Sublingual ve subkutanöz immunoterapi uygulanan allerjik rinit ve astımlı çocukların klinik ve laboratuvar bulguları ile tedavi maliyetlerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİMGE EREN

Danışman: Nesrin GÜLEZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş- Amaç: : Günlük hayatta çeşitli yollardan karşılaşılan allerjenlerle allerjik yanıt gelişmesinde ve alerjik hastalıkların temelinde duyarlılanma ve tolerans mekanizmasının gelişmemesi yatmaktadır. Çocuklarda astım ve allerjik rinit tedavisinde alerjenle tekrar tekrar karşılaşarak immün tolerans geliştirilmesi temeline dayanan alerjen spesifik immünoterapi (SIT) yöntemlerinden subkutan immonoterapi (SCIT) ve sublingual immünoterapi (SLIT ) günümüzde uygulanmakta olan tedavilerdir. Çalışmamızda astım ve/veya alerjik riniti olan çocukların uzun dönemde hangi tedavi yönteminden ne kadar yarar gördüğünün ve bu tedavilerin mali sonuçlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde alerjik rinit ve astım tanısıyla en az 3 yıl süre ile konvansiyonel yöntemle SCIT (n=54) veya standart preparatlarla SLİT (n=51) tedavisi uygulanan 105 hasta çalışmaya dahil edildi. Klinik etkinlik; 4 ayrı döneme ait verilerlerle astım semptom skoru (ASS), rinit semptom skoru (RSS) ilaç skoru (İS) ve görsel değerlendirme skoru (GDS),cilt prick testi (SPT) ve solunum fonksiyon testi (SFT) ile değerlendirildi. Maliyet etkinliği için astım ve alerjik rinitin tedavisi sürecinde kullanılan doğrudan tıbbi giderler, ulaşım gibi doğrudan olmayan tıbbi giderler ile dolaylı olarak iş ve okul günü kayıpları gibi giderler değerlendirildi SCIT ve SLIT grupları klinik ve maliyet etkinliği açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Demografik özellikler açısından iki grup benzer bir dağılıma sahipti. Klinik açıdan SCIT ve SLIT gruplarının tedavi öncesi paramatreleri açısından fark saptanmadı. Tedavi öncesi, tedavinin birinci, ikinci ve üçüncü yıllarına ait skorları incelendiğinde ASS, RSS,İS, TSS, AMS, RMS, astım GDS, rinit GDS skorlarının hepsi için yıllar içerisinde anlamlı düşüş olduğu dikkat çekmekteydi. (tümü için; p=0.000). Buna karşın çalışma gruplarının başlangıç ve tedavinin birinci, ikinci ve üçüncü yıl SFT değerleri (FEV1, PEF , FEF 25-75) karşılaştırıldığında gruplar arasında ve yıllara göre kendi içinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). SCIT kullanan hastaların 3 yıllık toplam maliyetleri kişi başı ortalama 15665 TL (4345$) iken SLIT kullanan hastaların kişi başı ortalama 15271 TL (4236$) idi. Her iki grubun toplam maliyet verilerini karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). SCIT tedavisi alan hastaların maliyet verilerinin en büyük kısmını (%72) doğrudan maliyetler oluşturmakta iken SLIT grubunda ise ilaç giderleri nedeniyle doğrudan maliyetler anlamlı olarak daha fazla (%92) idi (p<0,05). Buna karşın ulaşım giderleri karşılaştırıldığında SCIT grubunun giderleri (%12) SLIT grubuna (%4) göre anlamlı olarak daha fazla idi (p<0,05). Aynı şekilde anne/ baba iş günü kaybı maliyetleri SLİT grubuna (%4) göre SCIT grubunda(%16) anlamlı olarak daha yüksek idi (p<0,05). Tedavi gruplarının yıllara göre toplam maliyet verileri değerlendirildiğinde birinci yılın sonunda her iki gruptaki maliyet verilerinin diğer yıllara göre daha yüksek olduğu, ikinci ve üçüncü yıllar sonunda yıllık maliyet değerlerinin benzer düşüş gösterdiği saptandı. Sonuç: Hastaların şikayetlerini, ilaç ihtiyacını azaltmada klinik ve laboratuar olarak SCIT ve SLİT benzer etkinliğe sahipti. Maliyet açısından SCIT tedavisinde kullanılan ilaçlar daha düşük maliyette olmasına rağmen uzun dönem toplam tedavi masrafları hesaplandığında SCIT ile SLIT arasında fark kalmamaktadır. Anne/baba iş gücü kaybı maliyetleri ve ulaşım giderleri düşünüldüğünde SLIT tedavisinin ekonomik olarak daha avantajlı olması; bu grubun ilaç maliyeti düşürüldüğünde tercih edilebilirliğini arttırmaktadır.