YAŞLI BİREYLERDE ANTİKOLİNERJİK İLAÇ YÜKÜ İLE KAPSAMLI GERİATRİK DEĞERLENDİRME PARAMETRELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GAZİANTEP ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT KOYUNCU
Danışman: Eyyüp Murat EFENDİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, geriatrik bireylerde antikolinerjik ilaç yükü ile kapsamlı geriatrik değerlendirme parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya Geriatri Polikliniği'ne ayaktan başvuran 215 yaşlı hasta dahil edildi. Hastaların sosyodemografik özellikleri, komorbid hastalıkları, kullandıkları ilaçlar ve bu ilaçların antikolinerjik yan etkileri değerlendirildi. Anticholinergic Cognitive Burden (ACB) ölçeği kullanılarak antikolinerjik yük (AKY) hesaplandı. ACB toplam skoruna göre hastalar üç gruba ayrılmıştır: ACB skoru 0 olanlar AKY olmayanlar, ACB skoru 1 olanlar olası AKY'si olanlar ve ACB skoru ≥2 olanlar kesin AKY'si olanlar olarak sınıflandırılmıştır. Kapsamlı geriatrik değerlendirme için Mini-Cog, temel ve enstrümental günlük yaşam aktiviteleri (ADL, IADL), Mini Nütrisyonel Değerlendirme Kısa Form (MNA-SF), Geriatrik Depresyon Ölçeği–Kısa Form (GDS-SF), Kırılganlık Ölçeği (FRAIL) ve Yaşam Kalitesi Ölçeği (EQ-5D 5L) uygulandı. Bulgular: Hastaların %70,2'si kadın olup ortalama yaşları 73,5±6,3 yıldı. Hastaların %73'ünün antikolinerjik etkili en az bir ilaç kullandığı, %50,2'sinin ise ACB skoruna göre kesin antikolinerjik yük grubunda yer aldığı belirlendi. Antikolinerjik yük arttıkça ilaç sayısı (r=0,473; p<0,001) ve hastalık sayısı (r=0,237; p<0,001) artarken; Katz ADL skoru (r=-0,254; p<0,001), EQ-5D 5L yaşam kalitesi skoru (r=-0,153; p=0,026) ve el kavrama gücü (r=-0,172; p=0,012) ile negatif yönlü ilişki saptandı. Ayrıca ağız kuruluğu, idrar retansiyonu, çarpıntı, diyabet, depresyon ve polifarmasi varlığı ile antikolinerjik yük arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (sırasıyla p=0,028; p=0,005; p=0,046; p=0,001; p=0,001; p<0,001). Ordinal lojistik regresyon analizinde polifarmasi varlığının antikolinerjik yükü yaklaşık 7,3 kat artırdığı gösterilirken (OR=7,328; %95 GA: 3,431–15,649; p<0,001), Katz ADL skorundaki artışın antikolinerjik yük ile ters yönlü ilişkili olduğu saptandı (OR=0,656; %95 GA: 0,445-0,969; p=0,034). Sonuç: Bu çalışmada geriatrik bireylerde antikolinerjik yükün oldukça yaygın olduğu gösterildi. Polifarmasi varlığının antikolinerjik yük için güçlü bir bağımsız risk faktörü olduğu ve antikolinerjik yük arttıkça Katz ADL skorlarıyla değerlendirilen fonksiyonel bağımsızlığın azaldığı saptanmıştır. Bulgularımız, geriatrik bireylerde ilaç tedavisinin antikolinerjik yük açısından düzenli olarak gözden geçirilmesinin önemini desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Antikolinerjik yük, Kapsamlı geriatrik değerlendirme, Polifarmasi