Sakroileit şüphesi nedeniyle sakroiliak MRG yapılan hastalarda olası non-inflamatuar tanılar


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜRŞAT GÜREŞCİ

Danışman: Aynur TURAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada klinik olarak sakroileitten şüphelenilen hastaların sakroiliak manyetik rezonans görüntülemelerinde (MRG) karşılaşılabilecek non-inflamatuar patolojilerin kapsamlı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Ocak 2018 - Aralık 2019 tarihleri arasında MRG gerçekleştirilen, klinik olarak sakroileit şüphesi mevcut 1000 hasta dahil edilmiştir. Sakroiliak eklem MRG'de kemik iliği ödemi Assesment of SpondyloArtritis international Society (ASAS) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Aynı zamanda çalışmada alt lomber spinal end-plate ve disk değişiklikleri, faset eklem patolojileri, kalça eklem patolojisi, pars interartikülaris defekti, diffüz idiopatik hiperostozis, osteitis kondensans ilii, kitle lezyonları, piriform kas hipertrofik asimetrisi, jinekolojik patolojileri, aksesuar sakroiliak eklem varlığı, lumbosakral transizyonel vertebra anomalileri ve skolyoz değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 343 (%34,3) erkek, 657 (%65,7) kadındı. Ortalama ve ortanca yaş 41 (aralık, 18-76)'di. Vakaların 431 (%43,1)'inde ASAS kriterlerine göre pozitif kemik iliği ödemi (ASAS (+) KİÖ) yani sakroileit varken, 425 (%42,5) vakada sakroileit olmadan araştırılan non-inflamatuar lezyonların bir ya da birkaçı saptandı. Aynı zamanda ASAS (+) KİÖ saptanan olgularda da non-inflamatuar lezyonlardan; alt lomber spinal disk-end plate ve faset eklem değişiklikleri 182 (%42,3), lumbosakral transizyonel anomali ve aksesuar sakrailiak eklem 113 (%26,3), jinekolojik patoloji 35 (%8,1), piriform kas hipertrofik asimetrisi 14 (%3,3), kalça eklemi patolojileri 13 (%3), skolyoz 10 (%2), pars interartikülaris defekti 1 (%0,2), kitle lezyonu 1 (%0,2) olguda mevcuttu. 144 (%14,4) vakada ise MRG incelemesi normaldi. Non-inflamatuar lezyonlar arasında en sık olanı alt lomber spinal disk-end plate ve faset eklem patolojisiyken 295 (%69,4), ikinci en sık dejeneratif sakroiliak eklem değişiklikleriydi 173 (%40) olguda. Diğer tanıların sıklığı ise; lumbosakral transizyonel anomali ve aksesuar sakroiliak eklem 156 (%36,7), kalça eklem patolojileri 26 (%6,1), sakral yetmezlik fraktürü 8 (%1,8), diffüz idiopatik skeletal hiperostozis 1 (%0,2), osteitis kondansans ili 0 (%0), pars interartikülaris defekti 4 (%0,9), septik artrit 3 (%0,7), kitle 3 (%0,7), piriform kas asimetrik hipertrofisi 15 (%3,5), jinekolojik patoloji 42 (%9,9), skolyoz 9 (%2) olguda saptanmıştır. Vakaların 556 (%55,6)'da MRG'de KİÖ izlendi. KİÖ mevcut vakaların 431 (%77.5)'de ASAS kriterleri pozitifti. KİÖ mevcut diğer hastalarda bu bulgu 113 (%20,3)'de sakroiliak eklemde dejeneratif değişikliklere, 8 (%1,4) sakral yetmezlik fraktürüne, 3 (%0.5) septik artirite ve 1 (%0.1) metastatik kitleye bağlıydı. Sonuç: Bizim çalışmamızda sakroiliak eklem MRG'de inflamatuar tanılar ile non-inflamatuar tanılarla benzer sıklıkta karşılaşılmıştır. Aynı zamanda bu non-inflamatuar patolojiler sakroileiti mevcut hastalarda da izlenmekte olup hastaların semptomlarının tam rezolüsyonunda rol oynayabilir. Sakroiliak MRG'de KİÖ büyük oranda sakroileit kriterlerini karşılarken, ikinci sık sebebi sakroiliak eklemde dejeneratif değişikliklerdi. Anahtar Kelimeler: Sakroiliak eklem, sakroileit, inflamatuar bel ağrısı, spondiloartropati, alternatif tanılar.