Sleeve gastrektomi yapılan obez hastalarda oluşan kilo kaybı mekanizmasında enteroendokrin cevabın sitrülin ve I-FABP düzeyleriyle değerlendirilmesi ve tip 2 diyabetes mellitus remisyonu ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED ALİ AYDIN
Danışman: Güzin AYKAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Obezite ve tip 2 diyabet (T2DM) gibi patofizyolojik durumların, ince bağırsak mukozasındaki morfolojik ve metabolik değişikliklerle ilişkilisi olduğu bilinmektedir. Serum sitrülin ve intestinal yağ asidi bağlayıcı protein (I-FABP) düzeyleri şu anda klinik uygulamada ince bağırsak fonksiyonel kitlesinin ve enterosit yenilenme hızının bir belirteci olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda; obez hastalarda sleeve gastrektomi sonrası oluşan kilo kaybıyla serum sitrülin, I-FABP düzeyleri ve I-FABP/sitrülin oranı arasındaki ilişki incelendi. Ayrıca, T2DM remisyonu ile bu belirteçlerin seviyesindeki değişim arasındaki ilişki sorgulandı. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya toplam 88 gönüllü dahil edildi. Hasta grubuna obezite çözüm merkezinden obezite ameliyatı için onay almış 21 tanesi T2DM tanılı toplam 48 obez hasta dahil edildi. Bu hastalara sleeve gastrektomi (SG) operasyonu uygulandı ve 1 yıl boyunca takip edildi. Kontrol grubunu normal kilolu 40 kişi oluşturdu. Hasta grubundan preop ve postop 12. ayda ve kontrol grubundan poliklinik başvuru esnasında venöz kan örnekleri alındı. Elde edilen tüm numunelerde glukoz, insülin, HbA1c ve C peptit düzeyleri ölçüldü. Sitrülin, I-FABP, I-FABP/sitrülin oranı değerlendirmek için ayrıca alınan numuneler -80 C buzdolabında saklandı ve çalışma sonunda ELİSA yöntemi kullanılarak ölçüldü. BULGULAR: SG uygulanan hastaların takiplerinde vücut kitle indekslerinde (VKİ) istatistiksel olarak anlamlı düşüş tespit edildi. T2DM hastalarının 21 tanesinin 11 tanesi operasyondan bir yıl sonra diyabetes mellitus remisyonuna girdi. Sitrülin düzeyleri hasta grubunda normal kilolu gruba göre anlamlı derecede düşüktü. I-FABP düzeyleri ve I-FABP/sitrülin oranı ise obez hastalarda normal kilolu gruba göre anlamlı derecede yüksek saptandı. Cerrahi sonrası serum sitrülin seviyeleri anlamlı derecede artarken, serum I-FABP seviyelerinde ve I-FABP/sitrülin oranında anlamlı derecede azalma gözlendi. I-FABP/sitrülin oranı ile kilo, VKİ, glukoz, insülin ve C peptit düzeyleri arasında pozitif korelasyon saptandı. SONUÇ: Çalışmamızın ana bulgusu SG operasyonunun obezite tedavisinde enterosit işlev bozukluğu ve enterosit kütlesinin düzelmesini gösteren sonuçları olduğudur. Ayrıca T2DM remisyonuna SG'nin sınırlı da olsa katkısı olabileceği ve obezitenin enteroendokrin sistem üzerindeki zararlı etkilerini azaltabileceği düşünülebilir. Cerrahi sonrası hastaların serum sitrülin seviyelerindeki yükseliş enterosit işlev bozukluğunun SG'den bir yıl sonra düzelebildiğini düşündürmektedir. Yine cerrahi sonrası serum I-FABP düzeylerindeki azalış postop dönemde hastaların enterosit ölüm hızının azalabileceğini düşündürmektedir. Obez hastaların enteroendokrin fonksiyonlarının SG operasyonunda olumlu yönde etkilendiği söylenebilir.