalarda %22,7 APA sırasıyla %5,9, %13,6 oranında pozitif saptandı. Ortalama günlük kilo başı total insülin dozu T1DM için 0,62 IU/kg LADA için 0,63 IU/kg saptandı. İstatistiksel bir fark yoktu (p=0,856). LADA hastalarının daha fazla oral antidiyabetik ilaç kullandığı saptandı(p=0,039). Sonuç: Çalışmamızda LADA hastaları yaş ortalaması T1DM hastalarından istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur. Fazla kilolu, obez, metabolik sendromu olan erişkin hastalarda da otoimmün diyabet olabileceği gösterilmiştir. Çalışmamızda başlangıçta yanlış T2DM tanısı almaları nedeniyle LADA tanısında ortalama 8,5 yıllık bir gecikme olduğu saptanmıştır. Erişkin başlangıçlı otoimmün diyabet tanısı için oluşturulan klinik risk skorlarına göre yüksek riskli hastalara otoantikor taraması yapmak hem yanlış teşhis edilen LADA hastalarının sayısını azaltması hem de sağlık maliyetlerini azaltması açısından önemlidir. Diyabete özgü otoantikorlardan GADA'nın her iki grupta da %100 pozitif saptanması LADA'yı T2DM'den ayırmak için GADA'yı ölçmenin yeterli olduğunu göstermektedir. T1DM grubunda C-peptit düzeylerinin daha düşük olması, ketoasidoz görülen hasta sayısının fazla olması daha hızlı bir otoimmün yıkım sürecinin ve insülin gereksiminin göstergesi olabilir. Hastanın klinik durumu ve C-peptit düzeyi dikkate alınarak başlanan insülin tedavisi mevcut tanı kriterlerine göre LADA hastalarının yanlış T1DM tanısı almasını önleyecektir. Anahtar Kelimeler: LADA, Tip1 Diyabetes Mellitus, Erişkinlerde Otoimmün Diyabet