Posterior malleol kırıklarında farklı cerrahi tespit yöntemlerinin radyolojik ve fonksiyonel sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İSMAİL FURKAN EKİCİ
Danışman: Kadir Bahadır ALEMDAROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, posterior malleol kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalarda, tercih edilen farklı cerrahi tespit yöntemlerinin (AP vida, PA vida, posterior plak, indirekt tespit ve non-tespit) erken dönem klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmektir. Ayrıca, uygulanan bu tespit yöntemlerinin redüksiyon kalitesi ile preoperatif basamaklanmanın, fragman boyutunun ve kırık tipinin erken dönem post-travmatik osteoartrit (OA) gelişimi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2019 ile Ocak 2025 tarihleri arasında cerrahi olarak tedavi edilen ve en az 12 aylık klinik takibi bulunan toplam 136 hasta bu retrospektif kohort çalışmasına dahil edilmiştir. Çalışma grubundaki hastaların yaş ortalaması 44,7 yıl olup, medyan takip süresi 17,5 ay olarak kaydedilmiştir. Olgular posterior malleole uygulanan cerrahi yönteme göre; AP vida (n=22), PA vida (n=30), posterior plak (n=28), indirekt tespit (n=44) ve non-tespit (n=12) olmak üzere beş ayrı gruba ayrılmıştır. Fonksiyonel değerlendirmeler AOFAS ve OMAS skorlama sistemleri ile yapılmıştır. Radyolojik incelemelerde ise preoperatif fragman boyutu, eklem içi basamaklanma, Haraguchi sınıflaması, Lauge-Hansen sınıflaması, medial clear space (MCS), talokrural açı, tibiofibular örtüşme ve Kellgren-Lawrence (K-L) osteoartrit evrelemesi analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde non-parametrik testler, robust lineer regresyon, ordinal lojistik regresyon ve ROC analizinden faydalanılmıştır. Bulgular: Univaryant analizler sonucunda cerrahi gruplar arasında AOFAS ve OMAS skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,001). En yüksek fonksiyonel skorlar non-tespit grubunda (AOFAS medyan 100), en düşük skorlar ise posterior plak grubunda (AOFAS medyan 88) izlenmiştir. Ancak, posterior plak uygulanan grubun fragman boyutu (medyan 12,9 mm) ve preoperatif basamaklanma (1,9 mm) açısından diğer gruplara kıyasla çok daha ciddi kırık özelliklerine sahip olduğu saptanmıştır. Çok değişkenli regresyon analizleri; başlangıçtaki kırık şiddeti ve OA gelişimi kontrol edildiğinde, tercih edilen cerrahi yöntemin tek başına fonksiyonel sonuçlar üzerinde bağımsız ve anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Hastaların uzun dönem fonksiyonel başarısını belirleyen en güçlü bağımsız risk faktörünün postoperatif OA derecesi olduğu tespit edilmiştir. Preoperatif eklem basamaklanması, artan fragman boyutu ve hasta yaşı kötü fonksiyonel skor (AOFAS <80) için anlamlı klinik prediktörler olarak bulunmuştur. Ayrıca yapılan ROC analizinde, fragman boyutunun 6,7 mm ve üzerinde olmasının ileri evre OA gelişimi açısından risk teşkil ettiği doğrulanmıştır. Sonuç: Posterior malleol kırıklarının tedavisinde kullanılan farklı fiksasyon yöntemleri ile konservatif yaklaşım arasında, kırığın ciddiyeti ve morfolojisi dışlandığında, hastaların fonksiyonel sonuçları bakımından anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Gruplar arasında gözlenen klinik skor farklılıkları, büyük ölçüde cerrahi endikasyon yanlılığından ve kırığın başlangıçtaki şiddetinden kaynaklanmaktadır. Cerrahi tedavide klinik başarı için temel strateji, seçilen implant türünden bağımsız olarak eklem uyumunun kusursuz bir şekilde sağlanması ve uzun dönemde dejeneratif OA gelişiminin önlenmesi olmalıdır. Anahtar Kelimeler: Posterior malleol kırığı, cerrahi tespit, posttravmatik osteoartrit, AOFAS, sindesmoz.