Şeffaf plak tedavisinde kullanılan farklı ataşman tiplerinin maksiller keser dişlerdeki tork hareketine etkisinin sonlu elemanlar analizi ile incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, ORTODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR HACIM MEHMEDALI
Danışman: Serkan GÖRGÜLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, şeffaf plaklarla yapılan tedavilerde ataşman kullanımının ve ataşman çeşitlerinin keser dişlerde tork hareketi üzerine etkisinin sonlu elemanlar analizi kullanarak incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Maksiller keser diş ve kemik yapılarının modellenmesi için 28 yaşında sağlıklı erkek hastanın konik ışınlı bilgisayarlı tomografisi taranarak maksiller keser dişi segmente edilmiştir. Diş boyutları düzenlenmiş ve sonlu elemanlar analizine uygun model oluşturulmuştur. Keser dişteki tork hareketi; eğimli dikdörtgen ataşman, elipsoit ataşman, dikey dikdörtgen ataşman, yatay dikdörtgen ataşman, modifiye eğimli yarım silindir ataşman, modifiye yarım silindir ataşman ve ataşmansız olarak yedi farklı grupta incelenmiştir. Oluşturulan modellere şeffaf plaklar ile 10° tork hareketi uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucuna göre modellerin yer değiştirme miktarları ile diş yüzeylerinde, kemikte ve periodontal ligamentinde Von Misses stres değerleri incelenmiştir. Bulgular: Sonlu elemanlar analizi ile diş yüzeyindeki en yüksek Von Misses stres değeri eğimli dikdörtgen ataşmanlı modelde (18,6088 N/ (mm2)) elde edilmiştir. Oluşturulan modellerde periodontal ligamentte (0,0312953 N/(mm2)), kortikal kemikte (0,11864 N/(mm2)) ve spongioz kemikte (0,003746 N/(mm2)) en yüskek Von Misses stres değerinin elipsoit ataşmanlı modelde elde edilmiştir. Modellerin maksimum yer değiştirme miktarları incelendiğinde transversal (1,899248 x 10-3 mm), sagittal (12,634 x 10-3 mm) ve vertikal (7,67324 x 10-3 mm) yönlerin hepsinde en fazla yer değiştirmenin, elipsoit ataşmanlı modelde olduğu görülmüştür. Sonuç: Ataşmanlar üzerindeki köşe yapılarında daha fazla stres barındırdığı için yuvarlatılmış ataşmanların tedavi boyunca şeklini koruyabilmelerinin daha kolay olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Modellerde stres ve yer değiştirme miktarları incelendiğinde, ataşmansız yapılan şeffaf plak tedavilerinde de tork hareketinin yapılabileceği görülmektedir. Ancak ataşman kullanılarak yapılan şeffaf plak tedavilerinde tork hareketinin daha etkili olduğu görülmüştür.